14 Denizatı Okulları- İzlenimlerim ve Ücretleri


 Taşınmak sadece evi değiştirmek değil yaşadığımız çevreyi de değiştirmek olduğu için Gökalp neredeyse gözünü açtığı andan itibaren içinde bulunduğu Düşler Şatosu'ndan da ayrılmak durumunda kaldı. Taşındığımız mevkiye servisleri olmadığı için standardımızı düşürmeden gideceğimiz başka okulların arayışına girdik. Bu süreçte karşımıza çıkan okullardan biri de Denizatı oldu. Aslında anaokulu-ilk-orta okul ve lise olarak hizmet verirken aynı aileden daha küçük yaşlardaki çocukların farklı okullara gitmemesi için 3,5- 4 yaş çocuklarına da hizmet vermeye başlamışlar.

Birebir görüşme yerine okul hakkında bilgi almak isteyen ailelere bir toplantı düzenliyorlar. Biz 02.11.13 tarihli toplantıya katılan ebeveynler arasındaydık. Bu toplantılara çocuklarınızla birlikte gitmeniz isteniyor. Çocuklar ana sınıflara alınırken ebeveynler konferans salonunda okul hakkında verilen bilgileri ediniyor. Gökalp'in bizden ayrılmak istememesi başta sıkıntı olsa da kısa sürede ortama adapte oldu. Gözlemlerimin ilki herkesin tek tip kıyafet giymiş olmasıydı. Kadın eğitimciler hostes misali lacivert etek ve ceketler, erkek eğitimcilerde aynı tip giyimin pantolon ve kravat versiyonlusuydu.
Gelelim okul hakkında edindiğim bilgilere ve kendi izlenimlerime:
-Okul 3 ODTÜ'lü idealist öğretmen tarafından kurulmuş kendi terimleriyle bir butik okul.(Açıkçası ODTÜ oluşu ve toplantıda konuşan Murat beyin yaklaşımı beni etkiledi.)
-Önce anaokulu olarak hizmet vermeye başlamış sonrasında velilerden gelen istekle sırayla ilk-orta ve lise bölümlerini de açmışlar. (Talebe cevap verebilmeleri de iyi bir izlenim oldu.)
-İki dilli eğitim veren tek ve en başarılı ilkokul oldukları konusunda ideaları var.(İki dil oluşu ve başarı idealarından etkilendim)
-Öncelikli dil olarak Almanca tercih edilmiş fakat idea ettiklerine göre İngilizceyi çok daha çabuk ve kolay öğretiyorlarmış. Bu anlamda Almanca ağırlıklı bir okul olmalarına rağmen İngiliz Cambridge Üniversitesi Türkiye de en iyi İngilizce eğitim veren olarak Denizatı'nı seçmiş. (Çok iyi bir referans sunmaları hoşuma gitti)
-Okul tamamen tek tip giyimi benimsemiş. Tüm öğrencilerin kitap-defter-kalem-silgi-boya-çanta-toka vs aynı giyinmesi sağlanıyor ve tüm bu gereçler ücretsiz olarak okul tarafından karşılanıyormuş.(En çok hoşuma giden uygulama bu oldu diyebilirim. Zaten okula girdiğimde ilk dikkatimi çekende eğitimcilerin tek tip giyinmiş olmasıydı. Özel okulu tercih etmememin iki nedeninden biri ücretleri diğeri de öğrenciler arasındaki ekonomik uçurumların giyimlerine yansıması.)
-Okulda lise dışında kantin yok. Sabah kahvaltısı ve öğle yemeği var.(Bu da en beğendiğim taraflarından biri oldu. Kantinden onaylamadığım şeyler yemesini istemiyorum)
-Okula dışardan bir şey getirmek kesinlikle yasak. Cep telefonu getirmesi gereken öğrenci telefonu öğretmenine teslim ediyor.(Çocuklar arasında ayrımı engellediği için bu uygulamada hoşuma gitti)


