4 Herkese Mutlu Yıllar...








1 4 Aylık Bebek Gelişimi -3-

İLK DEFA YATAKTAN DÜŞTÜ
Buradan 4 Aylık Bebek Gelişimi (1) ve 4 Aylık Bebek Gelişimi (2) okuyabilirsiniz.

4.ayda bizim takvimimizde maalesef kötü bir hatıra yer aldı. Gökalp 3. Ayda hareketlenmeye başladı fakat düşecek kadar bir gelişme gözlemlememiştim. Meğer yanılmışım L 21 Ağustos’ta babaannesinin yatağında uyuduğu sırada içerden gelen acı feryadı ile ilk defa yataktan düşüşüne şahit olduk. Öyle içli ağlıyordu ki benim feryadımla sesi katılırcasına kesildi. Neler yaşıyordu acımıydı korkumuydu o denli ağlatan bilemiyorum ama benim kalbim acıdan yanıyor beynim pişmanlıktan isyan ediyordu. Göz yaşlarımız birbirine karıştı. Tecrübesizlikle ağladıkça ağladım. Oysa ağlamayı kessem oda sakinleşecekti ama suçluluk hissi ile bunu hem akıl edemiyordum hem kendime engel olamıyordum. Siz siz olun sakın bebişlerinize bu gibi durumlarda duygusal yaklaşmayın.Soğuk kanlı sakin olun ve onu yatıştırmaya çalışın. Neyse ki röntgenin de bir sorun görünmedi de bu acı olay bu kadarıyla kaldı bizim mazimizde.

Bunlarda internetten 4. Ay bebek gelişim notları:
SOSYAL
Aynadaki yansımasına gülümser.
Sosyalleştiğinde güler,oyunu bölündüğünde ağlar.
Müzikle sakinleşir.
Gıdıklandığında güler.
Sesler çıkarmaya, cevap vermeye çalışır.
FİZİKSEL
Yüzükoyun ve sırtüstü dönebilir.
Kafasını daha uzun süre dik tutabilir ve istediği yöne döndürebilir.
Sallanan bir nesneyi tutup ağzına götürebilir.
Nesnenin düştüğü yere bakar takip edebilir.
Banyoda el ve ayaklarını çırpabilir.
Diş çıkarmaya başlayabilir.
Ek gıdaya geçmeye hazır olabilir.
ZİHİNSEL
Kokuları birbirinden ayırabilir.
Bir saatten daha uzun süre karşısındakine tepki verebilir.
5-7 sn öncesini hatırlayabilir.
Görüntü ile gerçek yüzü ayırt eder.

2 4 Aylık Bebek Gelişimi -2- (Mama Sandalyesinde Oturma / Yabancılama)

Buradan 4 Aylık Bebek Gelişimi (1) ve 4 Aylık Bebek Gelişimi (3) okuyabilirsiniz.

4.ayla birlikte bizim enerji topunda diğer insanlara karşı yabancılama ağlamaları başladı. Etrafta kimsenin olmasını istemiyor kendisine gösterilen ilgiden mutsuz olduğunu feryatla ifade ediyordu. Böyle durumlarda yanında olduğumuz kişilerden ilk 10 dk kadar kendisiyle ilgilenmemelerini onların varlığına alışana kadar sanki  o yokmuş gibi davranmalarını isteyerek ortama alışmasını sağladık. Şimdilerde dönem dönem bilhassa çok fazla dışarı çıkamadığımız sosyalleşmesinin gerilediği günlerde yabancılamamız devam ediyor. Küçük beyin moduna göre bir bakıyorsunuz herkes ona arkadaş bir bakıyorsunuz hiç kimse tanıdık değil.

4. Aya girdiğimizde annesi ve babası olarak artık doğru dürüst yemek yiyebilmek için mama sandalyesini aldık.Evet doğru duydunuz anne ve babası olarak oturup birlikte bir akşam yemeği ya da haftasonu kahvaltı ederken en azından belki yanımızda oturur da bizi izlerken ağlamaz düşüncesiyle aldık saldalyeyi. Daha tam olarak oturamadığı için Chicco’nun Polly modelini tercih ettik.

Sandalye, ana kucağı gibi, tam dik konuma gelmeden eğimli hatta yatar pozisyonda kullanılabiliyor. Böylece ilk aylarda teker teker birimiz kucağında tutarken birimizin yemek yediği günler,ya da ana kucağında ayak seviyesinde kalıp huysuzlaştığı zamanlar nispeten geride kaldı. Üstelik katı gıdaya başladığı 6. Ayda bir de sandalyeye alışma süreci yaşamak durumunda kalmamış olduk. Şimdilerde yemeklerimizi sadece  ya mutfaktaki masada ya da salonda ki yemek masasında yiyoruz. Böylece yemeğin masada yeneceği düşüncesini de daha en başta bilincine yerleştirmiş oluyoruz.

2 4 Aylık Bebek Gelişimi -1- (Aşkın Başlangıcı)

OĞLU ÖĞLE UYKUSUNA ALIŞMAYA ANNESİ BLOG YAZMAYA BAŞLADI
Buradan 4 Aylık Bebek Gelişimi (2) ve 4Aylık Bebek Gelişimi (3) okuyabilirsiniz.

4.ayla birlikte, gündüzleri hiç uyumayan Gökalp kısa süreli de olsa düzenli uykulara başlayınca yorgunluğum nispeten azaldı. Daha öncesinde kendime hiç vakit ayıramazken biraz olsun internette de olsa sosyalleşmeye başladım. Tam da bu dönemde blogtan sizlere merhaba diyebildim. Ben kendime vakit ayırabilmenin kısa süreli de olsa da tadını çıkarmaya başlamışken benim minik tırtılım kelebek olma yolunda ilerliyordu.

Algıları hızla açıldı. İlk üç ay çok fazla ağladığı için farkına varamadığım sevimliliği ile annelik duygularımı iyice pekiştirmeye başladı. İtiraf ediyorum ilk defa bu ayda oğluma aşık olduğumu hissetmeye başladım. Dolayısıyla hem onun daha keyifli bir çocuk olması hem benim biraz nefes almamla birlikte daha verici olmam, onu tam bir oyuncu yaptı. Oysa ki daha önceki aylarda sadece kucakta sakinleşebiliyor oyunlara ilgisiz kalıyordu. Artık vücudunun kontrolünü yavaş yavaş sağlayabiliyor  ve oyuncaklarını düşürmeden iki eliyle tutabiliyordu.

4,5 aylık olduğu dönemde elleri ağzından çıkmaz oldu. Parmak emmeden öte diş kaşıma şeklindeki  hareketlerine  huzursuz ve huysuz  olması da eklenince herkesin yönlendirmesi ile dişe yorduk ama şuan 8. Ay içindeyiz hala diş ortada yok. Annemin yorumu diş sürecinin dişin çene de yürümeye başlamasıyla başladığı yönünde bilemiyorum ne kadar doğru. Kucaktan başka hiçbir şeyin tatmin edemediği oğlum bebek arabasında da ana kucağında da oturmayı hiç sevmedi.Daha içlerine koyar koymaz ağlamaya başlıyor 5-10 dk fazla durmuyordu.Bu dönemde biraz olsun kucak azabından kurtulmak birazda en azından sokakta bebek arabasında durmaya alıştırmak için her gün 1 saat parka çıkıyorduk ama asla 1 saat arabasında oturmuyordu.Neyse ki azimle bugünlere gelebildik şimdiler de kucak isteğimiz sona erdi ve bebek arabasında sessizce etrafı izliyoruz.

