0 8 Aylık Bebek Gelişimi -1- (Vücut Diliyle İletişim Kurmaya Başladı)


Buradan  8 Aylık Bebek Gelişimi (2) ve 8 Aylık Bebek Gelişimi (3) okuyabilirsiniz.

8.ay bambaşka deneyimlerle dolu bir ay olarak geldi geçti hayat seyrimizden.Birçok ilkle doluydu,çok güzel izler bıraktı hatıra dağarcığımda.Onca ay içinde 8.ayı daha belirgin hatırladığımı hissediyorum,sanırım en önemli nedeni ilk karşılıklı iletişimlerimizi kurduğumuzu görmemdi.Bu ayda geçmiş aylarda başlayan konuşma eğlimi sürekli mırıldanmaya dönüştü.Mır mır sürekli ağzında birşeyler geveliyordu.Anlamsız hiç bişeye benzetemediğim seslerden başka anlamlı hecelemeler de vardı."De de de" ve "na na ne" gibi ama asla söyletmek istediğimde tekrarlamadığı gibi anne baba kelimelerini de yarılsamda ağzından duyamadam.Demem o ki konuşacak diye beklemeyin,ama tabi ki deneyin belki siz istediğinizi söyletmeyi başarabilirsiniz.İşin ilginç yanı belki 9. ay da sürekli konuşma hali devam etti ama sonraki aylarda o geveze tavrı kalmadı.Düşünüyorum acaba artık eskisi kadar dikkatimi çekmediği için mi böyle hissettim ya da gerçekten daha az konuşur mu oldu bilemiyorum.Bu ara takipteyim daha bugün Gökhan' da aynı şeyi söyledi daha az konuştuğunu o da farketmiş.Sanırım oyun oynamayı bir süre askıya alıp konuşma üzerinde çalışmamız gerekiyor.

Ve ilk iletişimlerimiz söylediklerimizi anlamaya başladığını farketmemle kurulmuş oldu.Artık adı söylendiğinde her defasında olmasa da dönüp bakıyordu."BAK ne getiricem" ya da "BEKLE anneciğim" dediğimde durup ne olacağını takip ettiğini farkettim.Kısa komutlar halinde söylediklerimi yavaş yavaş anladığını hissetmeye başladım ama asla YAPMA - DİKKAT - HAYIR gibi kelimelere yüz vermedi.Anlayacağınız daha 8 aylıkken işine geleni anlama eğilimindeydi benim yaramazlık geni baskın olan oğlum.Evet korktuğum günler yavaştan geliyoruz kendini hazırla bakalım diyordu.Erkek bebeğe hamile olduğumu öğrendiğim zamandan bugüne hep o haşarı, hiperaktif tipten olmasın diye dua ettim ama bugün maalesef benim oğlum tam bir deli fişek.Öyle ki yapma,hayır gibi ikazlarıma yüz vermediği gibi üstelediğimde ya da istediği bişeyi vermeyip,birde elinden aldığımda ciddi ciddi itiraz etmeye başladı.Müdahale edişime bozuluyor,adeta banane ben onu yapıcam ya da onu istiyorum der gibi hiddetle reaksiyon verip hırçın tavırlar sergiliyordu.Ama sadece olumsuz değildi sergilediği tavırları, olumlu halleri de vardı bizim evin martısının.


Benim bebeğim büyümüştü de duygularını vücut diliyle ifade eder olmuştu.Mesela ilk defa utangaç tavırlar sergilemeye başladı.Sevmeye çalıştığımızda ya da yaptığı bişeyi taktir ettiğimizde sağ omzunu yukarı kaldırıp başını o yöne doğru eğmesiyle daha da bir maskot oldu ailemizin en küçük ferdi.Bunun dışında gel dediğimizde gelmeye yelteniyor,birşeyler öğretmeye çalıştığımda tam olarak konsantre olamasa da ilgi gösteriyordu.En önemlisi de öpüyordu artık benim cennet kokulum.Bizler gibi olmasa da kendince içinden geldiğinde dudaklarını hafif aralayarak değdiriyordu yanaklarımıza.Hala da sevgi coşkusu yaşadığında aynı şekilde kendine özgü öper oğlum gönlü kime coşmuşsa.Ve tabi her sabah uyandığımızda uykusunu almışsa yeni güne onun öpücüğü ile başlamak yüzyıllarca bitmesini istemediğim bir gelenek oldu Bunlardan başka birde 8.ay içinde filizlenmeye başlayan ilk dans hareketleri var. Tv izletmiyordum ama ara da laptoptan Mickey Mouse şarkıları izleyip dinliyorduk.İlk kıpırdanmalarımız ve içimizdeki dans cevheri bu şekilde çıktı gün yüzüne, şimdilerdeyse tutabilene aşkolsun kapı gıcırtısına oynayacak halde dansı sever oldu ve bu arada lakabımızda party boy :)