 -Okulda satranç-drama ve müzik zorunlu ders olarak veriliyor. Her öğrenci kabiliyeti doğrultusunda bir enstrüman çalıyor. Yıl sonunda 350 kişilik bir orkestra ile gösteri yapıyorlar. Enstrüman konusunda öyle iddealılar ki konserden sadece 2 gün önce bir araya gelip prova yaptırılıyormuş.(Bu da tarafımca çok beğenilen bir konu oldu. Nihayetinde enerjisini müziğe harcaması başka alışkanlıklardan alıkoyar diye düşünüyorum)
-Çantasız eğitim sistemini benimsemişler. Yani eve ödev götürmek yok. Hafta sonları o hafta neler yapıldığına dair hem ailenin görmesi hem de çocuğun üzerinden geçmesi açısından bir çalışma hazırlamışlar. (Yuppi diyeceğim kadar beğendim bu sistemi .Ödevi evde ailenin yaptığının ya da yaptırdığının farkındalar.)
-İlkokul da ilk üç sene sınav yok. Çocuklarda soyut zeka ancak 4. sınıf düzeyinde oluşmaya başlarmış. O nedenle çocukları sınavla yormayacaklarını belirttiler. Ayrıca çocuğun yazının iyi olması kanaat notu almasını engellediği gibi not kırılmasına da sebep olmuyormuş.(Çocuk düşünülerek program belirlemeleri hoşuma gitti ama mevcut sistemde eğitim gören çocuklardan geri kalırlar mı o konuda netleşemedim)
-Eğitim prensipleri grup-topluluk-sınıf bilinci üzerine. Yani bireysel başarıdan daha ziyade sınıf başarısını baz alıyorlar. Kişilerin başarılarını hırs ya da kaygı yaptırmamayı hedefliyorlar.(Bu çok ideolojik bir yaklaşım gibi geldi bana. Gerçek dünyada ciddi bir yarış var. Bu mantalite çocuğu yarıştan koparır mı diye düşünüyorum.)
-4 sınıf ile başlayan sınavlarda başarı oranı çok yüksek olmakla birlikte ortalamanın altında kalan çocuklara özel ders mahiyetinde zayıf olduğu konuda destek verildiğini diğer sınavda o ders notunun yükseldiğini dolayısıyla geri kalma gibi bir durumun yaşanmadığını belirttiler.(Bu da başarının artması açısından oldukça beğendiğim yanlarından oldu.)
-Ailelerle görüşen bir danışman öğretmen olduğunu ve düzenli olarak karşılıklı bilgi alışverişlerinde bulunduklarını belirtti.(Çocuğun takibi açısından bire bir ilgilenildiğini bilmek oldukça rahatlatıcı.)
-Cumartesi günleri aynı okul içerisinde pek çok spor kursları var. Sadece yüzme için dışardan anlaşmalı oldukları okullara götürüyorlar.( Bizde toplantıya Cumartesi günü gittiğimiz için basketbol-Jimnastik-voleybol vs kurslarındaki mutlu çocukları gördük. Çok hoşuma gitti.)
-Lise ve ortaokul öğrencilerini İngilizce ve Almancalarını pekiştirmek için seçtiği dil doğrultusunda kış aylarında 3 haftalık dil okullarına gönderiyorlarmış.(Harika bu uygulamada beni kalbimden vurdu.)
-SBS sınavları yüzünden dershaneye giden çocukların fark yaratacağı düşüncesiyle kendi bünyelerinde bu sınava girecek olan çocuklara dershane niteliğinde ekstra eğitim programları hazırladıklarını belirttiler. Amaç çocuklar arasında dershaneye gidemeyenlerin geri kalınışının engellenmesi olarak açıklandı.(Varsa açıklarını kendilerinin telafi etmesi de iyi bir uygulama olarak hoşuma gitti.)
-Aynı kampüs içinde bir kaç binadan oluşan bir okul bu. İlk 3 sene bir binada sonra diğer bina da sonra bir başka bina da şeklinde eğitime devam ediyorlar. Sınıflar en fazla 24 çocuktan oluşuyor.Teneffüs saatleri çocuklar farklı sınıflarla karşılaşmayacak şekilde ayarlanmış. Yemekhanedeki yemek saatleri de öyle. Çocuklar sıraya girmeden direk masalara önceden konmuş yemeklerini öğretmenleri gözetiminde yiyorlarmış.(Bu düşünceleri de hoşuma gitti.)
-Okul hedefleri iyi insan yetiştirmek olarak açıkladılar. Atatürk ilkelerini benimsemiş ahlaklı iyi mutlu çocuklar yetiştirmeyi hedefliyorlar. Akademik başarı zaten kendiliğinden geliyor diyorlar.(Vurguyu başarıya değil de iyi insan olmaya yapmaları her ne kadar vicdanen ve ahlaken hoşuma gitse de kariyer edinimi açısından acaba dedirtti)
-Yukarıda saydığım tüm uygulamalar ve aktiviteler okulun ücretine dahil. Okul gereçlerinden giysisine-kurslar-yurt dışı gönderimleri uçak bileti kalacak yer her şey okul tarafından karşılanıyor. Okul ücreti dışında ödenen 2 şey servis parası ve 3. kez istenirse kıyafet parasıymış.(Aslında böyle bakınca ödenen ücret çokta ürkütücü gelmiyor.)
-Gelelim ücretine 2013- 2014 yılı anaokulu fiyatı yıllık 19,5 bin TL. İlkokul 22 bin TL. Ödemeleri 12 taksite kadar bölebiliyorlar. Okulda öğrenci başarısı baz alınmadığı ve çocuklar arasında fark gözetilmediği için burs yok dendi. Fakat durumu bozulan ailelere (işten çıkma vs ) yardımcı olunduğu da söylendi.