5 Emzirmenin "Anneye" Faydaları

Emzirmenin bebeğe olan faydası hepimizin malumu, peki ya anneye ne faydası var? Büyük bilgi kaynağı internetten araştırdığınız zaman emzirmenin faydalarıyla ilgili aynı maddeleri içeren bir çok farklı konu başlığı bulabilirsiniz. Blogu oluşturmamdaki ana nedenlerden biri de bu bilimsel gerçekliklerin soğuk bir dille ifade edilmiş olmalarıydı zaten. Emzirirseniz temiz su aramak zorunda kalmasınız gibi? İşte yine birkaç tanede olsa benim tecrübelerimle emzirmenin anneye faydaları.
Emzirme esnasında bebeğin anneden sütü vakum olarak çekmesi ile bütün vücut bu vakumlamaya ayak uyduruyor. En önemli fayda emziren anne çabuk kilo veriyor. Emzirme sırasında midenizde adeta yiyeceklerin sindirildiğini hissediyorsunuz. Bebek emdikçe mideniz gurulduyor. Bu gelen zayıflamanın ayak sesleri olsa gerek J
Eğer sinüzitlerinden şikayetçiyseniz vakumlamayı solunumunuzda da hissedeceksinizdir. Bebek emdikçe adeta solunum yollarınız açılıyor daha rahat nefes almaya başlıyorsunuz. Aynı şeyi nezle ya da grip olup nefes almakta zorlananlar içinde rahatlıkla söyleyebilirim. Emzirmekle,en iyi okyanus suyundan daha çabuk açılacaktır nefesiniz.
Bebeğinizi kucağınızda sallayarak ezmiyorsanız bu seferde sindirim sisteminiz harekete geçecektir. Salınım hareketiyle bağırsaklarınızdaki rahatsız edici şişkinlikten kurtulmuş olacaksınız.Gülmeyin!!!  Gaz sıkıştırması gerçekten çok sıkıntı veren bir durum J

Burada kendi  tecrübelerimi paylaştığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki emzirmek o kadarda anlatıldığı gibi ruhani bir huzur vermiyor. Aksine süre uzadıkça insanın ruhu daralıyor. Çünkü 5-10 dk.lık bir şey değil ki bu her seferinde o sevgi kelebeği halleri yaşansın.Yeri geliyor bir saati aşan bir süre boyunca emzirmek durumunda kalıyorsunuz.Velhasıl annelik her durumda olduğu gibi emzirmek esnasında da sabır gerektiriyor.Zaten bebek büyütürken her şeyin sonunda tebrikler ki sabır taşı olup çıkıyorsunuz.

Bilimsel gerçekliklerin ifade ediliş tarzına kızdık ama şunu unutmamak gerekir ki emziren annelerin meme kanseri olma riski çok azalıyor.


Ve gelelim kınamaya! Sadece estetik kaygılarla bebeğini emzirmeyenlere asla anne diyemiyorum. Emzirmenin faydaları 1. Madde : Memeleriniz bebeğinizİ emzirmek için yaratılmıştır!? Annelik fedakarlıktır,canınızdan kopan canı dünyaya bağlayacak olan en önemli ihtiyacından mahrum etmek, annelik vasfına asla layık olmayacak bir davranıştır.Bu düşünceyi anlamaya çalışabilirim ama asla saygı duyamam.Ve son söz olarak diyorum ki süt için süt içirin J

4 Anne Sütünü Arttıran Yiyecek ve İçecekler

Bebeğimin ve anneliğimin 3.ayında her şey tamda süt liman olmuşken bir anda limandan sütler firara meyletti. En azından ilk 6 ay bebeğimi anne sütü ile beslemek istediğim için düştüm süt arttırmada faydası olan yiyeceklerin peşine.
Her şeyden önce düzenli besleniyorsanız, dinlenmiş bir vücudunuz varsa, stresten uzak duruyorsanız zaten böyle bir problem yaşamazsınız. O halde süt derya.. Ama gelin görün ki, bebeğinizin bakımını tek başına üstlenmişseniz, ne uyuyabiliyor dolayısıyla dinlenilemiyor, ne yemek yapabiliyor dolayısıyla düzenli beslenilemiyor, bir de bu ikisine ilaveten bebeğiniz sıkıntılı ise maalesef stressiz bir yaşamınız olamıyor. Haliyle bütün şartlar tamam olunca sütün kaçması da kaçınılmaz oluyor. İşte böyle sancılı bir dönemde sütümü arttırabilmek için ara tara bulduğum ve deneyip faydasını gördüğüm yiyecek ve içecek listesini sizler için hazırladım.
Yeterli protein,yumurta,et,tavuk,balık tüketimi,bebeğe gaz yapmadığına kanaat getirdiyseniz süt ve süt ürünleri,bulgur pilavı,mercimek çorbası,dereotu yiyecek tipi olarak süt arttırmakta faydasını gördüklerimin başında geliyor.En çok bilinen su tüketiminin faydasıdır ki ben maalesef su içmeyi yıllardır sevemediğim için bu kolaylıktan faydalanamadım.Günde en az 2 litre su tüketerek sütünüzün devamlılığını sağlayabilirsiniz.Bunun yanında kompostolar da oldukça faydalıdır.Ama bütün bunların yanı sıra benim en popüler süt arttırıcılarım Tahin Helvası,Humana Still Tea (hamileler için süt arttırıcı çay) Rezene Çayı,ve Açık Çay.
En çok faydasını gördüğümse malt (Fayrouz) içeceği oldu. İnternette araştırırsanız Vitamalt içeceğini tavsiye ederler fakat onu bulmak her zaman mümkün olmadığı için onun market versiyonu olan Fayrouz’u denedim ve gerçekten faydasını gördüm.İçeriğindeki arpa maltı sebebiyle sütü arttırmakta faydalı oluyor.Günde 2  kutu içerek 3. Aydan  bugüne yani 8. Ayımıza kadar sütümün azalmasıyla ilgili bir sıkıntı yaşamadım.Herkese de tavsiye ederim.
21 ay boyunca yeterli ve gerekli gıdaları muntazaman alamasamda malt içeceği sayensinde kesintisiz olarak bebeğimi emzirebildim. Malt içecekleri gazoz formunda olup bazı anneler tarafından tadı dolayısıyla tercih edilemeyebiliyor. Alternatif olarak son dönemlerde bir de malt içeren kahveler Türkiye'de satışa sunuldu. Tatmadım; fakat tadının kahve ile aynı olduğu, kafein içermediği için uyku bozukluğuna yol açmadığı ve düşük kalorili olması bakımından da kilo yaptırmağı gibi bir tanıtımları var.
Bu arada aman sakın sütüm olsun diye tatlıya dadanmayın. Hamilelikte alınan kilolardansa, süt arttırmak adı altında hüpletilen tatlıların aldırdığı kiloları vermek daha zor oluyor dikkatinizi çekerim.

4 Kapı Süsü Nasıl Yapılır


Çok sevdiğim arkadaşlarım Ceyda ve Özden yeni yılda anne olmaya hazırlanıyorlar.Biz de oğlumla birlikte onlara özel birer hediye vermek istedik. Anne ve babası olarak biz zaten miniklere hoş geldiniz hediyelerini hazırlamıştık. Lakin Gökalp anne bende kardeşlerime hediye vermek istiyorum dedi. Bunlar da çokoprensten daha isimleri konmamış minik Özçakır ve minnoş Özcan’a… Umarım beğenirler.


Henüz kendilerinin bile haberleri yok hepiniz gibi onlarda ilk kez blogta görecek bu hediyeleri. Hem canım arkadaşlarımı hem dünyaya gelmeye hazırlanan meleklerini kucak dolusu öpüyorum.
Seviyoruz sizi….
                         Hayırlısıyla sağlıkla gel minik Özçakır,Sende bir avazda kurtul Ceyda'cım....
Sende sende hayırlısıyla sağlıkla gel bakalım minnoş Özcan,bir avazda inşallah Özden'cim...