5 Bugün Benim Anne Olduğum Gün

                                                      ÇOKOPRENS 1 YAŞINDA
Oğluma,GÖKALP'ime...
Evet…
Gün oldu devran döndü ve bugün ikimiz de 1.yılımızı kutluyoruz. Ben artık 1 yıllık bir anneyim, sense 1 yaşında bir küçük adam. Bugün itibarıyla genel olarak bebek olmaktan çıkıp çocuk olma yolundasın, ama ben daha şimdiden anladım ki, sen fiziksel olarak ne kadar büyüsen de hep benim bebeğim olarak kalacaksın.
Günlerdir bu yazıyı düşünüyorum, ne desem ne yazsam da sana sevgimi ifade edebilsem. Ama olmuyor, bulamıyorum içimdekileri anlatabileceğim o büyülü kelimeleri, kuramıyorum coşkumu ifade edecek cümleleri ve erteliyorum sürekli yazmayı. Gün bugündür Dilek hanım dedim artık, o gün geldi çattı belli ki yok çıkmayacak istediğin türden bir yazı, ilham perisini beklesek de gelmeyecek. Hem bunun daha 2’si var 3’ü … 40’ı yazarsın belki o zaman istediğin gibi içine sinen bir şeyler, ya da sende farkındasın ve kabul ettin artık aslında hiç anlatamayacağını bu tarifsiz aşkı…

Ben dünyada böyle bir duygu yaşamadım tarifi için azıcık bile benzetebileceğim bir şey yok. Senin kadar güzel bir şey de görmedim, ömrümün bu noktasına kadar, sonrasında da göreceğimi sanmıyorum. Senin kadar güzel bir insan ya da senin kadar güzel bir bebek değil ,senin kadar güzel bir varlık yok benim için. Sen en güzel manzaradan daha güzelsin, en güzel notadan daha güzel, en güzel renkten daha güzel… ve daha nice kıyaslayacağım şeyden. Sen salt güzelsin. Katıksız, karşılıksız beklentisiz, aşksın sevginin en coşkun halisin.
Sen şimdi 1 yaşına girdin ve bebek olmaktan çıktın ya değil 1, 100 yaşına girsen ve farzet ki ben o günleri görsem birlikte yaşadığımız onca şeye rağmen bende bıraktığın ilk hatıralarını unutmam mümkün mü?
O gözlerin, dünyadaki nice renkli gözden, hatta en güzel kabul edilmiş olanlardan çok daha anlamlı çok başka benim için.
O bakışların silinir mi hafızamdan sen kocaman bir adam olsan, baba olsan, milyon yıl geçse üzerinden bendeki o bakışın silinir mi?
O sesin, dünyadaki en güzel melodi mukayese edilebilir mi, en beğenilen şarkı kıyaslanabilir mi hiç? Onlar, anlamsız olmasına rağmen ne güzel tınılardır şimdiye kadar hiç duymadığım, milyon yıl geçse üzerinden unutur muyum?
O ayakkabı giydiremediğim topik ayaklarını hele o tombiş ellerini, küçücük avuçlarına aldığında yüzümde bıraktığı sıcaklığı, yumuşaklığı milyon yıl geçse üzerinden hatırlamaz mıyım?
O parmaklarımı gezdirdiğim, dudaklarımı gömdüğüm kıvrım kıvrım ipek saçların, nasılda yumuşak, hiç bu kadarı var mıdır diye düşünmeden edemediğim ipek saçların milyon yıl geçse üzerinden çıkar mı aklımdan?
Hele o mis kokun kendime engel olamadığım öptükçe büyüleyen gıdığında, boynunda, yanağında, elinde, ayağında olan o cennet kokun milyon yıl geçse üzerinden gider mi burnumdan?

Dünyanın en güzel güleni..Sen güldüğünde, en parlak yıldızlardan daha göz kamaştırıcı, güneşten daha sıcak yapıyorsun bulunduğun yeri. Sen benim evimin neşesisin, sen benim evimin en güzel süsüsün, sen benim var olma nedenim, yaşama sebebimsin. Sen benim her şeyim aşkım, biriciğim, evladım oğlumsun. Seni çok ama çok seviyorum doğum günün kutlu olsun.
Annemin bana her sene söylediği gibi iyi ki doğdun annecim iyi ki seni doğurdum.
İyi ki sen oldun.
İyi ki benim oldun.
Dilerim ömründe inşallah kendin gibi güzel olsun.
Hep beraber böyle coşkuyla kutlayacağımız nice nice senelere….

