5 10000 Kere Maşallah Bize :)

Değişik bir mutluluk içindeyim 10000. kez okunmayı geride bıraktık. Ne mutlu bana aranızda hiç tanımadığım ama orada olduğunu bildiğim takipçilerim oldu. Bu blogu oluşturduğumda hayal bile etmemiştim böyle bir rakamı. Ama sayenizde daha 6 ayda ulaştık bu sayılara.Yazılarıma her ne kadar dahil etmeye çalışsam da, siz sessizce okumaktan yana kullandınız tavrınızı, gazete röportajlarında ki şikayetime dahi aldırmadan. Her geçen gün istatiklerim de rastladığım dünyanın farklı bir ülkesinden bizi okuyuşunuza yeri geldi eşimi bile inandıramadım bu sessizliğiniz yüzünden. Neymiş google’da bir hata olmuşmuş,nereden bulacakmış bunca ülkeden insanlar blogu. Neden hata olsun ki mesela Cezayir’den okumayı günde 2 olarak gösteriyor.20 olsa hata ihtimali verebilirim ama 2 olası bir rakam. Oradan biri ya da birileri okuyor işte oğlumu ve onunla birlikte öğrenip paylaştıklarımı. Ve daha nerelerden mi ? ALMANYA, AMERİKA, AVUSTURYA, AZARBAYCAN, BAHREYN, BELÇİKA, BİRLEŞİK KRALLIK,BOSNAHERSEK, BULGARİSTAN, CEZAYİR, DANİMARKA, FRANSA, HOLLANDA, İSRAİL, İSVİÇRE, İTALYA, JAPONYA, KANADA, MALEZYA, RUSYA FEDERASYONU, SLOVENYA, SIRBİSTAN, ve tabi ki TÜRKİYE,ve daha niceleri...
Sizler sessiz kalmayı tercih etseniz de ben biliyorum nerelerdesiniz, belki baş edemediğiniz bebeğinize bir medet ararken, belki  daha doğmamış yavrunuza hazırlanırken belki de hiç sebepsiz rastladığınız bir yazımdan başlayıp blogu incelerken hayal ediyorum sizleri, bilgisayarlarınız karşısında.Ve teşekkür ediyorum oğlumun beklide hiç tanıma fırsatı bulamayacağı ama hemen her şeyini bilen siz ablalarına, teyzelerine…

3 5 Aylık Bebek Gelişimi -3-

Buradan 5 Aylık Bebek Gelişimi (1) ve 5 Aylık Bebek Gelişimi (2) okuyabilirsiniz.

BİRLİKTE KUTLADIĞIMIZ İLK BAYRAM-ŞEKER BAYRAMI
5. ayda bizim takvimimizde ilk bayramımız vardı. Şimdilerde Ramazan bayramı diye ısrarla bastıra bastıra vurgulanan çocukluğumuzdan kalma şeker bayramı işte. Küçük bir çocuk nasıl ayırt edebilir iki bayramın birbirinden farkını. Birinde şeker dağıtılır diğerinde et, çocuk aklının erebileceği en basit ayrım işte.

09.09.10 benim balım şekerimin de kendisiyle kıyasladığımda adı var tadı yok olan şeker bayramıydı. O dünyadan bi haberdi aslında ama biz çok heyecanlıydık. Onunla yaşadığımız her ilk, hayatımızda gerçekten ilk defa yaşadığımız birşeymişcesine heyecan veriyor artık bize.
Sana nice nice şeker tadında bayramlar diliyorum annecim. Ağzının tadı hiiiiç bozulmasın canım yavrum…
Bunlarda internetten 5. Ay gelişim notları :
SOSYAL
Dikkat çekmek ve sosyalleşmek için güler sesler çıkarır.
Tepkisini belli eder, oyuncağını almaya çalışan birine direnir.
Yakın çevresini ve anne babasını tanır,yabancılara tepki verir.
FİZİKSEL
Oturma pozisyonunda kafasını dengeler ve dik tutar .
Sallanarak ve dönerek hareket eder.
Ayağını ağzına götürür ayak parmaklarını emer.
Objeleri daha iyi kavrar nesnelere uzanarak tutabilir.
Tek veya iki eliyle biberonu kavrayabilir.
ZİHİNSEL
Heceler çıkarmaya başlar.
Yeni durumlarda etrafına bakar.
Nesneleri tutmak, döndürmek, sallamak ve ağzına götürmek ister.
Düşen bir nesnenin arkasından eğilip bakar.
Sesleri ve hareketleri taklit etmeye çalışır.