 İnternetten biraz araştırma yaptım. Okulu öven yorumlar kadar yerenlerde var. Gördüklerim ve anlatılanlarla ilişkilendirebileceğim en önemli eleştiriler:
-Okulun ticarethaneye dönüştürüldüğü yönünde. Oysa konuşmacı Murat bey özellikle ticari kaygıları olmadığını vurgulamıştı. Bu eleştiriyi yapanlar ilkokula bir kaç sınıfla başlarken şimdilerde 8 sınıf açtıklarını vurguluyorlar.
-Diğer eleştiri teneffüs saatlerinin sınıf sayısı arttığı ve farklı sınıfların karşılaşmaması için farklı zamanlarda oluşundan dolayı kısa olması ve çocukların enerjilerini atamamaları yönünde.



-Bende sınav sonuçlarında başarı yüzdelerinin çok yüksek olmamasından ve sıralamaya girememelerinden endişeliyim. Fakat yeni mezun vermeye başladılar. Bu acımasız bir eleştiri olabilir o nedenle bu konuda katı değilim.

Gökalp daha 3,5 yaşında olduğu için bizim bu okula gidişimizin erken olacağına karar verdik. Şu anda daha makul bir okul arayışındayız. Fakat Deniz Atı artıları ve eksileri düşünüldüğünde bizden olumlu puan aldı. Anaokulu ve ilkokul düzeyinde değerlendirmeye alacağımız okullar arasına girdi.


Paylaş !

14 yorum:

  1. okulun sistemi çok güzel bence önceliği başarı ve yarışa vermemeleri de çok iyi ancak biraz pahalı olduğunu düşünüyorum.Ana okul ve ilkokul bu kadarsa lise kimbilir kaç paradır.

    YanıtlaSil
  2. Lisesi burslu olduğu için çok daha ucuz. Kendi öğrencileri devam ettiği takdirde sbs başarılarına göre %85 kadar burs alabiliyorlar. Oğlum 6 yıldır Denizatında, son derece mutlu, başka okullarda okuyan arkadaşlarıyla kıyasladığımda (Bilfen, İELEV gibi iddialı okullarla) ne bilgi ne de Almanca konusunda geri değil. Hatta artıları var. Zaten Özdebir sınavı ile başarıları ortaya çıkıyor. Her yıl bir tane SBS brincisi çıkarır ama reklam etmez, dediği gibi bireysel başarıların önemi yok, okulun ortalama puanı ile gurur duyarlar.

