0 11 Aylık Bebek Gelişimi -1- (Hırçınlık- Hem Bağımsız Olma Hem de Anneden Ayrılmama İsteği- Kendi Başına Oyun Kurma)


11 Aylık Bebek Gelişimi (2) ve 11 Aylık Bebek Gelişimi (3) yazılarımı okuyabilirsiniz.



11.Ay Gökalp için bağımsızlığını ilan ettiği ama aynı zamanda beni kendisine bağımlı kılmak için direttiği bir ay oldu. Hem gözüne kestirdiğini ya da aklına eseni yapmaya çalışıyor ve bunun için bütün sınırları zorlayarak inat ediyor hem de bunları yaparken bir yandan ben de yanında yöresinde civarında olayım istiyordu. Öyle ki, 10. Ay da oh be dediğim artık mutfakta bir şeyler yapabilme durumum, sadece 1 ay sürmüş oldu. Asla ve katta yanından ayrılmama tahammülü yoktu; bulunduğum yer bir oda mesafesi ve emekleyerek yanıma gelebiliyor olsa bile. O neredeyse ben bir refakatçi gibi yanında oturmalıydım ve o da canı ne isterse onu yapmalıydı.
Hayır, yapma, çıkma, elleme gibi müdahaleler yapmama ise deli oluyor son derece hırçın ve agresifçe karşılık veriyordu. O kadar sinirli bir tavrı vardı ki şu hırçın ağlak istediği olsun diye kendini oradan oraya atan çocuklardan olacak diye aklım çıkıyordu. Şimdilerde 16. Ayımızdayız çok şükür o tip bir profilimiz yok ama çokta sakin ve mülayim bir çocuk olduğunu söyleyemem. Yaramaz kategorisine girmese de hareketli bir çocuk olduğu bulunduğu ortamda 2. dk itibaren farkedilebiliyor. Gökalp maalesef yalnız büyüyen bir çocuk ve hayata karşı her acemi başlangıcı yaşayan bebek gibi meraklı. Ama bu merakını giderebileceği sadece dört duvardan oluşan bir salon var. Orada da kapalı dolaplar, düğmelerine basılması yasak bir tv, üzerine çıktığında hoop aşağı indirilen bir koltuk ile sehba ve uzanamadığı bir masa ve konsol var. Böyle bir ortamda merakını gidermesi ya da doyurması pek mümkün olamıyor. Yazarken ben bile kendime kızdım. Bu kadar kısıtlı bir alanda tutmaya çalıştığımın inanın yeni farkına varıyorum. Ama sadece yalnız olan Gökalp değil ki. Ben de onun kadar yalnızım; onun dağıttığı ortalığı bin kere toplarken aman noolcak çocuk böyle büyür işte diyebileceğim dinginliğe huzura ve o ruha sahip değilim. Yorgunum, yoruluyorum yapamıyorum ve maalesef tek başıma yetemiyorum. Üstelik haksızlık yaptığımın da farkındayım benim oğlum görenlerin maşallah ne kadar uslu dediği bir bebekken sadece hareketli olduğu için kızıyorum zaman zaman ona.

Ama uyumadan dinlenemeden onun enerjisine yetişemiyorum olmuyor. O her gün büyürken, mevcut hücreleri artar ve yenilenirken ben artık gerileme döneminin başındayım,maalesef benim hücre yenilenmem onunkinin yanında yok sayılır.Hal böyleyken de ona ayak uydurmak mümkün olmuyor.Zaten benimle oynamak gibi bir isteği de yok en fazla 5 bilemediniz 10 dk sonra ilgisi dağılıp başka şeylere yöneliyor. İşte böyle anların birinde fark ettim ki ilk defa bu ayda kendi başına oyun kurmaya başladı. Oyuncakları birbirine çarpmak ya da üst üste ve yan yana koymak gibi basit fakat en fazla yine 5, 10 dk süren oyunlardı bunlar.Ne kadar güzel bir tablodur o bilemezsiniz. O filmlerde izlediğiniz ve imrendiğiniz ev hali işte. Anne ya da ev ahalisi ne işi varsa onunla ilgilenirken evin meleği kendi kendine oynuyor. Aslında evin annesi için o anda ne işi varsa demek pek doğru olmaz. Çünkü hangi işi olursa olsun meleğinin o huzur dolu anlarına kayıtsız kalamayıp sessizce oyunu bozulmasın diye kendini farkettirmeden onu seyre dalıyor.



