0 1 Yaşına Kadar Alınması Çokta Gerekli Olmayanlar Listesi -1-


Yazının devamı olan 1 Yaşına Kadar Alınması Çokta Gerekli Olmayanlar Listesi(2) linki açarak okuyabilirsiniz.

GİYSİLER - BEBEK BEZİ- BEBEK İÇİN YORGAN VE YASTIKLAR-LAMBA-BİBERON EMZİK-SÜT GEREÇLERİ VE DİĞER ALETLER
1 yıllık annelik tecrübemle hamileler ve bebeği 1 yaşından küçük olan annelere hayatı biraz daha kolaylaştırmak için ilk sene içinde alınması gerekenlerin yanında alınmasında fayda olmayan şeyler hakkında da bilgi vermek istedim. Ve bunu yaparken tek ağız olmamak için de Facebook’ta Gökalp ile Seyri Alem sayfası içinde oluşturduğumuz "ANNESİ VE MİNİK KALBİ" grubunda 1 yaşa kadar bebeği olan annelerin fikirlerinden ve internetten birçok forumdan derlediğim bir yazı hazırladım.

Yazıyı hazırlarken gördüm ki bu iş hiçte ihtiyaç listesini hazırlamaya benzemiyor. İhtiyaç listeleri hemen her yerde benzer içerikler barındırırken, bunu almanıza gerek yok denecek şey, başka bir anne için elzem olabiliyor. O nedenle bu yazıyı okuyan tüm annelerin önce kendilerini tanıyor olmaları gerektiğini hatırlatmak isterim. Tabi tüm bunların dışında asıl belirleyici unsur, kullanıcı olan bebeğinizin karakter yapısı olacaktır.
Öyle ki ihtiyaç listesi annenin:
  • -Duygu durumuna
  • -Ekonomik düzeyine
  • -Bakış açısına
  • -Kültür farkına
göre değişkenlik gösterebiliyor.
En belirgin örneklerden birini sterilizatörün gerekliliği konusunda ki yorumlarda gördüm. Diğer yazacaklarımı bu kadar detaylandırmayacağımı belirtip geçiyorum açıklamaya. Mesela DUYGU DURUMUNA göre anne bebeğin her şeyinin eksiksiz olmasını istiyorsa ve EKONOMİK DÜZEYİ buna uygunsa, bebeğinin her şeyinin hijyenik olması gerektiğini düşünen bir BAKIŞ AÇISINA sahipse ve böyle bir çevre ile donanmış bir KÜLTÜR içinde yaşıyorsa sterilizatörü gerekli görüyor. Buna karşılık birkaç çocuk sahibi olan ya da daha başka konulara yoğunlaşmış anneler böyle bir gereklilik görmeyip her şeyi olsun DUYGUsuna kapılmıyorlar. Keza EKONOMİK DÜZEYİ de buna elvermediği için başka şeylere ağırlık veren anneler oluyor. Ayrıca hijyen sağlamak için kaynatmanın yeterli olacağını düşünen ve aynı zamanda çok hijyenik davranmanın da bebeğe yarardan çok zarar vereceğini savunan KÜLTÜR FARKLILIKLARI da var. Bir de benim gibi alet edavat sevmeyip mutfakta mümkün mertebe geniş alan seven annelerin BAKIŞ AÇISINI da ekleyebilirim.
Ve gelelim diğer alınmasına gerek olmadığı düşünülen malzemelere. Yeni doğan bebek için yün patik ve şapkalar, eski tarz zıbınlar, pijamalar ve külotlara hiç gerek yok. Zıbınlar yerine alınacak bodyler çok daha kullanışlı. Bazı anneler kendinden eldivenli tulumları çok tavsiye etmiş ve eldiven almayı gereksiz görmüş. Kimisi de kendinden eldivenli tulumlarda parmakların çok dışarı çıktığını savunmuş.