    YanıtlaSil
  3. Denizatı Kolejinin kesinlikle tercih etmememiz için nedenler:
    1. Okul gereğinden fazla kalabalık. Ticari kazanç eğitim kalitesinin önüne geçmiş durumda. Okul aşırı kalabalık olduğundan, çocuklar teneffüslerde birbirine çarparak yürüyebiliyor. Tabi bu arada çocuklar arasında çıkan sorunlarda okul sorun çözmekten çok, ÇOCUĞUNUZU PSİKİYATRİSTE GÖSTERİN yaklaşımında bulunacak kadar hayatınızı alt üst edecek bir yaklaşımda bulunuyor. Bir de hareketli çocukları olmayan velilere, çocuğunuzu X İSİMLİ çocuktan, çok yaramaz olduğu için uzak durmasını söyleyin. şeklinde hiç bilimselliğe sığmayan, çocukları yalnızlaştıran ve çocukları daha da öfkeli hale getiren bir zemin hazırlıyorlar. Daha da kötüsü; psiyatriste gittiğinizde, “Bu okulu çok aradınız mı? Böyle bir rehberlik yaklaşımı ne duydum, ne de gördüm! Okulun çocuklara yaklaşımı bilimsellikten uzak! Bir an önce çocuğunuzu bu okuldan alın, kurtulun” mesajlarını Psikiyatrsiten alabilirsiniz. Hayatınızın şokunu size bu okul yaşatır. DÜNYANIZI KARARTIR, BAŞINIZA YIKAR!! OYSA DÜNYANIN EN DEĞERLİ VARLIKLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZDIR! HER BİRİMİZ ONLARIN İYİ BİR GELECEK ALMASI İÇİN UĞRAŞMIYOR MUYUZ?!! Ayrıca yakın bir arkadaşımın çocuğu İlkokul 1. Ve 2. Sınıfı okudu. Bu sürede çocukda “kekemelik” baş gösterdi. Uzun bir süre tedavi oldu. Çocuk daha yeni yeni kendine geldi. Ama bir ömür boyu yaşadıkları, okulun yaşattıkları çocuğun hayatında bir “iz” olarak kalacak. En acısı bu bence. PARANIZLA REZİL OLMAK = DENİZATI KOLEJİNDE ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞİNİ KARARTMAKTIR!
    2. Bu okulda kabus dolu son bir yıl geçirdik. Hesapta bir dizi sınvalrdan testlerden seçilerek okula çocukları alıyorlar. Ama sonuç tam bir facia!! 7 ay boyunca bit salgını yaşadık. Bitmek tükenmek bilmeyen bit salgınını bugüne kadar devlet okulları dahil hiç bir okulda bu kadar uzun olanını duymadım. Neyse ki okuldan ayrıldık ki bit kabusumuz da sona erdi!! Hijyen sıfır! Okulun tek derdi "PARA KAZANMAK” Her bir sınıftan 8 Şube vardı. Okul küçücük bir alanda. Varın siz düşünün ne kadar öğrenci olduğunu!!!
    3. ATATÜRKÇÜ olmayı, bir marka gibi hiç utanmadan kullanan, ama orada eğitim görüdğümüz süre içerisinde bir kez bile 23 NİSAN, 29 EKİM VB. HİÇ BİR BAYRAM BİR KEZ DAHİ OLSUN ETKİNLİKLERLE ÖZEL PROGRAMLARLA KUTLANMADI!! KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARA SİZ BÖYLESİNE ÖNEMLİ BAYRAMLARI NASIL YAŞATMAZSINIZ???? BU MUDUR ATATÜRKÇÜLÜK? WEB SİTESİNE VE OKULUN DUVARLARINA ATATÜRK RESİMLERE KOYMAKLA OLMUYOR!!!
    4. Öğretmen veli görüşmesi bire bir yapılamıyor. Rehberlik gözetimindeki ilkokul öğretmeni sadece "konu mankeni" olarak odada bulunuyor. Ağzını açıpta idarenin korkusundan hiç bir şey ifade edemiyorlar. Sanıldığının aksine çocuğunuzla ilgili açık bir şekilde hiç bir geri bildirim alamıyorsunuz.
    5. İlkokul öğrencileri için kütüphane yok!
    6. Öğretmenleri için öğretmenler odası yok!
    7. Okulun sosyal kulüpleri de çok yetersiz. Çünkü bunun için fiziki imkanları yok!
    8. İlkokul 3. Sınıftan sonra sınıflar karıştırılıyor.
    9. Eğitim sistemi hepten rezalet seviyede. Bunu anlamanın en iyi yolu çocuğunuzu, başka okulların sınavlarına sokmak. İşte o zaman aradaki uçurum farkını görüyorsunuz. Eğitim istemi sadece 4 işlem üzeirne kurulu. Oysa mantık yürütme, problem çözme becerisi kazanma alanlarında çocuğunuz “sıfır” kalır. İlk başlarda rekabet olmayan, her çocuğu kendi içinde değerlendiren bir sistem insanın hoşuna gidiyor. Ancak “sıfır” sınav nedeniyle, çocuklar Türkiye gerçeğinin çok çok çok gerisinde yetişiyor. Çocuğum yarış atı olmasın derken, bir dolu para vererek çocukalrınızın geleceğini asla bu okulla karartmayın!
    10. Çocuklarım bu okula başlamadan önce çok iyi seviyede İngilizce konuşuyorlardı, biliyorlardı. Ama bu okulda Almanca ve İngilizce geriledi. Dil eğitim kalitesi de “sıfır”. Çünkü iddia ettiklerinin aksine aynı anda iki dili verme konusunda çok yetersizler..
    11. SİZDE ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNİ BU ATATÜRK TACİRLERİ ELİNDE MAHVETMEYİN!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazdiklarinizin cok münferit oldugunu, cocukta degil velide problem oldugunu düsünüyorum