Canım oğlum canım benim öyle böyle büyüyor ve büyümekte işte.Artık ona karşı daha sakin ve tahammüllüyüm. İtiraf etmeliyim ki ilk 11 ay bu kadar hoşgörü sahibi değildim.Uykusuz geçen bitmeyen gecelerin ardından bir de gün boyu kucakta taşımak ve gönlünü yapmak çok kolay olmuyordu.Şimdiler de artık neredeyse kucağımda tutamıyorum.Kendini çok güzel ifade edebilen bir çocuk olduğu için paylaşımlarımız da arttı.Benim gibi bebeğini yalnız büyüten ve kendini çok yorgun hissedip tahammülünü yitiren annelere sabredin  güzel günler sizi bekliyor diyerek cesaret vermek istiyorum. Her şey gerçekten fark ettirmeden güzelleşiyor.Biz en zor zamanları geride bıraktık bundan sonra bebek büyütmenin en zor döneminden kolay günlere doğru hızla ilerliyoruz.


Gelsin evlatlarımızla geçireceğimiz keyif dolu günler.Çok özledik çok bekledik çok hakkettik değil mi? Bu yazı 11 ay gelişiminden daha ziyade bir moral yazısı kıvamında oldu ama telafisi sonraki yazılarımda.

31 Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri Ve Çözüm Önerileri -3-

Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri ve Çözüm Önerileri (1) ve Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri ve Çözüm Önerileri (2) yazılarımı okuyabilirsiniz

UYKU YAPICI BİTKİ ÇAYLARI-DAY AND NİGHT UYKU ŞURUBU- ATARAX ŞURUP- HOMEOPATİ YÖNTEMİ

Maalesef başarısızlıkla sonuçlanan tüm kendi kendine uyutma yöntemleri denemelerimden sonra anladım ki bizim velet kitap adamı değil. Kitaplarda bahsedilen türden bir uyutma yöntemi bizim evde işe yaramayacak o halde inat etmenin bir anlamı yok. Hem ne kadar daha emerek uyuyacaktı ki, diye kendi kendime sordum. Kızım sen şikayetçi misin bebeğini bu şekilde uyutmaktan? Bırak şu popilist yöntemle uyutuyorum ayaklarını da cevap ver. Aslında hiçte şikayetçi değildim; hem bebeğim güvenle uyuyordu hem ben ona bu kadar yakın olduğum için huzur buluyordum. Eee neydi o zaman yaşanan bunca dram? Ne miydi eller yapmış bizim neyimiz eksik ki yarışları. Ama kendime haksızlık etmekte istemiyorum benim uğraşım gece sık uyanmasının önüne geçebilmek içindi. Olmadı haddinden çok zorladım ama olmadı. Olmuyorsa oldurmaya çalışmanın alemi yok deyip hayatımızı akışına bıraktım bende. Çokta iyi etmişim. Şimdilerde daha bir güvenli bize karşı daha rahat bırakıyor kendini uykuya. Ama hala sık uyanmalarımız bitmiş değil. Hiç olmazsa o dönemde yattıktan 1 sonra uyanmak ve ard arda tüm gece nerdeyse saat başı kalkmak huyundan vazgeçti. Şimdilerde akşam 21:00-21:30 arasında yatar iki saat sonra 23:00 – 24:00 arası uyanıp yanıma gelir. Gece de 2 yada 3 kez mıkırdanmaları pış pışla geçiştirilir. Ama bu güzel tablo birde bunun pış pışla geçiştirilemeyenleri oluyor ki sağ omzum, boynumun sağ tarafı, sağ kolum ve sağ bileğim bir gün çürüyüp düşecek diye korkuyorum. Bu korkuyla atadan kalma ayakta sallama yöntemini de denedim, onu atladım sanmayın.

