5 3 Aylık Bebek Gelişimi -2- (ilk Uçak Yolculuğu-Saç Dökülmesi)

Buradan 3 Aylık Bebek Gelişimi (1) ve 3 Aylık Bebek Gelişimi (3) okuyabilirsiniz.

Annem ve kız kardeşlerim Altınoluk'ta yazlıktaydılar. Edremit’e uçak seferlerinin başladığını söyleyerek beni Altınoluk’a yanlarına gitmeye ikna ettiler. Gökalp’le uzun araba yolculuklarına tahammül mümkün olmayacağı için hepimize ilaç gibi geldi bu haber. Konuşmamızın ertesi gününde sabah uçağındaydım. Benim küçük canavar uçağın motor sesi ile beni hiç üzmeden uyuyarak geçirdi 1,5 saatlik yolculuğu. Daha Edremit’e iner inmez sabah erken saat olmasına rağmen sıcağı hissetmeye başladık. Son yüz yılın en sıcak yazını geçiren Türkiye alev alev yanıyordu. Eve geldiğimizin 2. Saatinde 10 gün kalırım düşüncem 1 haftaya, sonraki 2 saatin sonunda 3 güne düştü. Babamızı arayarak 3 gün sonraya bilet ayırtmasını istedik onu hayret içinde bırakarak. Ama gece olupta nem iyice bastırınca 3 gün daha kalamayacağıma karar vererek müşt.  Hizm. arayıp sabaha değiştirdim bileti. Böylece  daha 3. Ayımızda 24 saat içinde İstanbul’dan Ederemit’e, Edremit’ten İstanbul’a iki uçak seferi yapmış olduk.



O kadar sıcak ve nem vardı ki,saat başı yıkasak fayda etmeyecekti.Ceryanda kalır korkusuyla iki taraflı cam kapı da açtırmadığım için herkes sıcaktan helak oldu. Ya isilik dökecekti, ya hasta olacaktı. Her şeyden önemlisi ben bütün gece hiç uyuyamadım. Benimle beraber canım annem de tabi. Gökalp’ i yatırdığım yer 5 dk geçmiyor terden ıslanıyordu. Neyse ki ertesi gün sabah tekrar döndük nispeten daha serin evimize. Ama bu seferde bavulumuz kayboldu. Ertesi gün bin bir özürle yolladılar kargoyla eve. Oysa ki onca yorgunluğumda ne çok ihtiyacım vardı başka bir yerde soluk almaya. Hele de annemin yemekleri sevgisi kardeşlerimin ilgisi. Dinlenecektim güya, yüzecektim uyku aralarında, iki lafın beli kırılacaktı karpuz ya da serin bir şeyler yenirken sofrada. Olmadı olamadı çok içimde kaldı. Ayrılıklar zaten zordur. Bir de onları orda bırakıp eve dönmek iki katı üzmüştü beni. Ah oğlum senin için kim bilir daha nelerden vazgeçicek anne hayatında…

3. ayla birlikte hem Gökalp’in hem de benim saçlarımız dökülmeye başladı. Bende ki dökülme kel kalacağım korkusunu yaşatacak kadar endişe vericiydi. Saç dökülmelerimiz 5. Aya kadar devam etti.6. ayda normale döndü.


Bu ayda bir diğer değişim kaka sayısının azalması oldu. Günde ortalama 5-6 kaka yaparken bu sayı 2’ye düştü. Sonraki aylarda teke hatta iki üç günde bire kadar düştüğü oldu. Dolayısıyla dışarı çıkarken yanımda taşıdığım bez sayısı da azaldı.3- 4 saatte bir altını değiştirdiğim için günlük bez tüketimimiz bile bu ay düzene girmiş oldu.


İyice kuvvetlenen vücudu ve gelişen el, kol, bacak becerisi ile yavaş yavaş yüz üstü iken sırt üstü dönmeler, sürünmeler başladı.İlk defa ayaklarına uzanarak ağzına götürmeye çabalamalarını izlemek çok keyifliydi.


Ve bu ayın onca güzel şeyinin yanında bence en güzel olanı ilk kahkahasını duymamızdı. Zaten kocaman gülümsemeleri ve çıkardığı sesler vardı; ama bu aya kadar hiç kıkırdayarak gülmemişti.O sesin güzelliği dünyalara bedel. Böyle bir duygu yok hayatta. Belki en yakın anlatımı aşk olabilir. Ama bu hiç tükenmek bilmiyor.
                                                      AŞK = GÖKALP - GÖKALP= AŞK


Devam Edicek....

Paylaş !

5 yorum:

  1. o gözlerine kurban olsun teyzennnn

    YanıtlaSil
  2. Her zaman iyi bir öğrenciydim.Teknik destek için teşekkürler :))

    YanıtlaSil
  3. nasıl tatlı,nasıl keyifli :)) hep böyle gülsün yüzün minik prens...

    YanıtlaSil

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...