      Sil
    2. Hemen münferit :) ovmuyor dıye velide sorun var:))))

      Sil
    3. Cok övseydi abartısından dolayı problemli veli olmazdı ama:)) şikayetçi olunca problemli veli :))

      Sil
    4. Ben 8 yıl bu okulda okumuş ve sbs de %1.4 luk dilime girmiş bir öğrenci olarak bu soylediklerinizle denizati arasında bir ilişki kuramadım.şu an lise sondayim kardeşimse denizaatinin 8.sınıfında yasitlarimla aramdaki olumlu farkı yaratan okuldur denizati.Törenler kutlanmiyor demissiniz nasıl söyleyebilirsiniz aklım almıyor.öğretmenler odası yok demişsiniz her bölümün kendi odası var. Yanlış anlamayın ama bahsettiğiniz sorunlar çocuğunuzun veya sizden kaynaklanıyorda olabilir zira benim döneminde 80 küsür kişiydik ve evet içimizde 1-2 kişi uyum sağlayamayip etrafına zarar veren bu sırada kendisi de zarar gören çocuklardı. Bu durumda diğer 80 çocuğu mutlu edebilen bir okul farklı! olan bır kişi yüzünden kötü bir okul ilan edilemez böyle bir yorumdan dolayi (değil öznel yorumlarınız nesnel olan ,öğretmenler odası yok törenler kutlanmıyor, yorumlarınız bile yanlis)sizi kiniyorum

      Sil
    5. Ticaret odaklı bir okul demişsiniz ben bu okulda 8 yıl geçirdim. Murat ogretmenin (murat atçi)odasına gidip şeker istediğimiz günleri hatırlarım her seferinde masasinin altında sakladığı bir kutu şeker olurdu ve bize gülümseyerek içtenlikle verirdi. O kadar işinin yanında hiçbir zaman bize kapısı kapalı olmazdi. Size soruyorum hangi ticaret kafalı okulda öğrenci ile mudur arasında bu kadar icten bir ilişki vardır.