Ama bizim sırtı yere gelmez pehlivan kıyametleri kopardı da yatmadı ayağıma. Yüz üstü yatmaya alışkın olduğundan mıdır anlamadım uyutmanın dışında ayağımda öylece sallamayı denediğimde bile çığlık çığlığa attı kendini yere.
İşte bu bitmek bilmeyen gece vardiyasından madem yöntemle başa çıkamadım; bende onu sakinleştirip rahatlatacak bir şeyler verip, derin uyumasını sağlayabilir miyim aramaları ile, önce en masum rahatlatıcılar çaylarla işe başladım. Rezene çayını zaten sabah içiyordu akşamları yatmadan 1 saat evvel önce rezene, etkili olmayınca milupanın gece çayını denedim. Rezeneyi keyifle içiyordu ama gece çayını nerdeyse hiç içmedi. E haksız da sayılmazdı Allah’ım nasıl bir tattır o öyle. Sonrasında eczaneden anason çayı alıp demledim ama nafile bana mısın demedi. Böylece uyutma yöntemlerinden sonra uyku yapıcı bitki çayları da tarih oldu evimizde.
Çaylardan sonra ki ilk ilaç desteğimiz Day And Night uyku şurubu oldu. Bu şurup bir nevi Milupanın gece çayının şişelenmiş eczanelerde satılır hali. Tamamen bitkisel içerikli olup bebek uyumadan 1 saat evvel vermek suretiyle içindeki papatya, portakal, melissa, lavanta gibi bitkilerle sakinleştirme sağlıyor. Gökalp’in deli enerjisine beklediğimiz etkiyi yapmamakla birlikte faydasız olduğunu da söyleyemicem. Denemek isteyen annelere gerek internetten gerekse eczaneden bilgi desteği alarak kullanmalarını tavsiye edebilirim. Çay yada sakinleştirici desteği tercih etmemin en önemli sebebi Gökalp’in uykusu seyreldiğinde büyükler gibi kendini uyutmaya çalışmak yerine uyanmayı tercih etmesi oldu. Aslında Gökalp’e değil tüm bebeklere has bir özellik bu. Bebeklerin sık uyanma nedenleri arasında bir de bu birşeyleri kaçırma, herşeyin içinde olma, gündüz öğrendiklerini sonsuz tekrar etme isteği gibi gibi uyanmaya sebep olacak ruh halini de sayabiliriz.
Belki çok üst üste kendi kendine uyuma stratejileri uyguladığım içindir tam olarak nedenini bilemiyorum. Bir ara iyice zıvanadan çıktı. Yatırdıktan yarım saat sonra kalkıyor,çılgın gibi ağlıyor, babasında değil durmak, yatağından almasına bile tahammül edemeden boynumda yatmak için feryat ediyordu.