Benim bu konuda ki yorumum ise 'aşırıya kaçmadan eldivenli tulum tercih edin kaçan küçük yaramaz parmaklar için bir bilemediniz iki eldiven edinin' şeklinde. Bir de bir kısım anne yeni doğan kıyafetleri alın bebeğim içinde çok küçük kaldı derken bir kısım 0-3 ay alın kıyafetler hemen küçüldü demiş. Benim fikrimse kız bebeği olacaklar ve ultrason sonuçlarına göre 3,5 kilo altında doğuracak annelerin yeni doğan, erkek bebeği olacak ve 3,5 kilodan fazla doğum yapması beklenen annelerinse ağırlıklı olarak 0-3 aylık alışveriş yapmaları. Yine kararsız kalınan bir diğer giysi kış için astronot tabir edilen montlar. Eğer arabanız varsa ve bebekle çok fazla dışarıda kalmanızı gerektirecek bir durumunuz yoksa kesinlikle tavsiye etmem. Bebekler giyinmek ve soyunmaktan nefret ediyorlar. Bu kadar teferruatlı bir giyecek sizin için ancak zulüm olacaktır. Ama yine bazı anneler bu montlar sayesinde üşümesinden korkmadan kış aylarında bebeklerini açık havaya çıkartabilmekten memnun olduğunu belirtmiş.
Bebek bezlerini stok yapmaya da gerek yok. Özellikle 1 numara olanlardan sadece 1 paket almak yeterli ne kadar çabuk büyüdüğüne siz bile inanamayacaksınız.
Pahalı süslü bebek beşikleri de çok gerekli değil 3 aydan sonra sığamaz oluyorlar biliyorum çok şık ama daha uzun süre kullanılabilecek park yatak tarzı bir şey düşünülebilir. Tabi durum tamamen duygusal.
Yastık, yorgan ilk sene boğulma tehlikesine karşı tavsiye edilmediği için birinci yılda alınacaklar listesinden çıkartabilirsiniz. Ayrıca bebeğiniz Gökalp gibi yüz üstü yatmayı seven bir bebekse yastığı daha sonrada almanıza gerek kalmayacaktır.

Yorgan, yastık dışında ilk destek yastığı da elzem bir ihtiyaç değil. Yastığın yapacağı desteği kendiniz yumuşak bir havlu ya da battaniyeyi silindir şekline getirerek yapabilirsiniz. Ayrıca bebeğiniz hareketli bir bebekse onu bile kullanamayabilirsiniz bizim gibi. Bunlardan başka birde annenin belinden destek sağlayan emzirme yastıkları var ki ben hiç kullanamadım çevremde de ağırlıklı olarak kullanılmadığı söyleniyor fakat bu yastıktan çok faydalandığını söyleyen annelerde yok değil.
Gece lambası bebekli evde olmazsa olmazlardan fakat odanızda ki dimmerli bir lambaysa yani lambanızın ışığını kısıp açabileceğiniz tarzda ise gece lambasından daha iyi iş görür bu durumda gece lambası almanıza hiç gerek yok.
Alt değiştirmek için örtüler almaya ya da yaptırmaya gerek yok. Zaten bebekli evde bolca çamaşır çıkıyor bunlara ilave yapmak size kolaylık değil zorluk getirir. Can Bebe' nin alt değiştirmeleri çok şirin ve kullanışlı zaten kız bebeklerden daha ziyade erkek bebekler alt açılmasına karşı duyarlı. O da ilk üç aydan sonra daha kontrollü oluyor. Hatta ve hatta bezi değiştirmeden evvel yeni bezi açıp önceden altına yerleştirseniz alt açmak için hiçbir şeye ihtiyacınız kalmaz. Kirli bebek bezi haznesi evde olmasına rağmen hiç kullanmadım. Hayatı pratik yaşamayı seven biri olarak çöp kovası tercihim oldu.
Bebek telsizi olmasına rağmen yine hiç kullanmadıklarımdan oldu. Zaten bizim evin cini hiç uyumadı ki telsize gerek olsun. Uyuduğu ender zamanlarda da bir dk daha fazla uyuması için evde sessizlik hakim olduğundan sesini çok net duyabiliyorduk. Ama birden fazla katlı büyük ve gürültülü evler için kullanışlı olabilir. Bebek telsizleri içinde kameralı olanları tercih edeceklere daha fazla radyasyon yayma durumu olduğunu tekrar hatırlatarak bu işi web cam ile çözen aileler olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca kameralı bebek telsizi kullananlar üzerindeki ışık dikkat çektiği için bebeğin algısının o yöne dağıldığını ve uyutmakta zorlandıklarını da söylemekte.
Dönence yine bizde olup da süs olarak kalanlar içinde. Canım oğlum sırtının yere gelmesine üzerinde dönen ışıklı müzikli ayıcıklar olmasına rağmen tahammül edemedi. Haliyle dönence falanda umurunda olmadı.7. aydan sonra zaten yatakta ayağa kalktığı için kullanışlı değil. Ayrıca kullanılacak yatağa uyumluluğunu da önceden öğrenin. Alıpta yatağa uymadığı için kullanamayan aileler var.
Biberon ve emzik en çok tereddüt edilecek gereçler. Bebeğin ilk üç hafta emzik kullanmaması gerektiğini savunan uzmanların aksine daha doğduğunda hastanede hemen emziği tutarsa veriyorlar. Aslında tutsa anne için büyük kurtarıcı ama fazla fazla hepsinden almaya gerek yok diye düşünüyorum bende.

