0 14 Aylık Bebek Gelişimi -3- (Yaza Merhaba, Herkese El Sallamaca, İlk Kelimelerimiz)


Yazının devamı olan 14 Aylık Bebek Gelişimi 1 ve 14 Aylık Bebek Gelişimi 2 yazılarımı da okuyabilirsiniz.

14. ay da Gökalp tam bir sevgi kelebeği oldu. Sosyal hayatı, evin dışında olmayı, insanları, hayvanları çok fazla seviyordu. Bu aylarda bazı bebekler daha içe dönük olup başka insanların varlığından hoşlanmazlar. Hatta hala teyze gibi en yakınlarına bile birkaç günlük aradan sonra yabancılık yapıp yaklaşmasına müsaade etmezler. Biz de ise durum bambaşkaydı. Değil teyze sitenin bahçe sorumlusu bile sanırsınız en yakını o derece insanlara yakın bir çocuk oldu. Öyle ki kendisine sevgi gösterenlere sıkı sıkı sarılıp başı omuzlarında insanları hayretler içinde bırakır bir samimiyetti bu. Bu ay coşkun sevgisi ile gelene gidene geçene uçan kuşa el sallar oldu. Onun bu sıcak kanlılığı sayesinde oldukça geniş bir insan profili ile selamlaşır olduk. Genç, yaşlı, erkek, kadın ayırmaksızın herkese el sallaması müthiş bir sempati oluşturuyordu kendisine karşı. El sallamak zamanla sadece merhaba olmaktan çıkıp bir iletişim biçimi oldu. İsteklerini, mutsuzluğunu da el sallayarak ifade ediyordu. Tabi bunu bir ben anlayabiliyordum o ayrı. Sevgi kelebeği hallerimiz sarılmayı öğrenmesi ile doruğa çıkıyordu. Artık öperek ifade ettiği sevgisini sarılarak ta anlatabiliyordu.

Her gece aynı saatlerde ki yatma rutinimizi sürdürürken bu aydan sonra iyi geceler dileyen babasına el sallayarak ilk defa kendince iyi geceler demeye başladı.



14. ayımızda enerjisine ayak uydurmakta iyice zorlanmaya başladığımdan Gökalp’le ve evle ilgilenmesi için yardımcı ile çalışmaya karar verdik. O tarihten bu yana evimizde yardımcı olmaktan çok öte bir anne hatta Gökalp’in anane dediği Aysel ablamızla birlikteyiz.


14. ay Gökalp’in ağzından ilk kelimelerin döküldüğü ay olması itibarıyla da önemliydi bizler için. İlk kendince söylediği ve bugün hala değiştirmediği kedi, kuş, köpek balık için MINIMINA diye bir kelime oldu. Gökalpçe bir nevi genel olarak hayvan demek gibi bir şeydi bu minimina. Su için füfüf, köpek için uvv, top için guu olmak üzere 4 anlamsız kendince kelime ile konuşma tarihini başlatmış oluyordu. Söylediği anlamlı ilk kelimesi ise ANNE oldu.
Burada birde genel not ilave etmek istiyorum. 12. ayda ayaklanmaya başlayan minikleriniz düştüklerinde sizden teselli bekleyecektir. Bilhassa koşma eğiliminin baş gösterdiği 14 ayda düşmeler daha da yoğunlaşabilir. Hatta hareket kabiliyetleri daha arttığı için tırmanma atlama gibi tehlikeli eylemlerin sonucunda oluşan küçük çaplı kazalarda gözü hep siz de ve vereceğiniz tepkilerde olacaktır. Tavsiyem ve tabii ki uzman yorumları asla düştüğü yere vurmak oraya kızmak ve dolayısıyla bebeğinizin gönlünü yapmak gibi bir hataya düşmeyin. İleride sorumluluk duygusundan kaçan ve yaptığı hataları kabullenmek istemeyip başkalarını suçlama eğiliminde olan bir çocuğa dönüşmesinin ilk adımlarıdır bu gönlünü yapma çabanız. Ve bu zararsız gibi duran ah yaptım vuruşları birkaç ay içinde sebepsiz yere size ya da başkalarına şiddet uygulamasının ilk aşamaları olabilir. Düştüğünde vurmak yerine: “Acıdı mı?” “Tamam annecim büyüdüğünde düşmeden oynayabileceksin o zaman hiç acımayacak”gibi realist yaklaşımlar sergilemek daha doğru olacaktır.


13. ay notları arasında girmeyi atladığım doğrucu davutluğum nedeniyle 14. Aya ilave edemeyeceğim ilk defa havuza girişimiz var birde mazimizde yer alan. İlk havuz tecrübemizde sıcak banyo suyuna alışkın olmanın verdiği ruh haliyle, her ne kadar içinde başka çocuklarda olsa soğuk suya adapte olmakta zorlandı. Ama sonrasında önce ayaklarımızı sokarak yavaş yavaş alıştığı suda oynamak çok hoşuna gitti.
Sitemizin yaza merhaba partisi ile bizim içinde unutulmaz olarak kalacak bir yaz başlangıcı yapmış oluyorduk.