Not: İlgisinizi çektiyse diğer yaptığım kapı süslerime de bakabilirsiniz. Annesinden Çokoprense El Emeği Göz Nuru Ciciler (2), Bebekler İçin Kapı Süsü Nasıl Yapılır

1 3 Aylık Bebek Gelişimi -3-

İLK BABALAR GÜNÜNÜ KUTLADIK


Buradan 3 Aylık Bebek Gelişimi (1) ve 3 Aylık Bebek Gelişimi (2) okuyabilirsiniz.

3. ay da Gökalp’in takviminde ilk babalar günü vardı. Babamıza hediyesini aynı gün evde verdik. Öğleden sonra dedemizi de alarak boğaz da brunch yaptık. Bu ilk babalar gününü daha anlamlı kılabilmek için birkaç gün evvel iş yerine meyve sepeti gönderdik.

Babamız hem çok şaşırdı hem de çok mutlu oldu. Seni seviyoruz babamız. Daha nice babalar günü kutlayalım hep beraber…
Bunlar da internet sayfalarında bulabileceğiniz 3 ay gelişim göstergeleri:
SOSYAL:
-Yakınlarını tanımaya ve ayırt etmeye başlar.
-Kolay güler.
-Ağlamaları azalır.
-Sese sesle karşılık vermeye başlar.
-Anne babasını tanır,ilgilerini çekmeye çalışır.
FİZİKSEL:
-Karın üstünde kol ve dirseklerinin üzerinde  vücudunu kaldırır bu şekilde 5-10 sn durabilir.
-Destekle kucakta oturabilir.
-Yakalama refleksi kaybolur elleri genelde açıktır.
-Elleriyle yüzünü, ağzını,gözlerini tanımaya çalışır.
-Bir oyuncağı tutmak ve sallamak ister.

ZİHİNSEL:
-Bir nesneyi  bir gözünden diğerine takip edebilir.
-El ve kollarını daha çok hareket ettirir.
-Nesnelere vurabilir.
-Yaptığı harekete ödül bekleyerek hafızasını kullanmaya başladığını gösterir.
-Başını ,boynunu çevirerek sesin kaynağını arar.
-Dinlemek için emmeyi bırakır.
-Konuşma sesini diğer seslerden ayırt eder.

5 3 Aylık Bebek Gelişimi -2- (ilk Uçak Yolculuğu-Saç Dökülmesi)

Buradan 3 Aylık Bebek Gelişimi (1) ve 3 Aylık Bebek Gelişimi (3) okuyabilirsiniz.

Annem ve kız kardeşlerim Altınoluk'ta yazlıktaydılar. Edremit’e uçak seferlerinin başladığını söyleyerek beni Altınoluk’a yanlarına gitmeye ikna ettiler. Gökalp’le uzun araba yolculuklarına tahammül mümkün olmayacağı için hepimize ilaç gibi geldi bu haber. Konuşmamızın ertesi gününde sabah uçağındaydım. Benim küçük canavar uçağın motor sesi ile beni hiç üzmeden uyuyarak geçirdi 1,5 saatlik yolculuğu. Daha Edremit’e iner inmez sabah erken saat olmasına rağmen sıcağı hissetmeye başladık. Son yüz yılın en sıcak yazını geçiren Türkiye alev alev yanıyordu. Eve geldiğimizin 2. Saatinde 10 gün kalırım düşüncem 1 haftaya, sonraki 2 saatin sonunda 3 güne düştü. Babamızı arayarak 3 gün sonraya bilet ayırtmasını istedik onu hayret içinde bırakarak. Ama gece olupta nem iyice bastırınca 3 gün daha kalamayacağıma karar vererek müşt.  Hizm. arayıp sabaha değiştirdim bileti. Böylece  daha 3. Ayımızda 24 saat içinde İstanbul’dan Ederemit’e, Edremit’ten İstanbul’a iki uçak seferi yapmış olduk.



O kadar sıcak ve nem vardı ki,saat başı yıkasak fayda etmeyecekti.Ceryanda kalır korkusuyla iki taraflı cam kapı da açtırmadığım için herkes sıcaktan helak oldu. Ya isilik dökecekti, ya hasta olacaktı. Her şeyden önemlisi ben bütün gece hiç uyuyamadım. Benimle beraber canım annem de tabi. Gökalp’ i yatırdığım yer 5 dk geçmiyor terden ıslanıyordu. Neyse ki ertesi gün sabah tekrar döndük nispeten daha serin evimize. Ama bu seferde bavulumuz kayboldu. Ertesi gün bin bir özürle yolladılar kargoyla eve. Oysa ki onca yorgunluğumda ne çok ihtiyacım vardı başka bir yerde soluk almaya. Hele de annemin yemekleri sevgisi kardeşlerimin ilgisi. Dinlenecektim güya, yüzecektim uyku aralarında, iki lafın beli kırılacaktı karpuz ya da serin bir şeyler yenirken sofrada. Olmadı olamadı çok içimde kaldı. Ayrılıklar zaten zordur. Bir de onları orda bırakıp eve dönmek iki katı üzmüştü beni. Ah oğlum senin için kim bilir daha nelerden vazgeçicek anne hayatında…

3. ayla birlikte hem Gökalp’in hem de benim saçlarımız dökülmeye başladı. Bende ki dökülme kel kalacağım korkusunu yaşatacak kadar endişe vericiydi. Saç dökülmelerimiz 5. Aya kadar devam etti.6. ayda normale döndü.


Bu ayda bir diğer değişim kaka sayısının azalması oldu. Günde ortalama 5-6 kaka yaparken bu sayı 2’ye düştü. Sonraki aylarda teke hatta iki üç günde bire kadar düştüğü oldu. Dolayısıyla dışarı çıkarken yanımda taşıdığım bez sayısı da azaldı.3- 4 saatte bir altını değiştirdiğim için günlük bez tüketimimiz bile bu ay düzene girmiş oldu.


İyice kuvvetlenen vücudu ve gelişen el, kol, bacak becerisi ile yavaş yavaş yüz üstü iken sırt üstü dönmeler, sürünmeler başladı.İlk defa ayaklarına uzanarak ağzına götürmeye çabalamalarını izlemek çok keyifliydi.


Ve bu ayın onca güzel şeyinin yanında bence en güzel olanı ilk kahkahasını duymamızdı. Zaten kocaman gülümsemeleri ve çıkardığı sesler vardı; ama bu aya kadar hiç kıkırdayarak gülmemişti.O sesin güzelliği dünyalara bedel. Böyle bir duygu yok hayatta. Belki en yakın anlatımı aşk olabilir. Ama bu hiç tükenmek bilmiyor.
                                                      AŞK = GÖKALP - GÖKALP= AŞK


Devam Edicek....

4 3 Aylık Bebek Gelişimi -1- (Düzene Girme Ayı)

EY 3. AY SEN ÇOK YAŞA ...
Buradan  3 Aylık Bebek Gelişimi (2)  ve 3 Aylık Bebek Gelişimi (3)  okuyabilirsiniz.

Gökalp’in hayatındaki ilk dönüm noktası 3. Ayında oldu. İlklerle dolu bu ay o nedenle benim içinde unutulmazdır. Artık yeni doğan statüsünden çıkan canım oğlumun günlük yaşamı da düzene girmeye başlamıştı. Gün içerisinde neredeyse 10 dk. geçmeyen şekerlemelerini düzenli uykuya dönüştürdü. Sabah 6:00- 6:30 gibi kendi yatağında uyanıyor benim yatağıma geliyordu.