      Sil
  4. 7 sınıf ve 4 sınıfa giden 2 oğlum var ; yazdıklaırnızı hayretler ıcerısınde okudum ; acaba biz başka bir Denizatındamı okuyoruz diye ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aytuğ Elerman siz de deneyimlerinizi paylaşırsanız hepimiz bilgi sahibi olmuş oluruz.

      Sil
  5. mgule rumuzlu, kime hizmet ettigi uc asagi bes yukari belki arkadasa sesleniyorum. Ayiptir, gunahtir. Yalanla, iftirayla insanlarin haklarini yiyerek belki bu dunyada uc bes kurus atarsin cebine de obur tarafta karsina cikar, bilesin.

    YanıtlaSil
  6. Mgule rumuzlu arkadasın yorumuna başka sitelerde de denk geldim. Üşenmeyerek her yere yetişmiş ve yorumunu okul hakkında bu kadar olumlu şeyler yazanlara inat her yere yapıştırmış.. İlginç.. Denizatı hakkında hep olumlu şeyler duyduğumu söylemeliyim. 20 yıllık bir eğitimci, 1 yıl içerisinde 2. Şubesini açan bir anaokulu sahibi ve 5 yıldır bir anne olarak bir okuldan beklentilerimin ne olması gerektiğini çok iyi biliyorum. Denizatını tüm velilerime tavsiye ettim ve önümüzdeki yıl da anaokulumda oğlumun tüm sınıfıyla bu okula gidecek kadar bu okula güveniyorum. Gereksiz karalamaları kulak ardı etmenizi ve işini layıkı ile yapmakta olan ve eğitime gönül vermiş, en iyisi için hiç bir şeyden kaçınmayan bu okulun hakkını vermemiz gerektiğini düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  7. oğlum 4 yıldır bu okula gidiyor. ne bit salgını gördük ne bişey anlamadım gitti. arkadaş niye yalan yazsın onuda anlamadım. garip bir durum.

    YanıtlaSil
  8. Kızım ilkokul 1. sınıftan buyana Denizatı Okullarında okuyor, şu anda lise 2. sınıfta. Kendisini çok fazla yormayan sivri zeka bir öğrenci olmamasına rağmen TEOG sınavlarında Türkiye genelinde %1,1 içinde yeraldı, 487,5 puan ile Avusturya Lisesini çok az farkla kaçırdı. Dershanelerin kapatıldığı ortalığın karıştı sene olmasa, bir sene önce TEOG sınavına girse Avusturya Lisesinde okuyor olacaktı. Bir yıl önce Av. L. 1,3 5 ile öğrenci almıştı. Veli olarak iki kez yemek problemleri ile ilgili Kurucu Müdür Murat Bey ile görüştüm gayet tatminkar cevaplarla döndüm. Bu yaz bizden hiç ücret almadan 3 hafta Cambridge Kampına gittiler. Önümüzdeki sene de kısmetse Almanya Dil okulu olacak. MUN konferansları vs türü sosyal ve okullararası etkinliklerle de öğrencilerin sosyal tarafları geliştiriliyor. Öğrenciler öğretmenleri ile birebir diyalog halinde kendilerine uymayan konuları konuşabiliyorlar. İki dil bilen dünya vatandaşları yetiştiğine inanıyorum. KAL mezunu, ITÜ'lü ve doktoralı bir Makina Mühendisi veli olarak çevremizdeki birçok arkadaşımızın farklı okullara giden çocuklarının eğitim yöntemlerini ve başarı durumlarını kıyaslayarak bu yorumu yapıyorum, yoksa okulu methetmek gibi bir amacım yok.

    YanıtlaSil

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...