0 Bebeklerde Gaz Sancısı -2-

BİFİFORM'UN ARDINDAN COLİNOX DAMLA KULLANMAYA BAŞLADIK                  
 Bebeklerde Gaz Sancısı -1- başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Birinci yazımda, Gökalp daha birkaç günlükken başlayıp, katı gıdaya geçtiğimiz döneme kadar denediğim ve bizde nasıl tesir ettiklerini anlattığım, farklı damlalar ve bu damlalara rağmen bitmeyen bir gaz sürecinden bahsetmiştim. Bu süreçte Gökalp’e en iyi  gelen BİFİFORM damla olmuştu. Fakat 6. Ayla başlayan katı gıda dönemiyle birlikte gaz kıvranmaları ciddi şekilde arttı. Süt hazmını yeni yeni öğrenen bağırsaklar bu sefer sebze meyve gibi akışkan olmayan yiyeceklerle mücadeleye başlamıştı. Bu gaz denen şey öyle zor bir illet ki gecelerce uyumadığımız haliyle onun da benim de hırçın olduğumuz günler oldu. Önceki yazımda Bifiform damlanın katı gıdaya başladıktan sonra tek başına yeterli gelmediğini takviye olarak rezene çayı ve muskat vermeye başladığımı fakat yine de gazın bitmediğini yazmıştım. Katı gıdaya geçtiğimiz ilk ay (6.ay) bu üçlüyü kullandım fakat üçüne rağmen yeterli sonucu alamadığımı görünce tekrar arayış sürecine girdim.7.ayda kabızlığı dolayısıyla doktorumuzun yönlendirmesiyle Duphalac bağırsak düzenleyici kullandık. 1 aylık kullanım süresi sona erdiğinde kabızlık sorunumuz bitmişti. Ama tekrar kabızlığı başlar mı endişesiyle ve aynı zamanda gazı için tek bir damla çözüm olabilir mi umuduyla ilaç ve eczane pazarına yeni giren COLİNOX damla kullanmaya karar verdim. Colinox bağırsak düzenleyici gaz damlası olarak reklam edilmekte. Ben ilk kullanıcılarından olacağım için internette damla ile ilgili anne yorumu okuyamamıştım. Fakat hemen hemen tüm eczanelerin vitrininde ve bebek dergilerinin ilgili sayfalarında oldukça büyük bir tanıtım ile piyasaya çıkmaları denemeye değer hissi uyandırdı bende. Zaten bu zamana kadar daha el kadar bebekken maalesef bir çok damla denemek zorunda kalmıştım.
Aslında damla kullanımının iyi bir şey olmadığı ilerde adını anmak istemediğim hastalıklara yol açtığı rivayet ediliyor. Fakat 8. aya gelmiştik ve ben hala çaresizce bebeğimi rahatlatmaya çalışıyordum.İlaç desteği olmadan o kıvranmaktan iyice harap olacak ben yorgunluk ve uykusuzluktan daha mutsuz ve haliyle sevimsiz bir anne olacaktım. O nedenle kendimle bu vicdan hesaplaşmasını gerçekten yaptıktan sonra doğru olana karar verdiğimi kabul ettim. Sonuçta istikrarlı kullandığım damla Bifiform’du ve sadece gıda takviyesi olarak geçiyordu. Nihayet Colinox damlayla birlikte muskat kullanımını bitirdim. Hala sabahları kahvaltısıyla birlikte 50 cc rezene çayı içiriyorum. Hem kendisi severek içiyor hem de olan gazı için iyi geliyordur diye düşünüyorum.
10 . aya kadar bu şekilde devam eden gaz sürecimiz belki de bağırsakların artık iyice gelişmesiyle tam olarak sona ermese de BİTTİ JEvet hiç bitmeyecek sanıyordum ama 10. Aydan sonra artık her gün damla vermeyi sonlandırdım. Sonuç olarak zaman zaman gaz sıkıştırması yaşadığımız günler oluyor. Hatta bunların bazen ard arda birkaç gün sürdüğü de oluyor.Bu kadarına da minnettarım, inşallah ileride hiç gazı hatırlamadığımız günlerde gelecek. Bu müjdeli haberi verdikten sonra gaz sancısı yazılarının sonunu darısı uykusuz gecelerimizin başına diyerek getiriyorum. Uyku sorunumuza dair yazımı da ilerleyen aylarda yayınlayacağımı hatırlatarak tüm bebeklere ve ailelerine gazsız huzur dolu günler diliyorum J