Babası hafta içiyse zaten işe gitmek için kalkıyor hafta sonuysa uykuya salonda devam ediyordu. Yatağımda 1 saatlik emzirme ve oyunun ardından sabah 8:00 civarı tekrar uyuyor, o günkü moduna gazına ya da o her neyse onu uyandıran ona göre, yarım saat ile 2 saat arasında uyuyor ,9:00 10:00 gibi güne başlıyorduk. 2 saatlik oyunun ardından 11:00 12:00 gibi öğlen uykusuna yatıyor,uyandıktan tekrar 2 saat sonra ikindi uykusunu alıyordu. Ama dediğim gibi bu uykular yarım saat ile istisnai olarak 2 saat arasında değişiyordu.

19:30 da banyosunu yapıyor sonrasında gece uykusu için beslenmeye başlıyor azalan ama bitmeyen bağrış ve çığlıklar arasında 20:30- 21:30 gibi uykuya dalıyor gece de 2 kere beslenmek üzere uyanıyordu. Günlük düzenimiz hala bu şekilde devam etmekte.

Bu arada sığamaz olduğu beşiğinden kendi yatağına geçmesine karar verdik. Aslında birazda yanımızda yatmaya alışmasından koktuğumuz için 3. Ayda odasında yatırmaya başladık. İlk günler panik atak olmuşçasına kalp çarpıntıları yaşadım gecelerce. İlk ayrılığımıza alışmak çok kolay olmadı. Gökalp duruma çok çabuk ayak uydurdu ;hatta hiç istifini bozmadı. O gayet normal uykularına devam ederken ben ağlıyor mu acaba kustu da boğazına mı kaçtı acaba gibi bir çok senaryo ile uykusuz geceler geçirdim.

Kendi yatağında yatmaya başlamasıyla birlikte yine 3. Ayda yüzüstü uyumaya başladı. Aslında dr.lar, beslenmenin hemen ardından midesinin üzerinde yatmasını uygun bulmasalar da, ben ne kadar sırt üstü yatırdıysam o dk geçmeden yüzüstü dönüyordu. Neyse ki doğumundan bugüne kadar kusma problemi yaşamadık. Düzenli hayata geçişimizle birlikte aylardır yorgun düşen bedenim biraz olsun toparlanmaya başladı. Ama bugün bile hala kendimi dinlenmiş hissedemiyorum. Sanırım fiziksel yorgunluğun sona ermesine en az 2 sene daha var.
3. ayla birlikte algıları iyice açılan küçük canavar daha az emer oldu. Etrafa duyduğu ilgiden süte konsantre olmak istemiyordu. İlk defa sütümde azalma başladı. Zaten ilk 3 ayda dolgun olan süt 3. Aydan sonra daha makul seviyelere bebeğin gereksinimi kadara iniyor. Artık o kadar dolgun hissetmiyorsunuz. En azından ilk 6 ay beslemek istediğim için ailece yaşadığımız paniğin ardından gerekli gıda takviyeleriyle sütü geri döndürmeyi başardım. Süt arttırmayla ilgili başka bir yazı yazacağımı belirtip devam ediyorum.

Bunu yazmadan geçemiyeceğim, babamızın bu konuda yaşadığı üzüntü beni oldukça şaşırtmıştı. Kadınca duygularla süt veriyor olmamdan pek memnun olmadığını düşünürken onun bebeğimizin sütümden mahrum kalacağı endişesini yaşaması beni çok memnun etmişti.
Devam Edicek...

2 Bebeklerde Gaz Sancısı -1-

      
  Bebeklerde Gaz Sancısı -2- yazımı okuyabilirsiniz.

UYARI: LÜTFEN KENDİNİZDE ARAŞTIRMA YAPARAK KULLANACAĞINIZ DAMLAYA KARAR VERİNİZ.        