0 5 Aylık Bebek Gelişimi -2- (Yüz Tırmalama Sona Erdi,Sürünmeye,Hecelemeye Başladı)

Buradan 5 Aylık Bebek Gelişimi (1) ve 5 Aylık Bebek Gelişimi (3) okuyabilirsiniz.

5.ayımızla birlikte 5-10 dk bile olsa bırakabildiğim koltuk üzerindeki konumu artık yerde yorgan üzerinde debelenmeye dönüştü. İlk başlarda evdeki yerleşim şeklinde eksiltme ya da değiştirme yapma gereği duymadık. Önce yedek yorganlardan biri, dört kat olarak yere serilmek suretiyle hem yumuşak bir zemin hem de düşme tehlikesi olmayan bir alan oluşturdu. Yorgan üzerinde oyuncaklarıyla kendi kendine oyalanma süresi daha da uzadığı gibi ilk emekleme hareketleri sürünerek başladı.Hem sürünerek hem de dönerek oyuncaklarına uzanmaya başladı.Tabi hareketleri arttıkça alanı genişletmek adına yorgan önce iki kata dönüştü; sonra tamamen açık hale geldi. Dolayısıyla evde değişimler başladı. Dekoratif orta sehbamız artık kaloriferin önünde kenar süsü şeklinde konumlandı. Şimdiler de koltuk kenarlarında sıralasa bile yorgan hala yerde. Yeni görevi ise düşmelere karşı güvenlik alanı oluşturmak. Yorgan deyip geçmemek lazımmış düne kadar bir üzerimizi örterdik şimdilerde Gökalp’ in en önemli aksesuarı oldu. Nereye gitsek yere bir yorgan rica ediyoruz anında oyun alanı kurulmuş oluyor.


3.ayda açılan algıları ile birlikte emerken dağılan konsantresi 5. Ayda yerini dışarıda asla emmemeye bıraktı. Ne yapsam gittiğimiz hiçbir yerde emzirmeyi başaramadım. Anne sütünden başka bir şey almadığı için adeta aç kalıyor ama yine de etrafı incelemek varken emmeyi reddediyordu. Bu kötü huyu yüzünden dışarıda ki işlerimizi, emeceği zaman evde olacak şekilde planlıyorduk. Neyse ki 6. Ayda katı gıdaya başladıkta emmediği zamanı diğer yiyeceklerle telafi etmeye başladık. Emerek uyuyan ve alternatif sunumlarımın hiç birine yüz vermeyen karakter sahibi oğlum, haliyle dışarıda uyumaz da oldu. Ama onun dışında araba bile hala uyutamaz benim oğlumu, çünkü uyumamaya doğuştan yeminlidir kendileri.
Bütün bu kötüye gidişat içinde 5. Ayda artık çok şükür yüzünü tırmalamayı tamamıyla bıraktı. Nerdeyse ilk 2 ay eldiven içinde olan parmakları özgür kaldığında bazen yüzünü tanımak adına bazen refleks olarak bazen de sinirlendiğinde kontrolsüzce çizdiği yüzü, kurtuldu o tombiş parmakların ucundaki pençe tırnaktan.

O neydi öyle kaşla göz arasında yüzde oluşmuş bir faça daha. En küçük Müslüm fanatiklerinden biri de bizim evdeydi o dönem. Neyse ki hızla büyüme sürecinde olduğu için, hücreler sürekli arttığı ve yenilendiğinden, tırnaklarıyla yüzünde yaptığı sürrealist çalışma nerdeyse ertesi gün siliniyor, o güzelim tual yüz tekrar yeni çalışmalara ilham verecek kadar temiz hale geliyordu. Ve yine bu ayda konuşmanın belirtisi ilk düzgün hecelemeler başaldı "ded dee, ann nee "gibi.