Hatta baba bu konuda görevlendirilerek ihtiyaç halinde anne göğsüne uyumlu olan emziklerden bir silikon bir kauçuk alması şeklinde önceden talim yaptırılabilir. Biberon içinse tedbir amaçlı cam ve gaz engelleyici özellikli olan bir biberon hazırda tutulabilir. Ya da yine hiç masraf yapmadan ihtiyaç durumunda talimli babaya görev verilebilir.
Biberon ısıtıcılar yine su kaynatıp aynı işi yapabileceğiniz cezve ve küçük kaplar varken bence gereksiz. Sterilizatör hakkında yukarda uzun uzun yazmıştım zaten. Buhar makinası yine hem gerekli hem gereksiz olanlardan. Nem gerekiyor fakat makinalar aynı zamanda mikrop ürettiği için doktorlar tarafından tavsiye edilmiyor. Yine biz de bir müddet kullandıktan sonra tüm odaların peteklerine nem sağlayıcı aparatlar astık böylesi daha ekonomik ve hepimize faydalı oldu. Yoğurt yapma makinası benim hiç düşünmediğim ve gereksiz gördüğüm ve yer kaplaması dolayısıyla hiiiç tercih etmeyeceğim bir alet. Zaten annelik başlı başına sabır işi sabırla yoğurt mayalayan annelere sonsuz saygı duyuyorum. Ben başaramadım ve bir müddet sonra Baby mix kullanmaya başladım. Kendisi yoğurt mayalamak isteyen anneler için yoğurt mayalamayı burada anlatmıştım.
Kanguru yine biz de olan ama kullanmadığım yardımcılardan oldu. Çoğu anne de benim gibi kullanmayıp sling daha kullanışlı gibi geldi demiş. Sling te bir nevi kanguru fakat bebeğin daha büyük yaşlarına kadar kullanma imkanı verip daha ergonomik. Lakin ben onu da kullanmazdım. Çünkü Gökalp kucak müptelasıydı ve sürekli ayakta bir koldan diğer kola geçirip dolaştırırdı. O sıkıntı içinde eminim ne kanguru ne sling onu memnun etmezdi.
Banyo için termometre hiç kullanmadım ve gereksiz olduğunu düşünüyorum. Atadan kalma dirsekle sıcaklık tayini gayet iş görüyor. Hatta zamanla ona bile gerek kalmıyor elle kontrol edebiliyorsunuz. Banyo için küvet ayakları bence yine yer kaplaması açısından gereksiz. Hatta ıslak bebeğin düşme ihtimali yüzünden tehlikeli olduğunu da düşünüyorum. Ama bel ağrıları nedeniyle tercih eden annelerde var. Küvet içi file mi sünger mi derseniz ben ilk altı ay file kullandım. Çok hareketli olduğu için kulağına su kaçırırım korkusu ile. Daha sonra sünger içinde su da yatırmaya başladım kafasını yükseltmek içinde kullanmadığımız ilk destek yastığından faydalanarak. Suda oynamayı çok sevdi. Kız bebekler için mikrop almaya müsait olduğundan su içinde değil de file ile banyo yaptırılmasının daha çok tercih edildiğini duymuştum. Ve bu konuyla ilintili olarak tarak nerdeyse hiç kullanmadığım bir gereç oldu. Konak gibi bir sorunla karşılaşmadan evvel alınması gerekli değil diye düşünüyorum.

Anne için göğüs ucu kalkanı yara olması durumunda kullanılacak bir aparat olduğundan sonraya bırakılabilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda yakınlarınız sizin için temin edebileceklerdir. Ayrıca bu kalkanları göğsüm yara olmasın diye kullanmak sakıncalıdır. Hem bebek dil ve dudak hareketleri ile göğsü uyaramadığı için süt üretimi azalır hem bebeğe daha fazla gaz yapar. Ayrıca süt durumunuza göre göğüs ucu petlerini daha sonraya bırakmanızı tavsiye ederim. Ben neredeyse hiç kullanmamıştım. Alınacak olsa bile adet sayısı en az olanları tercih etmekte fayda var. Öyle günlerce sütünüz akmıyor. Ve haliyle süt poşeti stoğu da yapmak lüzumsuz. Buzluğa sadece birkaç poşet süt koymuş ve onları kullanmadan dökmüş biri olarak sütün tadının ve kokusunun değiştiğini gördüm. Ne kadar saklama koşulları ve süresine özen göstermiş olsam da çözdürmek için önce buzdolabı kısmına indirip sonra benmari ısıtsamda tadı değişti sütün. Zaten öyle stok yapacak kadar sütüm olmadı. Gökalp yeteri kadarını içip göğsü rahatlatıyor bir daha ki emzirme süresine kadar tekrar süt doluyordu.
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...