DENEDİKLERİM: ELMA YAĞI,KOLİK CD'si,ASPİRATÖR,ZİNCO DAMLA,NURSE HARVEYS ŞURUP,SAP SİMPLEX DAMLA,MYLİCON DAMLA,BİFİFORM DROPS DAMLA,OM-X ŞURUP,REZENE ÇAYI,MUSKAT(KÜÇÜK HİNDİSTAN CEVİZİ)
İnsanın kendini bildiği andan itibaren utanç duyduğu gaz sesi, bebeği olan bir anne için nasıl dünyanın en güzel melodisi olabilir; bir düşünün. İşte böyle bir şey anne olmak.
İnternetteki benzeri yazılarla karşılaştırdığımda bizimle çelişen bir yeni durumla daha karşı karşıyaydık. Bu yazıdan evvel uzmanları okuma fırsatı bulmuşsanız eğer, görmüşsünüzdür ki bebeğiniz 2 haftalıkken sütü hazmetmekte güçlük çeken bağırsaklarında, yoğun gaz sancılarının başlayacağını rivayet ederler. Oysa ki biz daha eve geldiğimiz gece yani 3.gün bu tarifi imkansız duyguyla karşılaştık.Tarifi imkansız çünkü anne ve baba olarak daha 3 günlük minicik savunmasız yavrunuzun dayanılmaz bir acı çektiğine şahit oluyor, fakat aciz bir şekilde hiçbir şey yapamıyorsunuz. İlk günler evde bulunan tecrübeli büyüklerin desteği ile kriz anlarını bağrış ve çağırışlarıyla atlattık. Fakat durum hem bizler hem de Gökalp açısından tahammül edilmez bir hal almaya başlamıştı. Her akşam çalar saat kurmuşçasına babamızın işten dönüş saatlerine denk gelen 19:00-20:00 gibi başlayıp 22:00 lere kadar devam eden ağrıdan ve ağlamaktan kıpkırmızı bir hal almadan sona ermeyen bu kriz evrelerini, ilaç desteksiz atlatamayacağımıza karar verdim. İlk hafta topuk kanımızın alınmasıyla başlayan ilk dr kontrolümüzde durumu paylaştığımız doktorumuz tüm bebeklerin bu sıkıntıyı yaşadığını söyleyerek bitkisel içerikli olan ZİNCO damlayı önerdi. Fakat damla hiçbir şekilde etkili olamadı. Elma yağı ile kasıklarına ve topuklarına masaj yaptık fakat faydasını göremedik. Genelde aynı saatlerde başlayan krizler kolik olması durumunu düşündürdüğü için Buzuki Orhan’ın Kolik cd’ sini dinlettik ama ilk birkaç dinlemeden sonra o da tesir etmedi. Doğumdan önce, bebeklerin ağlamalarının genel nedeninin anne karnındaki güvene olan ihtiyacı olduğunu bu nedenle orayı hatırlatan elektronik sesler dinletildiğinde sustuklarını okumuştum. Bazı aileler fön makinasının, bazıları elektrikli süpürgenin yararını gördüklerini söylemişlerdi. Her ikisi de fazlasıyla gürültülü olduğu için alternatif olarak aspiratörü (davlumbaz) denedik ve tuhaf bir şekilde etkisini gördük. Gökalp her ağladığında aspiratör yanında susuyordu. Mutfaktaki sandalye üzerinde aspiratörün sesiyle uyuttuğum çok gece olmuştur. Ama gaz sancıları güven kaygısının önüne geçip de ağlamalar dayanılmaz bir hal aldığında gece Gökalp’in uyuduğu saatlerde internetten çözümler aramaya başladım. Annelerin önerdiği bulduğum birkaç damla adını doktorumuza sorarak onunda onayını alıp denemeye başladım. İşte size denediğim ve sonuç alamadığım gaz damlaları listesi.
ZİNCO: Bitkisel içerikli tadı da kokusu da çok kötü buna rağmen ısrarla kullandım ama sonuç vermedi sancılar devam etti.
NURSE HARVEYS : Bitkisel içerikli bir şurup. Birçok anne faydasını gördüğünü belirtmiş ama bizde yine sonuç vermedi gaz sancıları devam etti.
SAP SİMPLEX : Türkiye de legal satışı yok eczaneler de el altından satılan bir damla. Bir çok anne faydasını gördüğünü belirtmiş ;ama yine bize fayda etmedi.(Damla 2011 yılı itibarıyla artık eczanalerden alınabiliyor)
MYLİCON: Sap simplex türevi Amerika’dan gelen bir damla. İnternet üzerinden satış yapan birilerinden ya da Amerika da bulunan yakınlarınızdan temin edebilirsiniz. Diğerlerine göre daha pahalı. İşin içine Amerika girince e bide pahalı olunca tamam dedim çözdük bu sorunu ama yine faydasını gördüğünü belirten anneler olmasına rağmen bizim gaz sancılarımızı gideremedi.
BİFİFORM DROPS : Bizim kurtarıcı minik damlacıklarımız. Kutusunun üzerinde yazıldığı üzere “ Probiyotik bakteriler,sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur.”Bu gıda takviyesi olarak satılan damla bize kök söktüren gazı söktü aldı.
OM-X : Gökalp  4,5 aylık olduğunda, gece daha sık uyanır oldu. Diş çıkarma sıkıntıları yaşadığını hissettiren elinin sürekli ağzında oluşu ve huysuzluğu beni başka arayışlara itti. Yine internetten okuduğum yorumlar  tamamen bitkisel içerikli bu şurubun hem uyku yaptığı hem de gaz ve diş sıkıntılarına iyi geldiğini vurguluyordu. Bififormu kesip 1 ayı biraz aşkın bir süre kullandım. Aslında faydasını gördüğümü söyleyebilirim ama Gökalp 6. Ayı ile birlikte katı gıdalara başladığında gaz sıkıntımıza bir de kaka sıkıntısı eklendi. Yiyeceklerin katılaşması kaka da da aynı etkiyi yaptı ve tuvalete çıkışları 2-3 günlere kadar uzadı. Bağırsaklarda biriken gaz ve kaka bizi tekrar Bifiform kullanmaya itti. Yalnız bu durum gazdan biraz daha zorlayıcı oldu. Bififorma takviye olarak destek aldığımız diğer şeylerde oldu.
REZENE ÇAYI : Gaz problemini yaşadığımız ilk günlerde bebeğime rezene içirmemi tavsiye eden çevreme doktorumun yönlendirmesiyle kulaklarımı tıkamıştım. Bebeğin sadece süt alması gerekiyordu. Rezeneyi benim içmemin yeterli olacağını sütümden bebeğime geçeceğini söylemişti doktorum. Ama o günlerde bununda faydasını görmemiştim. 6. ayımızla birlikte katı gıda hayatımıza girince her şey daha da kötüye gitmeye başladı. Gaz problemi meğer tek başına bir hiçmiş. Geceler boyunca nerdeyse saat başı gaz sıkıştırmasıyla kalkar olduk. Çözüm arayışlarıma bebeklere özel hazırlanmış rezene çayını hayatımıza dahil ederek devam ettim.
MUSKAT(KÜÇÜK HİNDİSTAN CEVİZİ): Gaz giderici ve rahatlatıcı etkisi olduğu söylenen bu cevize benzer görünümü olan baharatı son birkaç gündür akşam muhallebisiyle birlikte veriyorum. Fazlasının her şeyde olduğu gibi zararlı olacağı hatta halüsinasyon görmeye sebebiyet vereceği ikazlarını dikkate alarak serçe parmağımın tırnağı kadar hatta biraz daha az rendeleyerek muhallebiye ilave ediyorum.
Sonuç olarak gazımıza iyi gelen damla BİFİFORM olurken,katı gıdayla birlikte katılaşan kaka ve yoğunlaşan gaz sancılarını damlaya ilaveten rezene çayı ve muskat ile hafiflettik. Tam olarak sorunu çözdüğümüzü söyleyemem ama katı gıdayla birlikte gece sık uyanmalarımız azaldı. Sorun sona erdiğinde sürecin ne kadar sürdüğü ve bağırsakların katı gıdaya ne zaman uyum sağladığına dair tekrar bir yazı yazacağım.
Not: Bebeğinizin sancısı olduğunu kaka rengine bakarak anlayabilirsiniz. Kaka rengi altın sarısı ise sorun yoktur fakat yeşil ve tonlarıysa maalesef sancılandığının işaretidir.Yalnız 4. Aydan sonra almaya başladığı demir ilacı ve katı gıda ile kaka rengi koyulaşıp genelde yeşil renk olacaktır.O zaman sancıyı kakadan tayin etmek pek mümkün olmayacaktır.

10 14.11.10 Akşam Gazetesi Pazar Eki

Röportajımız Akşam gazetesinde yayınlandı.Başta eşim olmak üzere,soy ismimin eksik yazılmasına bozulmuş olsakta bizim için güzel bir tecrübe oldu.Röportajda bütün anneler meslek sahibi görünürken benim İŞSİZ yazılamam da şık olamamış ama bu kadar kusur kadı kızın da da var diyerek üzerinde durmamaya çalışıyorum.Lakin gelin görün ki ben takılırm buna. İşte röportajın aslı burda .

Merhabalar;

Ben, Dilek Balcı Selçuk, 11.02.1977 İstanbul doğumluyum.İstanbul üniversitesi Felsefe Bölümü mevzunuyum. 3 yıllık evliyim.6 yıl kadar telekominikasyon sektöründe çalıştım.Beklentilerim gerçekleşmeyince,önümü göremediğim için buradaki işimi sonlandırdım.Esasen tekrar çalışmak istiyordum fakat patlak veren krizle birlikte iş bulma sürecim uzadı.Dolayısıyla ertelediğimiz bebek sahibi olma fikrini hayata geçirerek anne oldum.Şimdilerde 6 aylık olan oğlum Gökalp Selçuk'un bakımıyla ilgileniyorum.İlk üç yıl oğlumunun bakımıyla kendim ilgilenmeyi ve akabinde ne kadar mümkün olabilirse tekrar iş hayatına dönmeyi düşünüyorum.

·  Bloglamaya ne zaman başladınız?
gokalpileseyrialem.blogspot.com 19.08.2010 tarihinde bebeğim artık onun dışında başka şeylerle ilgilenmeme fırsat vermeye başladığında yayına geçti.
 
·  Neden bloglamaya ihtiyaç duydunuz?
Gerek hamileliğim döneminde gerekse bebeğimi dünyaya getirdikten sonra merak ettiğim bir çok konuda internete başvurmak durumunda kaldım.Fakat bulduğum cevaplar istediğim türden değildi.Aradığım konu neyse ya doktorların jargonlu ve bilimsel açıklamaları ya da forumlarda bulduğum anne yorumları beni tatmin edemiyordu.Konuyu yaşamış,deneyimli birilerinin tecrübelerinden faydalanmak hatta gerektiğinde sorabilmek daha doyurucu olacaktı.Açıkçası bu tip blogların varlığından bende yazmaya başladığımda haberdar oldum.Benim blogumun diğer anne bebek bloglarından iki belirgin farkı var.İlki, günlük şeklinde olmaması diğeri ise internette aranacak tüm bilgilere kronolojik olarak yer vermeye çalışmam.
Bunların dışında Gökalp'i çok büyük bir sevgi ve özlemle dünyaya getirdim.Daha hamileyken onun ağzından bişeyler yazmaya başlamıştım.Arkadaşlarımın teşviki ve ilerde her anını hatırlayacağım bir hatıra oması açısından da blogger olmaya karar verdim.