1 5 Aylık Bebek Gelişimi -1- (Saçları Çıkmaya- Çatık Kaşı Açılmaya Başladı)

Buradan 5 Aylık Bebek Gelişimi (2) ve 5 Aylık Bebek Gelişimi (3) okuyabilirsiniz.

5. ayımıza artık yaz mevsiminin bitmesini umarak başladık. 2010 senesi itibarıyla öylesine sıcak bir yaz geçirdik ki kışın gelmesi için dua eder olduk. Kucak müptelası oğlumu ne sıcak durdurabiliyordu ne de yapış yapış ter. O dönem her akşam yatmadan evvel yaptırdığımız banyolara birde gün içerisinde ana oğul birlikte aldığımız duşlar eklenmişti.

Neyse ki küçük beyimizin suyla arası iyiydi aksi halde halimiz ne olurdu bilmiyorum. Bir ara öğlen uykularına püfür püfür havuz başında yatıyordu. 1 saat olsun uzanıp dinlenme fırsatım oluyordu ama anneye dirlik vermek olmaz deyip orada da yaygara çıkartmaya başlayınca bizim havuz dinlencemizde sona ermiş oldu. Bir kaç gün üst üste feryatları ile beni havuz başında o kadar mahcup etti ki tövbe ettim ve girenleri sadece camdan seyreder oldum L  5.ayımızla birlikte doğuştan keltoş olan saçımızın ön kısmı nihayet dolmaya başladı. Anne karnında sürekli secde pozisyonunda olduğu için sanırım saçının ön tarafı kel kalmıştı. Zaten benim çirkin ördekimin kuğu gibi güzelleşmeside saçının gelmesiyle oldu. Buna bir de çatık kaşlarının açılması eklenince annesinin aşkı gerçek bir yakışıklı oldu. Evet kaşları doğduğu günden 5. Aya kadar çatıktı. Gören herkesin ilk tepkisi “ay sen neye kızdın böyle” tarzı ve türevi cümleler oluyordu. Aslında evde o kadar da ciddi değildi ama her nedense dışarı çıktığımızda çatılıyordu o keman kaşlar. O kadar dikkat çekici bir hal almıştı ki bu ciddiyet “adam” lakabı takıldı çevrede. Adamım beni endişelendiriyordu artık.

Acaba gözünde bir problemi var diye düşünmeye başladım. Hani fazla ışık geldiğinde,ya da net göremediğinizde gözlerinizi kısmak ihtiyacı duyarsınız öyle bir sıkıntı mı yaşıyordu çokoprensim. Neyse ki bir sorunu yokmuş ta açıldı kaşları. Kendimce bir nevi savunma mekanizması geliştirdi herhalde diye düşündüm. Kaşları çatarak kendini yabancılara karşı savunuyordu belki de. Hala da evde ve tanıdıklarına karşı çok güleryüzlü olmasına karşılık dışarıda ciddiyetini koruduğu olur.

1 Diş Göründü :)

Nihayet aylardır özlemle beklenen diş baş gösterdi. İlk dişimiz alttan sağ taraftan çıkıyor yanındakinin de çıkması an meselesi gibi. Oğlumun hayatının önemli kilometre taşlarından biri daha döşenmiş oldu bu zaman diliminde. O kadar yeni ki görmek için mercek gerekir ama anneler görürler:) 
                    (Bu arada diş çıkarma sürecine dair detayları 8. Ay gelişim notlarıyla giricem.) 

