0 18 Aylık Bebek Gelişimi -1-(Kapıları açıyoruz.Taklit yapıyor, Dişlerimizi fırçalıyoruz.)

Yazının devamı olan 18 Aylık Bebek Gelişimi (2) notlarımı linki açarak okuyabilirsiniz.

Daha önce Çok Üzgünüm Oğlum başlıklı yazımda detaylarıyla bahsettiğim üzere, bundan sonraki 5 aylık süreyi yitirdiğim notlar nedeniyle, aklımda kalanlar, videolar, fotoğraflardan çıkarttıklarım ve internetten o aya ait gelişim notları ile derlemeye çalışıp kaleme alacağım.
18. ay bizim evde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla törenlerle kutlandı. Gökalp hayatında ilk kez bir bayram kutlamasına dahil olmuş oldu. Yine bu ayda Gökalp’in hayatına giren bayrak sevgisi Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla da tavan yapmış oluyordu.


Bayramın coşkulu halinden çok keyif aldı. Kalabalıktan ve ilgiden hiç bunalmadı. Sadece fener alayı yürüyüşü sırasında motorcuların çıkarttığı sesten çok ürktü ki, biz büyüklerin bile içini gıcıklatan kötü bir ses olduğu kesinken, benim yavru cumhuriyet neferim naapsındı. Gökalp’e bayrak sevgisini araba yolculukları sırasında edindirdim. Arabada seyir halindeyken etrafla fazla ilgilenmediği için, elindeki oyuncakla oyalanma limiti çabuk doluyor ve yolun epey bir kısmını mızırtıları ile çekilmez kılıyordu. Her ne kadar araba koltuğunda oturuyor olsa da boyu etrafı izlemeye yeterli olmadığı içinde benim tarafımdan bulunmuş annelik dahiyaneliği içiren süper bir fikirdi bu bayraklar. Yoldaki bayrakları saymaya başlayarak, bayrağı kim önce görecek yarışması yaparak ve her gördüğümüz bayrağı coşku ile birbirimize göstererek gideceğimiz yere sıkıntısız ulaşma süremizi uzatmış oluyorduk. Bizim gibi araba yolculuğunda sıkıntı yaşayan diğer annelere de bayrak oyunumuzu tavsiye ederim. Şimdilerde (25.ay) arabayla yolculuklarımızda bayrak oyunumuz eski coşkusunu yitirmiş olsa da ona bir de trafik lambalarını ekledik. Hem ışık çalışıyoruz hem de oyalanmış oluyoruz.
18 Ayda Cumhuriyet Bayramından başka bir de Kurban Bayramı geldi geçti hayatımızdan.


Bu sene çok arzu etsek de geçmiş seneden edindiğimiz acı tecrübe ile Çankırı’ya gitmeyi göze alamadık. Bakalım belki seneye diyoruz. Umarım artık seneye de uyku sorunumuz bitmiş olur diye son derece pozitif bir ruh haliyle evrene bir mesaj göndermek istiyorum.
18. ay fiziksel ve motor gelişimi olarak yeni bir atılım ayı oluyor ve Gökalp Selçuk artık evdeki kapıları açmaya başlıyordu. Neyse ki dış kapıyı henüz keşfetmedi. Bu arada kapı arkalarındaki tüm anahtarlar olası bir kitleme durumunu karşı itina ile tek tek çıkartıldı. Bir başka gelişim gösterdiği alan konuşma çabalamalarıydı. Her söyleneni artık anladığı hepimizce malumken şimdi birde söylenenleri tekrar etmeye başlamıştı. İki heceli hemen her sesi çıkartabiliyordu. Tabi ki telaffuz şekli bebekçeydi. Dede,teyze, nene, bebe… vs. Ama en güzeli de artık kendi adını söyleyebiliyordu.


