0 14 Aylık Bebek Gelişimi -1- (Boyumuz Prizlere Uzanacak Kadar Uzadı-Emekleme Bitti-Koşma Başladı)


Yazının devamı olan 14 Aylık Bebek Gelişimi 2 ve 14 Aylık Bebek Gelişimi 3 yazılarımı da okuyabilirsiniz.

14. ay yürümeye başlamanın sonsuz coşkusu ile evimizde “Rüzgar Gibi Geçti” filminin içeriğinden farklı, adıyla müsemma varyasyonlarını yaşadığımız, hatta 'geçti' sözcüğünün hafif kalmasından dolayı adını değiştirip, Rüzgar Gibi Uçtu demenin daha yaraşır olduğu hal ve hareketler içeren bir ay olarak yer aldı mazimizde. Öyle ki hakkıyla tam olarak yürüdü diyebileceğimiz 13 ayın ardından 14. ayda adeta bu hız beni kesmez tavrı ile yürüyemez ne yapacaksa koşar adım gerçekleştirir oldu bizim deli oğlan.

Vücudunun kontrolünü neredeyse tamamen sağlayabilmişti diyebileceğim şekilde dikkatlice bilgisayarın ya da ütünün uzatma kablosunun üzerinden atlayabiliyordu artık. Ve yine bedenine o kadar hakimdi ki yerden kalkmaya çalıştığında hiçbir yere tutunma ihtiyacı duymuyordu. Edindiği bu müthiş öz güvenle alış veriş merkezlerindeki yürüyen merdivenler kabusumuz olmuştu. Evimiz müstakil olmadığı ve apartmanımızdaki merdivenler kapalı bir kapının ardında tercihe bağlı kullanıldığı için ve dolayısıyla hep asansöre bindiğimizden merdivenle çok sık münasebetimiz olmuyordu. Sanırım bu nedenle yürüyen merdivenlere tırmanma azmindeydi ve kendisini dizginlemek hiç kolay değildi; çok şükür hem bizden hem başkalarından gördüklerini yapma duygusuyla ilerleyen aylarda bu sevdasından kendi isteği ile vazgeçti. Bütün bu yürüme ve koşma azmi içinde haliyle emeklemeyi de bu ayın sonlarında nihayete erdirdi. Ama duygulandım bak şimdi. Ne zaman koyduğum yerde duracak ne zaman yürüyecek derken o ilk bebeklikten çıkmanın belirtisi olan emekle halleri de geride kalıyordu.

Hayat yine her gün birbirinin aynı derken, asla tekrarı mümkün olmayan o duyguları alıp götüremese de o anları ardımızda bıraktırıyordu. Gelmiş geçmiş her annenin söylediği gibi bir kere kucaktan indikten sonra azıcık kucağınıza almanız için ne diller dökseniz de, ne pazarlıklar yapsanız da kucaktaki süre birkaç dakikayı bulmadan, maalesef evinizdeki yüksek enerji hep özgürlüğü seçmiş oluyor.
Şimdi anlatacağım mevzuda yapabileceğim en güzel tanım ışıklı ev. Evet artık boyumuz prizlere uzanmaya yetecek kıvama geldi ve bu durumda evdeki bütün lambalar yandı artık dışarıdan gelişlerinde zile kendisinin basıyor olması en büyük keyiflerinden oldu.

Bundan sonra uzun bir süre bizim ev ışıklı ev olarak kaldı. Artık,tüm odalar, koridor, tuvalet ve banyo ışıl ışıl her an kullanıma hazır ve aydınlıktı. Kendisi henüz kapatmak için yeterli boya sahip olamadığından bay cüce yaptığım işi ancak ben tamamlarım dercesine ışıkları bize de kapattırmıyordu. Başka bir şeyle ilgilendiğinde kapatsak bile tekrar açıp diğer ilgilendiği şeye geri dönüyordu.
Top en çok ilgisini çeken oyun aracı olmasına rağmen 14. aya kadar topla oynamayı bir türlü beceremedi. Topu atması ya da topa vurması gerektiği yönündeki anlatımlarımız ve göstermelerimiz maalesef sonuç vermiyordu. Zaten bizi dinlediğini de söyleyemem. Top elindeyken bizim söylediklerimize oralı olmuyordu ki anlasın. Her zamanki coşkun ve enerjik haliyle top hoop ağıza şeklinde bir enerji patlaması ile topu ısırmaya çalışıyordu. Dişleri yuvarlak zeminde tutunamayınca daha çok hırslanıyordu. İlk defa bu ay ayakla vurma aşamasına geçemesek de elle atma çabalamaları başladı. Daha önceki aylarda aniden gözden kaybolan objeleri takip edebilme ve nerede olabileceğini kestirebilme yetisi gelişmemişti.


14. Ayda artık neyin nereye gittiğini gözlemleyebildiği gibi ne taraftan gidersem alabilirim gibi akıl yürütmelerde başladı. Yine ilk defa bu ay kaçan topu almak için sehbanın diğer tarafına geçme çabaları gelişti.
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...