0 19 Aylık Bebek Gelişimi

Yitirdiğim bize ait gelişim notları dolayısıyla aklımda kalanlar ve fotoğraflardan çıkarttıklarım kadarıyla 19 ayda Gökalp ilk defa okullu oluyordu. Oyun grubu ile bir nevi öğrencilik hayatı başladı. Düşler Şatosu Anaokulu ile Necla öğretmenimiz ve de psikolğumuz Funda hanım, pedegogomuz Özlem hanımların verdiği emeklerle Gökalp zorda olsa annesiz bir ortama uyum sağlama adımları atıyordu. Hiç kolay bir süreç olmadı. Neredeyse 2 ayı bulan alıştırma sürecimiz tam vazgeçtiğim anda tamamlandı.Gökalp okula gitmek ve oynamak istiyor fakat benim yanından ayrılmama izin vermiyordu. Sınıfın içine girmeden ama hemen kapısında sandalyede oturarak varlığımdan aldığı güçle kendisini oyuna kaptırmasını izledim. Zamanla kapıda kitap okuyarak, su içmeye gidiyorum diyerek ya da tuvalete gidip gelicem diyerek yalnız bırakmayı başardım.Ana okuluna ne zaman başlanmalı ve anaokulu tercih ederken nelere dikkat edilmeli içerikli ayrıca bir yazıyazacağımı belirtip bu konuyu şimdilik kapatıyorum.


Bunlarda İnternetten Derlediğim 19 Aylık Gelişim Notları:

Geri geri ya da yan yan yürüyüş denemelerinden, merdivenleri inip çıkmaya çalışmaktan, yerlerde yuvarlanmaktan hoşlanır.

Çocuğunuzu disipline etmek her zaman için onu cezalandırmak anlamına gelmez; en güzel disiplin yöntemi yanlışlarından yola çıkarak ona doğruları öğretmeye çalışmaktır. Müdahale etmenizi gerektirecek yanlış bir davranışıyla karşılaştığınızda hemen onu azarlama ya da cezalandırma yoluna gitmeyin.biraz sabır ve anlayış sonucunda çocuğunuzun size ve diğer insanlara karşı daha saygılı, daha sağlıklı iletişim kurabilen bir birey olarak yetişmeye başladığını göreceksiniz.
Çocuğunuz, onu azarladığınız ya da bağırıp çağırdığınız zamanlardan çok onunla sakin, saygılı bir tutumla konuştuğunuz zaman sizi dinlemeye eğilimlidir. Bu yüzden yanlış bir davranışı düzeltmeye çalışırken azarlamak ya da bağırmak yerine, sakin bir şekilde ve onunla göz kontağı kurarak doğruları ona anlatmaya çalışın.

Olumsuz cümlelerden çok olumlu emir cümleleri kurmaya dikkat edin. Örneğin "Kediye vurma!" uyarısı yerine "Kediyi yavaşça okşa" diyerek ona kediyi nasıl sevmesi gerektiğini gösterebilirsiniz.
Her zaman için olumlu davranışlarını takdir ettiğinizi belli edin ve bu tür davranışlarını sözlerinizle ve tavırlarınızla ödüllendirin.

Artık sizden uzaktayken, diğer insanların yanında daha rahat ve güvenli bir tutum sergilediğini, eskisi gibi ürküp ağlamadığını farkedebilirsiniz. Ayrıca yavaş yavaş diğer insanlarla ya da yaşıtlarıyla kendi eşyalarını (örneğin oyuncaklarını) paylaşma eğilimi başlayabilir. Etrafında başka insanların da olduğu, tüm evrenin sadece kendi varlığı üzerine kurulu olmadığı bilinci gelişmeye başlar.

Bu dönemde çocuğunuzda ısırma huyu başgösterebilir. Buna çok çeşitli faktörler sebep olabilir; gerçek sebebi anlamanız onu bu huydan vazgeçirmede önemli kolaylık sağlar. Bazı çocuklar sırf arkadaşını ısırdığında ne olacağını merak ettiği için bunu dener; bazıları kızgın, mutsuz olduklarında ya da ilgi çekmek istediklerinde duygularını bu şekilde dışa vurur; diş çıkaran çocuklar ise dişetlerindeki baskı ve kaşınma yüzünden ısırma eğiliminde olabilirler.


Ev işi yaparken ondan yardım isteyebilirsiniz. Ev işi yapmak onun enerjisini boşaltması, yeni deneyimler kazanması; sizinse iş yükünüzü azaltması ve hoşunuza gitmesi açısından son derece faydalıdır.

19 ayına gelen bir çocuk artık görgü kurallarını uygulamalıdır. Bunu da sizi taklit ederek öğrenir. Ne kadar "teşekkür ederim" ya da "rica ederim" gibi cümleler kurarsanız o da sizi o kadar çok taklit eder.