 
·  En çok blogladığınız konular nelerdir?
Anne ve bebek için gerekli olan herşeyi yazmaya çalışıyorum.Gelişim sürecinden ihtiyaç listesine, alış veriş adreslerinden markalara hatta kendi tasarımlarıma kadar her konuya değinmeye çalışıyorum.
 
·  Blogunuza yönelik tepkiler nelerdir?
Genelde takip edilen bir blogum var.En bilinen kadın forumlarında bile blogumdan söz ediliyor.Ama maalesef ki okuyucu olarak takip ediliyorum arkadaşlarım dışındaki izleyicilerim aktif olarak bloga henüz dahil olmuyorlar.Sanırım okudukları tatmin ediyor onları ya da .. İşte bende bu ya da nedir onu merak ediyorum.Ben internette aradığım ama bulamadığım türden bir blog oluşturdum.Dolayısıyla annelerin aktif olarak soru sormalarını bekliyorum.
 

·  Konuyla ilgili başka bir şey söylemek isterseniz...
Blogun takip edilmesini gözlediğinizde daha çok yazmak ve yazacaklarınızı okuyacak kişileri bekletmemek istiyorsunuz.Fakat benim en büyük sıkıntım blog izleyicisi olabilemek için gmail adresi kullanım zorunluluğu evet facebook ve twitterdan da takip olanağı var ama insanlar o kadar kendi işleriyle meşguller ki buna ekstra zaman harcamak zor geliyor.Bu nedenle kendi yakınlarım bile izleyici olmaksızın direk blogu okumayı tercih ediyor bu da  yorum yapamadıkları için aktif katılımı engelliyor.

0 Akşam Gazetesinde Röportajımızı Okuyabilirsiniz

14.11.2010 pazar günü yayınlanacak Akşam Gazetesinin ekinde Anne Bebek bloglarıyla ilgili yaptığımız röportajı okuyabilirsiniz.Yazıya daha sonra blogta da yer vereceğim.
Sevgiler...

0 Bebeklerin Parmak Emme ve Emzik Alışkanlığı

Bizim evin bıdığına emziği alıştırmak mümkün olmadı. Kiraz denilen emzik şeklini damak yapısına zarar vermemek için tercih etmedim; dolayısıyla hiç denemedik. Damaklı olması şartıyla, kauçuk olsun silikon olsun tüm markaları denedik ama hiç birini istekli emmedi.

Çene kasları yeteri kadar gelişmediği için, hiçbir bebek emziği kolay tutamaz ama bazı bebekler ki tıpkı bizimkisi gibi belki tembellikten belki de keyifli gelmemesinden kaslarını kuvvetlendirmeye bile çabalamıyor. Oysa ben emziği bir kurtarıcı olarak görmekteydim. Lakin sürekli kucak isteyen bir bebeğim olduğu için çok sıkıntılıydım. Bu nedenle anne olmadan ve zorluklarını yaşamadan evvel asla yapmam dediğim emziğe reçel bandırmayı bile reçeli sulandırarak denedim ama tadı geçince yine emmek istemedi. Vazgeçmedim, Avent marka anne meme ucuna benzer emziği en azından uyurken almaya alıştırdım. Fakat gece uyanmaları esnasında yine emziği tutmadı. Gündüzleri ise uyuturken dalmakta sorun yaşadığı ve sürekli memede kalmak istediği için bu arzusunu kısa bir süre de olsa emzik ile tatmin etti. Fakat yine de emzik alışkanlığı edinmedi.

Şimdiler de hala zaman zaman bilhassa dışarıda bebek arabasıyla dolaşırken emzik yardımı ile sakinleşiyor ve uyuyabiliyor. Fakat zaten yeteri kadar yorgun ve gergin olduğum için gündüz uyuturken emziği tutturmaya çalışmaktan vazgeçtim. Kendimce de bir teselli buldum. Ne de olsa zor zamanları yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Dişlerinin çıkmaya başlayacağı bu dönemde emzik faydadan çok diş yapısı açısından zarar verebilir. Kaldı ki bir de emziği bıraktırmak için uğraşmak var. Okuduğum kadarıyla emzikten vazgeçirmekte ciddi sıkıntlı bir süreç.Napalım bizimkisi de varsın emmesin.
1 aylıkken ben ne kadar emziğe alıştırmaya çalışsam da o parmaklarını ve ellerini emmeyi daha çok tercih etti. Öyle iştahla emiyordu ki bu durum beni fazlasıyla endişelendirdi.

İnternetten okuduğum  abartılı anlatımlarda canımın sıkılmasına tuz biber oldu.Yok büyük yaşlara kadar parmak emme alışkanlığı devam edebilirmiş yok baş parmak emilmekten incelebilirmiş falan filan. Aman siz benim gibi evham yapmayın bırakın denetiminizde keyif almaya devam etsin. Müdahalelerinizle zamanla elini emmekten vazgeçecektir. Gökalp şimdilerde 7. Ayına yelken açmış durumda ve hala eli ağzında. Ama biliyorum ki oral dönem devam ediyor (hayatı ağzıyla tanıma dönemi) ve dişleri kaşındığı için elini ağzından alamıyor. Yoksa el,parmak emmekle , elini parmağını ağzına sokuyor olmak aynı şey değil.

Kaygıya gerek yok sevgili anneler alışkanlık haline getirmesine müsaade etmeden bırakın bebeğiniz parmaklarından keyif alsın siz de bebeğinizin bu sevimli döneminin tadını çıkarmaya bakın.

4 Bebeklere Uyku Düzenini Öğretme

Ailemizin yeni  üyesinin evimize geldiği ilk haftalar, hem lohusa sendromu hem de bebekli yaşama alışmakta yaşadığımız sıkıntılar yüzünden, hiçbir konuda düzen oturtamamıştım. Bunlar yetmezmiş gibi bir de kocakarı hurafeleri ile bebeği akşam saatlerinde yıkamayınca uyutma düzeni sanki kurulamazmış gibi kırkımızın çıkmasını bekledim. Öyle ki “Tracy Hogg Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler “adlı kitabında akşam banyosunu yaptırıp uyutarak bir düzen kurmaya başlamaktan söz ediyordu. Kırkımız çıkıp da, akşam banyolarını yapmaya başladığımız zamana kadar, saatler boyunca yarı uykulu gaz sancısı ile kıvranan bir bebeği teselli etmeye çalışarak geçti gecelerimiz. Akşam yıkanmalar başladıktan sonra uyutmakta çok kolay olmadı. Takribi 1,5 aylıkken akşam 19:30 – 20:00 arasında başlayan uykuya yatırma süreci ağlama krizleriyle ilk önce gece 22:00 larda uykuya dalma ile sonuç vermeye başladı.Beklediğim bu değildi ama vazgeçmek yoktu ;kafama koymuştum bizim ilk dersimiz uykuya erken yatmayı öğrenmek olacaktı.Her banyodan sonra aynı saatte yatak odamdaki  tv karşısında(açıkçası olmasa sıkıntıdan patlardım herhalde) saatler süren emzirme ve ağlama krizlerini 3. Ayın sonunda direnmeye son vermesiyle daha rahat geçirir olduk.