Saatlerce uykuya dalmasını bekledikten sonra yatağına bırakmaya çalıştığımda o yorgunluk ve uyku haline rağmen yine uyanıyor ve tekrar çığlıklarla saatler alacak yeni bir uykuya dalma süreci başlıyordu. Artık bütün sinir sistemimin alt üst olduğu bu dönemde internette bazı annelerin alerjik durumlarda bilhassa kaşıntı için kullanılan Atarax adlı ilacı bebeklerine uyusun diye verdiklerini okudum. Tamda o dönemde ayak parmaklarında oluşan mantar için gittiğimiz deri hastalıkları dr. İlacı vermekte bir sorun olmayacağını, yaşından evvel verilirse erken olabileceğini, bunu bir alışkanlık haline getirmediğimiz sürece bir belki iki defaya mahsus bir müddet verebileceğimizi söyledi. Dr. aldığım zararsız bilgisinden sonra hemen yatmadan evvel 1 çay kaşığı vermeye başladık. İlaç aslında öylesine etkili ki internetten okuduğum kadarıyla yetişkinler bile daha fazla ölçekle uyumak için kullanıyordu. Bizim evdeki adamı ise sadece sersemleştirdi. Evet nerdeyse artık kendisine uyku ilacı veriyordum ona rağmen bayılmıyor sadece sersemleşiyordu. İlk etapta baygın bir şekilde yatıyor ama, sarhoş gibi yine aynı saatlerde kalkıp, kucağıma almamla tekrar uyuması bir oluyordu. Velhasıl çok etkili bir ilaç bizimki kadar inatçı değilse sizde daha etkili olacağına eminim .Ama lütfen siz yine kendi dr. Bir danışın öyle kullanın derim.
Bütün bu deneme süreci sona erip üzerinden bir müddet geçmesine rağmen, devam eden ve hiç bitmeyecekmiş gibi gelmeye başlayan uyuyamama durumumuza, başka nasıl çözüm üretebilirim aramalarım, internet üzerinden sürmeye devam etmekteydi. Ama şunu söyleyebilirim ki uykusuzluk sadece benim sorunum gibi görünüyor. Gökalp son derede enerjik bir şekilde güne başlayıp devam edebiliyor, buna karşılık çoğunlukla huysuz ve mutsuz bir hali oluyor. Bense kendimi çok yorgun ve haliyle tahammülsüz hissediyorum. Daha önce okuduğum uykusunu alamayan yada iyi uyuyamayan çocuklarda hiperaktiflik gözlendiği vurgusu benzer bir şekilde bizim evde de vuku bulmaktaydı. Nihayetinde bu seferde Avrupa ülkelerinde yüz yılı aşkın bir süredir uygulanan Türkiye de ise yeni yeni yaygınlaştırılmaya çalışılan Hemeopati Yöntemini denemeye karar verdim. Bu bizce henüz belirsiz bir tedavi şekli olduğu için herhangi sertifika sahibi dr değil de aynı zamanda çocuk dr olan birini tercih ettim. Homeopati, bedenin kendi iyileşme gücünü harekete geçiren bir şifa yöntemidir. Cerrahi müdahale gerektiren durumların dışındaki hastalıkların büyük çoğunluğunda homeopati kullanılabilir. Genellikle iyileştirir; iyileştiremediklerine ise kesinlikle zarar vermez! Şeklinde açıklanan bir tedavi şekli ve tedavi edici argümanları ilaç değil bitkiler ve mineraller. Dr.Hamilelik döneminden son güne kadar Gökalp’in tüm yaşam seyrini en ince ayrıntısına kadar bilgisayarındaki standart tablolara girip en uygun argümanı buldu ve uygun ilacı tek doz olarak vermesi ile tedavimiz sona erdi. Verdiği kendilerine has bitki özleri ve minarallerden oluşan ilaç küçücük bir kaya tuzuna benziyordu. Aslında dil altı şeklinde alınması gerekiyormuş ama çok küçük olduğu ve tutamayacağı için yarım bardak kadar suda eritip verdik.1 hafta içinde iyileşme olması gerekir demişti fakat ilk hafta sonuç alamadık tekrar gittiğimizde başka bir ilaç denedi. Sonuç olarak ilk 10 gün gece de sadece 1 defa kalkarak büyük bir mucize yaşadık. Bizde bu mucizeyi neye bağlayacağımızı bilemedik. Büyüklerimiz hep bir yaşına gelsin, bir yürüsün ,bir parka bahçeye çıkar diyorlardı. Bu uyku iyileşmesi de, hemeopati yöntemi denediğimiz diğer adımlarında gerçekleştiği sırada oldu.1 yaşına yeni girmişti,yeni yeni yürüyor haliyle epey yoruluyor ayrıca hergün en az 1 saat parka gidiyordu .Sonuç olarak bu güzel rüya sadece 10 gün kadar sürdü ondan sonra tekrar aynı uyanmalar başladı. Bende bir üçüncü kez gitmedim açıkçası. Ama yöntemden  birbirinden farklı rahatsızlıkta gerçekten fayda sağlayan bir çok insan var. Ve açıkçası sürekli gidip gelmeniz istenmediği ve tek seferde fayda sağlanmaya çalışıldığı için bana son derece ethik bir tedavi şekli gibi geldi.
Sonuç olarak denemediğim şey kalmadı dersem abartmış olmam sanırım. Ve bunca deneyim ve edindiğim tecrübelerle bu uyku sorunu üzerine sıkıntı yaşayan annelere rahatlıkla tavsiye edebilirim ki.Sakin olun;zamana bırakın. Evet denediğim onca uyku yöntemleri, ilaç ve çaylara rağmen sakin olmaktan ve zamana bırakmaktan başka çözüm bulamadım. Yaptıklarımın hiç birinde bilinçsiz olmadığım için rahatım. Tek pişmanlıklarım Ferber ve Yatır Kaldır yöntemleri nedeniyle bebeğimi çok ağlatmış olmam. Diğer tüm denediklerimde hep araştırdım hep dr danıştım. Anladım ki her bebeğin daha doğuştan kendine has bir karakteri var. Denenen onlarca yöntem içinde sizinkisi bambaşka olabilir ama olmayabilir de. O nedenle benim yaptıklarımı yapmayın diyemem. Fakat oldurmaya çalışmayın 1 senelik mücadelenin sonunda ben artık benim bebeğimin bu şekilde bir çocuk olduğuna kanaat getirip aranmaktan vazgeçtim. Ve zamana bıraktım. Sanırım o da artık yavaş yavaş ya vakti geldiği için ya da benim onunla uğraşmaktan vazgeçtiğimi anladığı için daha sakin ve uyumlu.