Bir de söylenmesi zor bir isim denmişti oğlumun adına. Alın size 18 aylık bebekten Gökalp nasıl söylenir ispatı:)
18. ay papağan misali söylenenleri tekrar etmesinin yanında bir de taklit yeteneğinin gün yüzüne çıktığı ay oldu bizim 18’likde. Kendisine ilginç gelen hal ve hareketleri yapmaya gayret ediyordu. El hareketleri, yüz mimikleri, değişik çıkarttığımız sesler (hapşurma vs) gibi. Sanırım bu anlamda kendisi tarafından, telefonla konuşmalarımız da takibe alınmış olacak ki, artık telefon çaldığında başka odadaysak alo deyip elini kulağına götürerek telefonun çaldığını haber vermeye başladı. Yine bu taklit etme çabalarıyla ilintilendirdiğim çay bardağının sıcaklığını bizce cıss ona göre tıss olarak tanımlayarak sıcak kavramını fark etmiş olmasıydı. Artık çay bardağına dokunmuyor sıcaklığını test etmek için elinin tersiyle tıss diye kontrol etmeye çalışıyordu.
Dişler sürülmeye başlandıktan ve ek gıdaya geçtikten sonra bilhassa 12 ay civarı diş fırçalama alışkanlığı edindirilmesi vurgulansa da, ben bazı şeylerin zamanını kendi bebeğine göre ayarlama taraftarı bir anne olarak, 18 ayda diş fırçalama çalışmalarına başlamayı daha uygun buldum. Çünkü bebeğim o aylarda henüz ne o bilinçteydi ne de ağzına sokulacak yabancı bir maddeye hazırdı. Diş fırçalamak ile ilgili  detaylı olarak Bebeklerin Diş Temizliği yazımı okuyabilirsiniz.


18 ayda bir parmak fırça ve florürsüz Elmex diş macunu ile dişlerimizi her akşam yatmadan önce fırçalamaya başladık. Hala günde bir sefer akşam yatmadan evvel fırçalamamız devam ediyor. Artık alışkanlık kazandığımıza göre her öğünden sonra dişlerimizi fırçalamamız icap ediyor. Umuyoruz annemiz bu yazıdan sonra tembelliğini atmış olup bu işinde üstesinden gelecektir.
Daha miniminnacık bebekken altını hemen her açtığımda çiş yapan oğlan çocuğu anası olarak tuvalet eğitimine, altını açtığımda çiş yapmadığı günlerde başladım diyebilirim.12 ay civarında her bez değiştirdiğimde, yeni bezini hemen kirletmesin diye çişi varsa kirli bezine yapsın düşüncesiyle çişşş sesleri eşliğinde çişini yaptırırdım.16. ayda klozete oturtmaya başladım. Fakat içine düşeceğim korkusunu yaşamaya başlamasıyla ısrar etmeden sonlandırdım. Ardından 18 ay itibarıyla da altını her değiştirdiğimde tuvalete oturtmaya ve kalan çişini eski bezine değil de klozete yaptırmaya başladım. Böylece direk tuvalet eğitimini başlatmadan önce, klozete alıştırma yapmış, o dönemde oluşabilecek korkuyu engellemiş oldum. Düşünceme göre zihninde klozet zaten onun daha önce oturduğu ve zarar görmediği bir şey olacaktı. Ve her çiş yapışında estirdiğimiz bayram havası olayı daha da şenlendiriyordu. Umduğum kadar kolay  ve şıp diye olmasa da beklediğim tarihte tuvalet eğitimimiz başarıyla tamamlamış olduk. 24. Ayda Gökalp bezi bıraktı. Dilerseniz  Tuvalet Eğitimini Nasıl Verdim yazımı okuyabilirsiniz.
18 ay Gökalp'e ait son notumu “aman annesi duymasın


Gökalp sitemizden Ezgi’mizi öperek ilk defa bir kızı öpmüş oluyordu; şeklinde tamamlıyorum. Yoksa bu ilk sayılmaz mı:)
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...