Aslında uzmanlar bebekleri ilk üç ay rutine alıştırmaya çalışmanın pek sonuç vermeyeceğini bu dönemde bebeklerde alışkanlık edinme duygusunun olmadığını söyleselerde ben yine de ağaç yaşken eğilir sözünü hatırlatmak isterim. Yeni dönem bebeklerin bizlerin bebekliğine hiç benzemediği eminim sizin anneleriniz ve kayınvalideleriniz tarafından da evlerinizde konuşuluyordur. O nedenle ben ne kadar erken davranılırsa o kadar çabuk sonuç alınacağını düşünüyorum.
İlk üç ay Gökalp gece de 2 kere kalkarak bir düzen tutturdu.Fakat 4. Ayın sonunda ve halen devam eden gece en az 3 kere ve bazı geceler daha fazla uyanmalar başladı.Katı gıdaya geçtiğimiz şu günlerde gece sık uyanmasını açlığına bağlayarak yatmadan evvel önce muhallebisini yediriyor sonrasında yine emzirerek uyutuyorum fakat maalesef uyanma sayımızda bir değişiklik olmadı.Takiplerim sonucunda anladım ki uyanmalar açlıktan değil bitmek bilmeyen gaz sıkıntımızdan.Şimdilerde kullandığımız ve bir türlü kesemediğimiz gaz damlalarının yanında rezene çayını deneme sürecindeyim gelişmeleri yine sizinle paylaşacağım.
Velhasıl  gece uykuya dalma saatimiz 20:30- 21:00 lere düştü ama hala en az 1 saat emerek ancak dalabiliyor. Hem uykuya dalma süresinde ki 1 saati azaltmakta hem de emerek uyutabilmenin dışında bir yol bulmakta aşama katedemedim ama hala çözüm arayışlarım sürüyor.En azından bir alternatifim var henüz denemedim ama son çare atadan kalma ayakta sallama yöntemini uygulamayı düşünüyorum.

Sık uyanmaların ne zaman son bulduğuna ve emzirmenin dışında uykuya yatırma sürecine dair tekrar bir yazı oluşturucam.Fiziksel ve ruhsal sağlığım açısından bu yazıyı sizinle paylaşma sürecim umarım çok uzun zaman almaz.Lakin çok yoruldum ve UYKUM VAR…
Gökalp Selçuk’a:
Annecim ne kadar zor büyüyorsun, öyle zorlanıyorum ki ayakta durabilmemin tek nedeni sevgin ve bana olan ihtiyacın.Her ne kadar bitik durumda olsam da sana senin enerjinle yaklaşmaya çalışıyorum ama bu her zaman mümkün olmuyor.Geceleri her ne kadar cinnet sınırına yaklaşsam da sabah olduğunda o  kocaman gülümsemen yok mu J bitmiyorum, sayende küllerimden yeniden doğuyorum.SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM OĞLUM.

7 Eminönü'nde Ne Nerede Bulunur -2-

Yazının devamı olan Eminönü'nde Ne Nererde Bulunur-1- okuyabilirsininiz.



EMİNÖNÜ’NDE BURSA PAZARI:
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru sağlı,sollu sokak aralarına sapmadan ama rampanın da sonuna çıkmadan dört yol ağzına geldiğinizde, sol tarafta, köşe başındadır.Her türlü kumaş,elyaf,çarşaf vs tarzı ihtiyacınızı giderebilirsiniz. Benim önerim malum kazalardan sonra alternatif olması açısından bebeğinizin yatağına uygun fiyata pamuklu çarşaf kestirebilirsiniz.Mermerşahi ihtiyacınızı da buradan giderebilirsiniz çoğu bebek mağazasında bulmak mümkün olmuyor olanlara oranla da fiyat olarak oldukça uygun.

EMİNÖNÜ’NDE MARPUTÇU HAN :
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru çıkarken ilk sağ sokakta sağ koldaki ilk pasaj.Bütün boncukçular buradan alışveriş yapar.Sizde bebeğinize bir şeyler hazırlamak isterseniz buradaki boncuk ve kurdelalardan alabilirsiniz. Buradaki ürünler sokak üzerindeki diğer satıcılardan daha uygun satılıyor. Ayrıca pasajda hemen girişte solda , içinde çok fazla çeşit olmasa da birde bebek malzemecisi var.
EMİNÖNÜ’NDE TAÇ OUTLET – ÖZDİLEK HAVLU :
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru sağlı,sollu sokak aralarına sapmadan ama rampanın da sonuna çıkmadan dört yol ağzına geldiğinizde yolun sol tarafında ve her iki mağazada sol kolda yer alıyor.Özdilek outlet değil ama markanın tüm çeşitleri var. Taç outlette mağazanın alt katında, çok uygun nevresim,silikon yorgan ve yastıklar bulabilirsiniz.
EMİNÖNÜ’NDE DOĞUBANK:
Sirkeci tren istasyonun karşısındaki metro durağının karşı tarafındaki trafik lambalarının olduğu sokakta sağ  koldadır.Her türlü elektronik ve dijital eşya bulunabilir çocuk odaları için buhar makinaları,rondo,blander,dijital nem ölçer ve ateş ölçerlerinizi piyasadan daha makul fiyatlara temin edebilirsiniz.

EMİNÖNÜ’NDE BEBEK ŞEKERİ VE DOĞUM GÜNÜ SÜSLERİ MALZEMECİLERİ:
Yoğun olarak Mısır çarşısının sağ kapısındaki Kuru Kahveci Mehmet Efendinin sokağında bulunurlar. Sağlı sollu sokak aralarına kadar her yerde bebek şekeri ve yapım malzemeleri bulabilirsiniz. Bebek şekeri ve malzemesini en uygun bulabileceğiniz yer burasıdır. Diğer yerlerini belirttiğim dükkanlar vakti olup, buraya alternatif olacak şeyler bakmak isteyenler  içindi. Sokağın en popüler dükkanı girişte sol kolda kalan Can Süs’tür ama ben yine her yere bakıp öyle karar verin derim. Bilhassa sokak boyunca ilerlerken ikinci sol ara sokakta sağ kolda küçük bir dükkan gibi görünen Yavuz Süste hem çeşit fazla hem fiyat daha uygundur kıyaslayabilirsiniz. Yazının sadece bebek şekeri ve malzemecileri kısmı ile ilgilenenler için yukarıdaki başka yerlerin tarifleri arasında tek tek kalan birkaç bebek şekerciyi kırmızı ile belirtiyorum oralara da bakabilirler.
Ayrıca sokak aralarında ilerlerken doğum günü ve diş buğdayı gibi partilerde kullanılacak pasta yapımı süslemesi malzemeleri ile parti süsleri bulabilirsiniz.Aynı zamanda bu civarda yeni yıl süslemeleri havai fişekler gibi aklınıza gelebilecek farklı eğlencelikler de satılır.
Bu sokak birde ahşap eşya arayanların geldiği bir yerdir.Yer sofrası,tahta kaşıklar,baharat takımı,oklava,merdane ahşapla ilgili hemen her şey hatta kapı süsü bile bulabilirsiniz.
Bebek şekeri ve malzemecisi bir başka yerde mısır çarşısından dümdüz çıktığınızda ara sokaklara sapmadan yol üzerinde sol kolda kalan vitrininde orijinal kapı süsleri olan bir başka dükkan. Maalesef adını hatırlamıyorum ama kapısındaki süslerden hemen anlarsınız. Yalnız fiyatları diğer sokağa göre daha pahalı.Yol üzerinde han içlerinde birkaç küçük şeker satıcısı da var ama ben hiç bakmaya bile yeltenmedim, çok vasat geldiler.
Bebek şekeri ile uğraşmaya değmeyecek bir bilgi daha Mısır çarşısından dümdüz çıktığınızda sağa dönerseniz  yolun sol tarafında Melodi yada diğer adı Gold çikolatanın dükkanı var. Burası Eminönü şubesi , farklı semtlerde de şubeleri var internetten bakabilirsiniz.Buradaki hazır çikolatalı bebekler malzemeleri alıp yapmaya değmeyecek kadar şık ve bir o kadar uygun fiyatlıdır. Eminönü’nde fiyat farkı yok tüm şubelerinde fiyatlar aynı aklınızda olsun derim.
Bunların dışında Sirkeci istasyonundan yukarı Çağaloğlu’na çıkarken davetiye  ve nikah şekercilerin olduğu sokakta da hazır bebek şekerleri bulabilirsiniz. Buradaki dükkanlardaki hazır şekerler arasında daha orijinal çeşitler olduğunu söyleyebilirim. Fiyatlarda seçtiğiniz ürüne göre değişiyor.