Tracy Hogg kitabında benim gibi annelere bebeklerini uyutamadıkları için ‘hatalı ebeveynlik’ teşhisi koymuş. Ne kadar ağır bir itham. Oğlumun ağlamasına kıyamadığım için onu yatağından almam, koynumda teselli etmem nasıl hata olabilir. O daha kuzu ya annesini istiyor çaresizce ağlarken niçin kendimden mahrum edeyim ki. Tamam Tracy tamam hatalıyım ben canım. Sen bebeleri yatıra kaldıra, denemeye devam diye diye, hem anaları hem bebeleri saatlerce ağlatmaya devam et. Annelik sevgi aşk fedakarlık hoşgörü tahammül ama en fazla da sabır işi. Hepinize sabrınızın zorlanmayacağı mışıl mışıl uyuyacağınız geceler diliyorum. Bundan sonra uykuya dair yeni bir başlık açmayıp gidişatımızı aylık gelişim notları içinde bildiricem.

10 Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri Ve Çözüm Önerileri -2-

Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri ve Çözüm Önerileri (1) ve Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri ve Çözüm Önerileri (3) yazılarımı okuyabilirsiniz.

KENDİ KENDİNE UYKUYA DALMA YÖNTEMLERİ : TRACY HOGG (ŞİŞT PAT VE YATIR KALDIR YÖNTEMLERİ) - FERBER YÖNTEMİ - YATAĞINDA MASAL OKUMA YÖNTEMİ

Gökalp bir önceki yazımda da yazdığım gibi ilk aylar dışında uykuya yatmada sorunu olmayan bir bebekti ama gece de bilmem kaç defa kalkması yüzünden, okuduklarım, gece uykuya yatırma tekniğimi de değiştirmem gerektiğini düşündürdü. Emerek uyuduğu için acaba uykusunun seyreldiği anlarda göğsümü ve kokumu mu arıyor gibi sorularla bebeğime kendi kendine uykuya dalma teknikleriyle adeta işkence ettim. Neler mi denedim bu uğurda? Buyurun o zaman bilinen ve denenen tüm bebek uyutma yöntemlerine.


