0 Lohusa Sendromu Ve Üzerine Tavsiyeler

Beklenmeyen bir doğum hadisesi yaşadığım için, kötü başlayan ilk merhabanın ardı da maalesef kötü geldi. Daha hastaneden çıkarken gözyaşlarıma engel olamadığımı fark ettim.Ben ne kadar durdurmaya çalışsam da onlar sel olup akma telaşındaydı.Çok büyük bir özlemle beklediğim küçük adamıma hayalini kurduğum gibi coşmuyordum farkındaydım. Ama bu içinde bulunduğum ruh halini bende yadırgıyordum.Hastaneden yürüyerek değil sandalyeyle çıkmak istedim.Oysa bir şeyim yoktu. Tamam sezeryan doğum yapmıştım ama Gökalp’in bitmeyen feryatları ile ertesi gün ayağa kalkmıştım zaten.Kız kardeşimin "sen anne olmuşsun inanamıyorum" sözlerini unutmuyorum nedense.Naapalım analık güdüsüne ameliyat falan sökmüyor.Nerdeyse hıçkırarak çıktım, 3 gün önce ağzım kulaklarımda doğum endişesi ile girdiğim hastaneden.Yolda biraz toparlayabilsem de evimize ilk adım atışımda yine gözyaşlarıyla oldu.Fena halde lohusa sendromuna kapılmıştım.
İki hafta boyunca hayatımda hiç yaşamadığım ve asla da bir daha yaşamak istemediğim bir duygu fırtınası geçirdim. Evet tam bir fırtına.İlk hafta ne saç taradım ne üstüme başıma baktım,hiçbir şey umrumda değildi.  Gökalp daha ilk günden bir kucak bağımlısı olarak doğmuştu ki hala da öyle.. Bütün gün bebekle, beslemek altını temizlemek ve uyutmaya çalışmakla geçiyordu. Taa ki 3. aya kadar velet,İlk günler hiç gündüz uykusu uyumadı. O kadar yorgun,ve umutsuz hissediyordum ki yeni hayatıma aslında hiç hazırlanamadığımı o dönemde fark ettim.Doğum yapacak olanlara şimdiden mutlu hayallerinin yanına, zor günlerde geçirecekleri düşüncesini dahil etmelerini şiddetle tavsiye ederim.
Baharın en sevdiğim ayı Nisan, insanlar sokaklarda bense bana muhtaç, dünyada çok acemi bir bebekle, hem de hiç bilmediğim bir ruh haliyle baş etmeye çalışıyordum.Camdan, insanlara bakıp bir mahkum gibi içli içli ağlıyordum.Hele de akşam olup bizimkiler giderken küçük bir kız çocuğu gibi çenemin titremesine engel olamadan dağıtıyordum incileri.Off yazarken içim sıkıldı.Ama 2. Haftanın başında kendi kendime telkinlerle gün içinde 1-2 saat toparlanmalar başladı.Arada saç tarayıp üzerime dikkat etmeye başladım.2.haftanın sonunda hem bebeğe ve bebekli hayata alışmaya başladım hem de dışarı çıkmaya başlayarak  o berbat duyguyu üzerimden attım.
Velhasıl  doğum sonrası lohusa sendromu kaçınılmaz. Bu durumu kimisi hafif kimisi daha ağır atlatıyor ama  ne olursa olsun bitiyor.Ben 2 haftada kurtardım paçayı.

-Sizlere tavsiyem mevsim uygunsa ,40 gün beklemek zaten artık kalmadı ama yarı kırkı falan demeyin çıkın dışarı. Bebeğinizin hasta olmasına müsaade etmeden günde 1 saat dolaşın hava değişimi çok iyi gelecektir.
- Hatta uyurken çok uzaklaşmadan(kim yanında olursa olsun anne koynunun yerini tutmuyor illaki sizi isteyecektir) onsuz bir şeyler yapın mesela kuaföre gitmek süper olur.
-Yalnız kalmayın eş dost yaşça büyük küçük her kim olursa mümkün olduğunca yanınızda olsun olayın beter yanı yalnızlık hissi zaten.
-Her gün banyo yapın,canınız istemese de iyi geleceğini düşünerek kendinizi akan suyun altına bırakın.Bırakın o kötü his suyla birlikte aksın gitsin...
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...