5 Eminönü'nde Ne Nerede Bulunur -1-

Yazının devamı olan Eminönü'nde Ne Nerede Bulunur-2- okuyabilirsiniz.

AH EMİNÖNÜ KEŞKE OLSAYDIN BİZİM EVİN ÖNÜ !!!
İşte merakla beklenen Eminönü yazım. Eminönü’nü çok severim. Orada ki bozulmamış yapı, pazar yeri gibi mağazalar her sokakta keşfedilecek bir dükkan beni fazlasıyla meraklandırır. Sanki bir yurt dışı seyahatindeymişçesine kendimi sokaklarda kaybolmaya bırakırım ve her defasında lazım olacak bir şeyler bulurum. Eminönü yazısı sadece bebek üzerine değil orda bulduğum her şey üzerine olacak. Yalnız önceden belirtiyim dükkan, mağaza isimleri ve sokak adları veremicem çünkü aklımda tutmam. O nedenle tariflerle ilerliyeceğiz.

EMİNÖNÜ'NDE HAVUZLU HAN:
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru sağlı,sollu sokak aralarına sapmadan, hafif bir rampa sonunda karşınıza bir bina çıkar ve düz gidilecek yol kalmaz sola döndüğünüzde kime sorsanız yerini gösterir. Bina aralarında kalmış aslında büyükçe bir handır. Sanırım 4-5 kattan oluşuyor. Hamilelik ve bebekle ilgili aklınıza gelebilecek her şeyi  rahatlıkla bulabilirsiniz. Gecelikten,emzirme sütyenine, bebek için ıslak mendilden bebek arabalarına en önemlisi parça başı ayaklı pijamalar, bodylere kadar her şey ama her şey piyasanın altındaki fiyatlarla mevcuttur bu handa. Alış veriş yapmadan önce dükkanları bir gezmenizi alacaklarınızı sonraya bırakmanızı tavsiye ederim. En alt kat tümüyle tek mağazaya ait ve peşin alışverişte yüz de on indirim yapıyorlar. Ama hemen belirtmeliyim ki Mothercare, C&A, LCW vs gibi mağazalardan indirimde alacağınız ürünler buradakilerden daha kaliteli daha şık ve uygun fiyatlı oluyor.
EMİNÖNÜ CHİCCO OUTLET MAĞAZASI:
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru sağlı,sollu sokak aralarına sapmadan hafif bir rampa sonunda karşınıza bir bina çıkar ve düz gidecek yol kalmaz hemen sol tarafta köşe başında küçük bir mağazadır ama outlet olduğu için ürünleri sezondakilerden daha uyguna alabilirsiniz.

EMİNÖNÜ'NDE KÜRKÇÜ HAN : (PAŞABAHÇE OUTLET)
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru sağlı,sollu sokak aralarına sapmadan hafif bir rampa sonunda karşınıza bir bina çıkar ve düz gidecek yol kalmaz sola döndüğünüzde yüz, yüz elli metre ilerde solda yol tekrar rampa olarak devam eder sağlı sollu dükkanlarda gelinlik,gece kıyafeti,gecelik,kına malzemesi vs. gibi ürünler bulabileceğiniz gibi ara sokaklara kurulmuş sabit pazarlarda da iç çamaşırı,pijama,çanta,vs gibi şeyler satılır.Rampanın ortalarında bir yerlerde saklı gizli sağ tarafta kalan bir avludur. İçinde yatak örtülerinden, tül perdelere ,el bezlerinden, masa örtülerine,tülbentler,hurçlar,çeyiz, kına malzemeleri,klozet takımları bornozlar çarşaflar ev için ne lazımsa bulabilirsiniz.Paşabahçe outlette bu saklı hanın en saklı köşelerinden birinde girişte sağda içerde kalır yine sorsanız yerini gösterirler.
EMİNÖNÜ'NDE HÜRRİYET PASAJI :
Kürkçü handan  15-20 metre ilerde içinde her türlü iç çamaşırı,gecelik ve bebek için az sayıda bir şeyler bulabileceğiniz bir handır.Genelde düğün için iç çamaşırı ve gecelik temin edilir.Doğum için geceliğinizi buradan alabilirsiniz.Bilhassa girişte hemen soldaki ilk dükkanda oldukça değişik ve şık gecelikler bulabilirsiniz.Fiyatlar beklediğinizden yüksek gelecektir.Artık esnaf eskisi gibi pazarlığa pek yanaşmıyor ama siz ısrarlı olursanız fiyat kırdırabilirsiniz tecrübeyle sabittir.

EMİNÖNÜ'NDE ŞARK HAN:
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru sağlı,sollu sokak aralarına sapmadan ama rampanın da sonuna çıkmadan dört yol ağzına geldiğinizde sağdan  yokuşu takip ederek  50 metre kadar sonra sağ kolda bulabileceğiniz bir handır.Yol üzerinde sol kolda toptan bebek şekeri malzemesi satan bir dükkan var. Ürünler çok iddealı değil ama ilginizi çekebilir fiyatları uygun. Şark han içinde daha ziyada incik boncuk diye tabir edilen bir çok ıvır zıvır mevcuttur.Çin’den gelen envayi çeşit ürün bulunur.Ev için biblolar,otantik kıyafetler,bunlardan sadece bir kaçı.Hanın içinde birkaç tane de bebek şekeri ve malzemeleri satan dükkan var. Giriş katında bulunan dükkan bu konuda çok tanınmış ve ürünleri diğer satıcılar göre daha kalitelide olsa bir o kadar pahalıdır. En üst kattaki bebek şekercileri nispeten daha uygun satış yapıyor bilginiz olsun.
EMİNÖNÜ’NDE ZÜCCACİYECİLER :
Mısır çarşısından dümdüz yukarı doğru sağlı, sollu sokak aralarına sapmadan ama rampanın da sonuna çıkmadan dört yol ağzına geldiğinizde sağdan  yokuşu takip ederek  50 metre kadar sonra sağ kolda Şark han vardır. Hanı geçtikten sonra sağdan 2. Sokak arası zücaciyeciler sokağıdır.Karacadan, Korkmaza, Güral porselenden, Kütahya porselene kadar birçok markanın yanında,tencere,tava,mutfak için gerekli her şeyi burada bulabilirsiniz. İhtiyacı olanlara tavsiyem sokağa girmeden evvel sağ kolda kalan BAMBİ adlı çatal bıçak mağazasının ürünlerini tavsiye edebilirim. 3 yıldır günlük çatal bıçaklarımı o mağazadan kullanıyorum. Son derece şık asla paslanmadı. Bir çanta tam takım çatal bıçak seti piyasanın üç te biri denecek kadar uygun fiyatlıdır. Günlük kullanım için İkea gibi yerlerden alışveriş yapacaklara şiddetle öneririm.
DEVAM EDECEK...