-Kendisinden hep övgüyle bahsettiğim Tracy Hogg “Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler” adlı kitabında sık uyanan bebekler için ilk aylarda “şişt pat” yönteminden daha sonraki aylar için “yatır kaldır”  yöntemden bahsediyordu. Şişt pat yöntemini 3 aydan küçük bebekler için uygun gören Tracy abla diyor ki bebeğin kulağına şişt derken poposuna, sırtına acıtmayacak şekilde pat pat vuruyorsunuz. Ses ve dokunuş sözüm ona onu sakinleştiriyormuşmuş... Faydası olan bebekler muhakkak olmuştur ama bizde hiçbir etkisi olmadı. (Siz bize bakmayın diğerlerine göre en masum yöntem bu olduğu için bir deneyin. Diğer yöntemler için bu parantezi açmıcam siz okuyun ve denemeye kendiniz karar verin) Daha sonraki aylarda uygulanan yatır kaldır yönteminde bebek ağlarken kucağınıza alıp sustuktan hemen sonra yerine yatırmanız gerektiği vurgulanıyor. Yani tam sustu azcık dalsın değil hemen yerine koyun orada debelenirken pış pış yapın ağlarsa yine alın susunca yine koyun yılmayın uyuyana kadar tekrar edin. Yüz kere mi ağladı yüz kere kaldırıp susturun yatırın çocuğu maymun edin. Oncacık bebek sinir hastası siz ruh hastası olun. Sonra bebek uyusun. Ne mümkün yahu hesapta bu bir ağlatma değil ağlatmama yöntemiymiş neden mi? Susturuyorsun kucağında öyle koyuyorsun ya yatağa işte o yüzden. Yatakta ağlaması sayılmaz çünkü sen susturdun koydun. Ağlaması bebeğin sorunu yoksa Tracy yöntemde bir arıza yok. Yaw çocuk daha yatağa koymadan meğil ettiğim anda ağlama krizine giriyor. Nasıl ağlatmama yöntemiymiş bu anlamadım yani o çok metettiğim Tracy uyku konusunda bizim evde sınıfta kaldı. Üstelik kitabında sık sık bebeklerin 3-4 ayda bir büyüme sıçraması yaşadığını bu dönemlerde daha fazla yemek ve emmek isteyebileceğini haliyle sık uyanmaların yine olacağını düzeninizin bozulmasına şaşırmamanızı vurguluyor. Ben bu ağlama nöbetlerini tekrar tekrar yaşayacaksam neden çocuğu yatır kaldır gibi bir zulüme tabi tutup ağlatıyorum ki? Ama işte şimdiki aklımla söyleyip yazıyorum bunları o dönemde ki çaresizliğin bünyede yarattığı man kafalıkla 6-7 aylık bebekte deneyip inat etmişim Tracy’nin gözüne girmek için ne gerek varsa. Birde bunları uyuyan bir bebeğim varken yok öyle uyumasın kendi uyusun diye yapmışım. Ahh ne cehalet!!!
- Ama benim man kafa bir türlü ayamamış naapsam da eziyetlerimi çeşitlendirsem der gibi ara tara bir de Tracy’nin ağlatmama yöntemine karşılık Ferber’in ağlatma yöntemini bulmuş çıkartmışım. Ferber denilen bebeği ağlatmaya dayalı son derece ilkel sadistçe insan olanın dayanamayacağı türden bir işkence şekli bu. Yöntemin amacı bebeğin kendi kendine uyumasını sağlamak o nedenle bebeği yatağına bırakıp odadan çıkıyorsunuz ve ağladığında yanına gidip kucağınıza almadan yatağında yumuşakça konuşup sevip okşayıp sakinleştirmeye çalışıyorsunuz. Sustuğunda tekrar dışarı çıkıp ağladığında aynı şeyleri tekrarlıyorsunuz. Yöntemi uygulayanlar kendi tekniklerini geliştirmiş. Bir kısmı bebeği ağlarken yanına gidip sakinleştirmiş bir kısmı ise kafayı bozup 1 saate yakın kendi başına ağlamasına göz yummuş. Sonuç olarak en sonunda eğer buna uyku denilebilirse bebek uyuyor bana kalırsa artık bayılıyor, ki bizde öyle sakinleşme falan olmadığı için odadan çıkıp tekrar girmek dahi mümkün olmadı. Bu yöntem kesinlikle sabır ve kararlılık işi o nedenle eşinizle birlikte karar alıp uygulamalısınız. Siz yatağından almazken o alalım derse bebeğinizi boşuna ağlatmış olursunuz. Biz farklı zamanlarda çaresizlikle ve benim yöntemi denemiş anneleri okurken aldığım gazla, bi kere daha deneyelim ısrarımla iki kere bu yöntemi deneyecek olduk. O, çığlık çığlık ağlarken eşimle biz birimiz vazgeçti diğerimiz onu tekrar motive etti ama her iki denemenin sonunda üçümüz de sarılıp ağladık. O acılı terkediliş feryatları dayanılır gibi değil bir daha tövbe ne ona ne kendimize bu eziyeti yapmayız. Fakat bu yöntemi deneyen ve başarılı olan birçok kişi var onlarda kendi aralarında ikiye ayrılıyor. Bir grup hastalık ve seyahatlerde bile başarı sağladığını artık bebeklerinin yataklarında uyuduğunu söylerken diğer grup hastalık,büyüme sıçraması ve seyahat halinde tekrar eskiye döndüklerini ve aynı süreci yaşamak istemedikleri için yöntemi yenilemediklerini belirtiyor. Başarılı olan annelerin içinde, yöntemi acımasız bulan benim gibi annelere, kendilerince haklı olarak sitemleri var. Sanki onlar sadist annelermiş gibi bir algı oluşturulduğu için belki bu sitem ama onlarda şunu atlıyorlar. Bu matematik işi değil ki bebek büyütürken her zaman iki kere iki dört etmiyor. Hayatımda hiçbir konuda kesin kalıplarla konuşmadım konuşandan da hoşlanmadım. Bu yöntem benim bebeğimde işe yaradı denemeye değer deseler ne ala, ama biz yaptık siz sabırsızsınız yapamamışsınız bir de bebeğinizi ağlatmışsınız gibi tavır takınmasalar da keşke, yöntemden başarı sağlayamayan ailelerden tepki almasalar.