Şuan tuhaf bir duygu içindeyim. Sevinci ve hüznü iç içe yaşıyorum. Daha bu sabah yatağından alırken gözüm bordürüne takıldı. İç sesim büyüyor Dilek dedi. Dün gibi çokoprens bordürü bulduk diye millete ballandıra ballandıra anlatmamız. Söylene söylene, ağlana ağlana,sızlana sızlana büyüyor aslında fark etmeden. Oysa ki birkaç ay öncesine kadar kucağımdan düş artık diye isyan ediyordum. Hani bu çocuğun dişi dedik diş geldi. Sünneti zaten oldu bitti.Gazı deseniz azaldı gibi. Küçük adamım, sen gerçek adam olma yolundasın... Dur biraz ya, ben daha doyamadım bu bebek hallerine. Bir uykun kaldı. O da hepsine bedel aslında.


Dün akşam Osman’ı (Öyle Bir Geçer Zaman ki) yeni bölüm fragmanında izledim. Ben burada yalnız mı yatıcam diyor babasına. Babası odasının kapısını kapadığında tek başına kalışına içim gitti .Sonra kendi kendime kızdım elin Osman’ına  üzülüyorsun da kendi Osman’ın yalnız uyusun istiyorsun diye. İlk defa ağlamanı bekledim yanıma almak için. Tabi sende hiç gecikmedin aldım koynuma öptüm kokladım. Yatırdım yine yanıma uyurken gülümsemeni gördüm ilk kez ben öptüm sen güldün uyuduğun halde. Nasıl tarifsiz bir sevgi nasıl karşılıksız bir aşk seni çok seviyorum annecim hem de dünyalar kadar ,galaksiler,yıldızlar, ucu bucağı bilinemeyen kara delikler kadar çok seviyorum.İyi ki sen olmuşsun iyi ki benim olmuşsun canım oğlum…

2 Doğum Sonrası Korse Kullanımı

5. ay gelişim notlarını yazmaya hazırlanırken oldukça geride kaldı biliyorum ama, hamilelik forumlarında sıkça okur olduğum korse mevzusuna da değinmek istedim. Madem burada yeni anne olacaklara tecrübelerimi aktarıyorum bu konuyu atlamak istemedim. Sonuçta biliyorum ki henüz bebeşini kucağına almamış bir çok hamiş ve anne adayı sayfamızı okuyor.
Doğum şekliniz ne olursa olsun ister normal ister sezeryan ilk hafta korse kullanmaya başlamanızı tavsiye ederim. Ben sezeryan doğum yapmış olmama rağmen ilk hafta korse giymeye başladım ve yaklaşık iki ay boyunca da hiç çıkartmadım. Olası kazalara karşı yedekli 2 adet korsem vardı. Korsenizi seçerken hamile kalmadan önceki bedeninizin, bir alt bedenini almanız gerekiyor. Mesela 38 bedenseniz 36 seçmelisiniz. Ama ilk haftalarda şişkinliğiniz tam olarak gitmediği için ve sezeryan dikişlerini de düşünerek ilk korsenizi kendi bedeniniz olarak kullanabilirsiniz. İki ya da üç hafta sonra artık bir alt bedeni kullanmaya başlamalısınız. Amaç rahat etmek değil biliyorsunuz göbekten kurtulmak.


Ben korselerimi doğum yapmadan evvel hazırlamıştım. İlk önce çamaşır değişiminde sıkıntı olmasın diye sadece karın bölgesini içine alan korse tercih ettim (külotsuz,) fakat hiç rahat edemedim. Her ne kadar silikonluda olsa toplanma yaptı. Sonrasında çamaşır formunda olup (külotlu) göğüse kadar çıkan modelini aldım. Çokta memnun kaldım. Şimdilerde doğum yapmış ve korse kullanmayı tercih etmemiş annelerin şikayetlerinin hiç birini yaşamıyorum. Ne yumuşak bir karnım var, ne göbeğim kaldı ne de ameliyat yerimin üzerinde hafif bir sarkma var. Karın bölgem hamile olmadan evvel nasılsa şimdi de aynı şekilde. O nedenle  ben diyorum ki bebeğinizi doğurduktan sonra normal hayata döndüğünüzde, hamileliğin vücudunuzda bıraktığı hasarları görmeye başlamadan tedbirinizi alın ve hayatınızı bıraktığınız yerden hem de bir de bebek sahibi olarak devam ettirin. Keşke korse kullansaydım dememek için önerilerime kulak verin derim.