0 11 Aylık Bebek Gelişimi -2- (Tırmanma- Ters İnme- Tay tay Durma ve Algıladıklarını Uygulamalar Başladı)

Tüm aylık gelişim notlarına giriş yaparken, yazıya nasıl başlayacağımı şaşırıyorum. Sonuçta Gökalp’in gelişim gösterdiği şeyler üzerinden alınmış notlarımı sizlerle paylaşıyorum; fakat dikkat ediyorum her ay hep aynı cümleler geçiyor yazılarımda. ”Bu ayki fiziksel gelişimi gözle görülür şekilde arttı.” gibi mesela. Hep kendini tekrarlayan cümleler yazdığımı düşünebileceğinizi hesaba katarak bundan rahatsız olmakla beraber, yaşanan süreçte bu şekilde olduğu için bu sefer yazmasam da olur diyemiyorum. En basit örneğiyle bir düşünsenize doğduğunda o kadar küçük o kadar narin olan elleri, tüm insan ömrünü göz önüne alınca sadece 7 ay gibi kısacık bir sürede, emekleme yoluyla ellerine oranla devasa büyüklükte olan vücudunu taşıyor.7 ayda nasıl kocaman bir fiziksel gelişimdir bu. Velhasıl Gökalp şu anda 16 aylık olduğu ve ben bu gelişim notlarını geriden yazdığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki ilk 12 ay fiziksel gelişim hep katlana katlana ilerliyor. Sonraki aylarda da devam ediyor tabi ama bunu net olarak sadece kilo ve boy artışı olarak gözlemleyebiliyoruz. Bu dönemde artık yürüyebildiği, tutabildiği, atabildiği, hatta koşabildiği için artık daha çok zihinsel ve dilsel gelişim dikkat odağı oluyor. Önden bir içimi döktükten sonra gelelim 11. Aylık gelişim notlarının devamına.
Bu ay Gökalp gözlem yaptığına dair ilk işaretleri vermeye başladı. Öyle ki hala bugün bile eline geçirmek istediği en öncelikli şeylerden biri olan tv kumandasının televizyonu kontrol eden bir cihaz olduğunu öğrenmişti. Anlamıştı demiyorum çünkü aletin kanalları değiştirdiğine dair bir fikri var mıydı bilemiyorum ama, onu televizyona uzattığımızı görüp belleğine kaydetmişti ki eline her geçirebildiğinde o da aynı hareketi yapıyordu. Bir diğer gözlem göstergesi, onun içinde olmadığı kendi aramızdaki gülüşmelerde bize katılmak için yalandan gülücükler hatta kahkahalar atmasıydı. Artık gerçek bir taklitçiydi kendileri. Tekrarladığım basit el kol hareketlerini kendi istediği zamanlarda uydurabildiğince yapmaya çalışıyor istemezse çatlasanız oralı olmuyordu.


Yine 11. Ayda daha öncede yazdığım gibi çifter çifter gelen dişleri ard arda patlak verdi. Önce sağ üstyandan 5. dişi sonra sol üst yandan 6. dişi çıktı. Geçen aylarda diş süreci ile başlayan şiddetli diş gıcırdatmaları da 6. dişin çıkmasıyla birlikte bitti denecek kadar azaldı. Sonraki aylarda diş çıkarma dönemlerinde çok üzerinde durulmayacak şekilde gıcırdatma olduysa da şimdiler de neyse ki bu hareketten eser kalmadı.
Dil gelişimi iyice ilerlemişti farklı seslerden ilk defa sözcük benzeri şeyler söyleyebiliyordu.Mini mini gibi mesela.

İlk defa bu ay ağzından anne ve baba kelimelerini duyduğumuzu söyleyebilirim. Fakat bilinçli bir söylem olmamakla birlikte kelime olmaktan daha ziyada iki hece şeklinde telaffuz edilen sözcüklerdi bunlar. Annn-nee, ba-baaa ve türevleri gibi mesela. Ezberletmeye çalışsam da maalesef ilgilenmedi. Şimdilerde bile hala baba demiyor küçük bey.
11. ayda da fiziksel gelişimi hızla ilerlemekteydi. Öyle ki artık emeklemek ve sıralamanın yanına bir de tırmanmayı eklemişti. Daha önceki aylarda keşfettiği tırmanma hareketi bu ayda tavan yaptı ve sehba ile koltuk üzerlerinden inmez oldu. İlk defa bu kadar tehlikeli bir dönem yaşıyorduk. Arkamı dönmeme fırsat vermeden hemen bir yere çıkıyor haliyle benim işler yine kalıyordu. Ve yine ilk defa bu ay çıktığı yerlerden kendi başına ters bir şekilde inmeyi başarabiliyordu. Artık böylece bana duyduğu ihtiyaç sahası giderek azalmaya başlıyordu.
11. ay bacak hareketlerinin yoğunlaştığı gerek emekleyerek,gerek sıralayarak gerek tırmanarak hatta tay tay durup adım attığı bir ay oldu bizler için. Bu ay artık tutunduğu yerde daha az düşer oldu. Ama tabi ki yürümeye başladığında bu sefer de denge sorunları yüzünden düşmeler başladı. Yürümek çok istediği bir şey gibi dursa da cesaretini toparlayamıyor ve vazgeçiyordu denemekten. Oysa bana biraz azmetse yapabilecekmiş gibi geliyordu. Herşeyin bir vakti saati varmış çok şükür sonrasında o günler de geldi. Nihayetinde kısa süreli tay tay duruşlarımızdan sonra hayattaki ilk adımlarımızı 25 Mart 2011 de atıyorduk. Sadece 3 adım süren kendi başına yaptığı bu ilk yürüyüş, yine asla unutulmayacaklar arasına giren bizim sevinç nidalarımız oluyordu. Ondan sonra iki kişi arasında ya da bir koltuğun kenarına yaslayıp karşısına geçerek beklediğimiz gidip gelmekle geçen talimler başladı.
Teyzoşlar sağolsun onlarda el attı bu yürüyüş çabalarına.
Ve 11. Ayda doğduğu günden bu yana, gece uykuya yatırma çabalarım 1 saatlik uğraştan ilk defa 30 dk.lara düşüyordu. Sanırım fiziksel faaliyetleri arttıkça daha çok yoruluyor ve uyumak için direnemiyordu. Aman Allah’ım ne büyük bir saadet. İnsan hayatında sadece kendine kalacak fazladan bir 30 dk için bu kadar sevinebilir ancak. Bugünden o günlere baktığımda bende bazen aceleci olduğumu düşünüyorum. Ortada sadece 11 aylık bir bebek varken ne çok beklenti içindeymişim. Ama şunu da biliyorum ki hiç kolay değildi. Hem zor bir bebeğim vardı hem yalnızdım. Keşke herşey biraz daha farklı olsaydı ama ben buna da şükrediyorum.
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...