Tracy'nin yatır kaldır yöntemi ve Feber yöntemlerinde neden başarısız olduğumuza dair bu trajikomik video ile fikir vermek istedim. Bizim o sancılı anları kameraya çekmek gibi bir düşüncemiz dahi olamayacağı için bu video örnek olsun istedim. Burada durum sevimli şekilde gösterilmiş ama yatağında ayağa kalkıp can hıraş bir şeklide çığlıklarla ağlayan ve hiç susmayan bir bebek hayal etmenizi istiyorum. Nasıl dayanılır ki böyle bir tabloya ?
Bir diğer yöntem bebeğinizi uykusu geldiğinde yatağına koymak o yataktayken siz onun yanında bir şeylerle ilgileniyor gibi yaparken bebeği çaktırmadan uykuya hazırlamak. Yani tam olarak hadi yatıyorsun demek yerine yatağında oynayabilirsin de uyuyabilirsin de ben buradayım izlenenimi verip bebeğin yalnız olmadığını hissederek uykuya dalmasını sağlamak. Yahut ona masallar okumak. Hadi ilk aylarda bu masal işi bir hikayeydi de, sonrasında da yalan oldu. Gökalp hiçbir zaman yatağında oynamayı seven bir bebek olmadı. Değil akşam yatma vaktinde gün içinde bile yatağına koyup odasında bir şeyler yapamadım. Haliyle bu kandırıkçı uyutma yöntemi de bizde tutmadı.
Velhasıl uyku yöntemleri bizim evde birer birer başarısızlıkla sonuçlandı. Ama vazgeçmedim. Bende, yöntem işe yaramazsa dışardan takviyelerle belki bu işi çözerim dedim. Uyku yapsın diye verdiğim destekleyici takviyelerden bir sonraki yazımda bahsedicem…

Benzer Yazılarım
Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri Ve Çözüm Önerileri -1
Bebeklerin Sık Uyanma Nedenleri Ve Çözüm Önerileri -3
Çocuklara Uyku Eğitimi Nasıl Verilir