Bunlarda internetten 14. Ay gelişim notları :
  • Bebeğiniz bu ayda ebeveynlerini ve kendinden büyük çocukları taklit etmeye başlar.
  • Bu ay başlayan yeni gelişme: Ne istediğimi biliyorum!
  • 14. ay inatçılık dönemidir. Bir anda ne yapmak istediği, ne yemek istediği, nereye gitmek istediği ve hatta belki de ne giymek istediği (mont giymek veya şapka takmayı reddetmek gibi) konusunda ısrarcı olmaya başlayabilir. Tabii ki sizin onun kesinlikle yapmamasını istediğiniz şeyler onun en çok yapmak istediği şeyler olacaktır. Henüz yapmayı beceremese bile bardağına süt doldurmak, ayakkabılarını giymek gibi şeyleri kendisi yapmak isteyecektir. 14 aylık bebeğiniz her şeye istemli olarak karşı gelmemektedir, sadece etrafına karşı son derece meraklıdır ve araştırma yaparken hiç kimsenin onu durdurmasını istemez. 
  • Bebekler suya hayrandır, suyla oynamak sakinleştirici ve heyecan vericidir. Zaman zaman, örneğin siz yemek pişirirken, onun köpüklü su dolu plastik bir kapta yine plastik tabak ve bardakları yıkaması için izin verebilirsiniz. Tabii ki yerler su olacaktır, bunun için yere banyo perdesi benzeri plastik bir örtü serebilirsiniz
  • Etrafı kirletse bile kendi kendine yemek yemesine izin verin. Unutmayın oynamak ve keşfetmek çocukların dünyayı tanıması için önemlidir.
  • Bu yaştaki çocuklar oldukça agresif olabilirler, oyun arkadaşlarına vurup onları ısırabilir ve canlarını yakabilirler. Bu davranış şekli bu yaşlardaki çocukların çoğunda vardır ancak karşısındaki çocuğa zarar vermek, canını yakmak amaçlı değildir. Eğer bu davranışın kötü niyetle yapılmadığını, bir engellenme yada hüsran sonucu olduğunu bilirseniz bu davranışla daha kolay başa çıkabilirsiniz. Bu davranış ya karşısındaki çocuktan aldığı reaksiyon ya da başka bir çocuğu taklit etmek amacıyla yapılmıştır. Karşısındaki çocuğun ağlamasını ya da bağırmasını seyretmek onun için eğlencelidir. Unutmayın 14 aylık bir çocuk diğer çocukların da hisleri olduğunu anlayamaz. Eğer oyun arkadaşının saçını çektiğinde arkadaşı bağırarak ağlamaya başlarsa muhtemelen durur ve karşısındakinin reaksiyonunu izler ve herhangi birşey hissetmez. Bebeğiniz için bu davranış birkaç ay önceki mama sandalyesinden aşağı cisimleri atıp nereye gittiklerini izlemek davranışı ile aynı şeydir. Bu yüzden bebeğiniz bir arkadaşı ile oynarken yakından izleyip gerektiğinde müdahale etmelisiniz. Aşırı tepki vermeden yumuşak ama kesin bir tavırla onu durdurup arkadaşına vurduğunda onun canını yaktığını söyleyebilirsiniz ve ilgisini başka bir yöne çekebilirsiniz.


  • Uzmanlar bu olayı sebep-sonuç ilişkisi olarak (şunu yaparsam şu olur) adlandırıyor ve şu anda sahip olduğumuz tüm deneme alışkanlıklarımızın altında yatan neden de budur. Çocuğunuz ilginizi çekmek için sizin hoşlanmadığınız bir davranışta bulunuyorsa aşırı tepki vermemeye çalışın. Bu tepkiyi verirseniz o ya da bu şekilde sizin ilginizi çekmiş olacaktır. Eğer çocuğunuza o sizinle ilgilenmezken sıklıkla ilgi gösterirseniz sizin ilginizi çekmek için o kadar çok ihtiyaç duymayacaktır. 
  • Enerji gereksinimi azalacağı için yemek miktarları artmaz, biraz azalabilir.
  • Yemek seçmeye başlar. Biberondan ayırma, bardak kullanmayı teşvik etme vakti gelmiştir.
  • Çocuğunuz bu dönemde sıklıkla duygu değişimleri yaşar (kızgınlık, mutluluk, korku gibi). Bu duygularına onun yanındayken isim verip tekrarlarsanız, bir müddet sonra çocuğunuz kendi hislerini ifade etmede bu kelimeleri kullanmaya başlayacaktır. Örneğin bir kutuyu açamadığında ya da topu istediği yere yuvarlayamadığında kızıyorsa hemen “Bu seni kızdırıyor” diyerek o an içinde bulunduğu duygusal durumu isimlendirin.
  • Fiziksel cezalar kullanmayın. Herşeyi anlatarak ikna etmeyi seçin.
  • 2-8 dişi vardır.
  • Artık isteklerini ağlama dışında vücut dilini kullanarak anlatmaya başlar.
  • Basit emirleri anlar ve yapar.
  • Anneyle oynamayı sever. Kitaplara bakmak, birlikte incelemekten hoşlanır. Bu aktivite kelime sayısını arttırır. 5-15 kelime kullanabilir. 1-2 organını gösterebilir.
  • Başarabildiği şeyler için övülmeyi sever.
  • Telefon, kumanda gibi aletlerin ne işe yaradığını iyice kavramıştır.
  • Yabancı ve ayrılma korkusu oldukça belirgindir.
  • Sevdiği, tercih ettiği oyunlar vardır. Her aile bireyi ile farklı oyunları ve eğlencesi oluşacaktır.
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...