Yemek yemek ister misin? Sorusuna alacağınız ”hayır” cevap olasılığının ”evet”ten daha fazla olacağını bilin. Onun yerine ”bu akşam havuç mu ? tavuk mu?” Gibi bir soruyla tercihi ona bırakın. Her iki cevabında da sizi amacınıza ulaşmış olursunuz; o da kendi öz güvenini oluşturmaya başlar.

19 aylık veya bu yaşlardaki bir çocuk fiziksel gelişime devam etmektedir. Onun kasları her geçen gün daha da çok çalışmaya başlamakta, kemikleri güçlenmekte ve dişleri daha çok işe yaramaktadır. Tüm bunlar için kalsiyum alımına dikkat etmelisiniz.

18 aydan itibaren bebeğiniz tuvalet eğitimine hazır olabilir. Çocuğunuz Boşaltım organlarına da söz geçirmeye başladıkça tuvaleti bez yerine, tuvalete yapmak daha kolay olacaktır. Tuvalet eğitimi konusundaki ilk kural onu zorlamamak ve korkutmamaktır. İlk önce idrarını daha sonraysa kakasını tutabilecektir. İşi garantilemek için Ona tuvalete gittiğinizi ve bu işi nasıl yaptığınızı göstermekle başlayabilirsiniz.


-Şekilleri uygun deliklere yerleştirebilir.

-Büyük parçalı lego oynayabilir.

-Kapıları kapatabilir.

-İki farklı nesne arasından istenileni seçebilir.

-Karşılıklı oyunlar oynar.

-İki sözcüklü ifadeler kullanabilir.

-Oyuncak bebeğini besleyebilir.

-Merdiven çıkabilir.

-4 küplük bir kule yapabilir.

-Ellerini yıkayabilir.

-Her şey ilgisini çeker ve oynamak ister.

-Vücuttaki bölgeler sorulduğunda gösterebilir.

-Oyuncağını çekerek ileri geri yürütebilir.

-Komik şeylere güler.



5 Çocuğumdan Yola Çıkarak Yokluklar İçindeki Benim Çocukluğum


-Daha bebeklikten başlayarak alınan beden beden,renk renk,çeşit çeşit kıyafetimiz yoktu.Hem öyle bir alım gücü,hem öyle bir kültür hem de bu kadar mağaza yoktu.
-Odamız hele oda takımımız,odamızın boyasının tinerli mi su bazlı mı olduğu gibi düşündürücü sorular yoktu.
-Marka marka bezimiz,pişik kremimiz, diş jelimiz kendi tırnak makasımız bile yoktu.
-Çamaşırlarımız için değil ayrı deterjan-yumuşatıcı,ayrı yıkanması gibi bir durum bile yoktu.Çünkü çamaşır makinası yoktu.

-Bizim için yapılan pirinç unu hariç ayrı pişen bir yemek yoktu.Annelerimizin hergün yumurta yedirmek süt içirmek meyve tükettirmek gibi sıkıntıları yoktu.
-Yanımızda fosur fosur sigara içilirdi; sağlığımızdan endişe eden yoktu. Aşı yaptırmak dışında her ay düzenli gidilen aylık doktor kontrolüde yoktu.
-Başı ezilmiş bir plastik bebek ya da gazeteden alınmış karton giydiren bebekler gibi basit oyuncaklar dışında şimdiki gibi oyuncaklarımız yoktu. Zaten oyuncak mağazası yoktu.
-Bütün kışı dışarda geçirirdik,grip olup burnumuzu kolumuza silerdik. Aynı bardaktan su içerdik. Şimdiki gibi virüs korkusu yoktu.
-Kafamızı vura vura, düşmekten dizlerimizi parçalayarak büyüdük annelerimizin acaba hangi krem sürülür endişesi ne de tetanoz olur mu acaba şüphesi yoktu.
-Televizyon zaten yoktu,ipad,laptop falan hayali bile yoktu.

-Sökülünce çorabımız dikilir,yırtılınca dizimiz yamanır, uzayınca pantolonun paçası açılırdı. Seneye de giyer düşüncesiyle hiç kendi bedenimizde yeni kıyafetimiz yoktu.Ama hepimiz aynıydık.Bu durumları garipseyende yoktu.
-Poz poz ne fotoğrafımız ne de video görüntümüz yoktu.
-Dışarı çıkmak için oyun alanları,hafta sonu ne yapsak diye düşünen ebeveynlerimiz yoktu. Öyle gidilecek dolaşılacak alışveriş merkezleri falanda yoktu.
-Şimdiki gibi aktivite yapmak,çocuğun motor gelişimi el becerisi gibi kavramlar yoktu.
-Eğitim sistemi şimdikiyle kıyaslanınca o da yoktu.
-İşe giden anne sayısı ev hanımı olan anneye göre çok daha azdı. O nedenle kreşte anaokulu da pek yoktu. Zaten okula öğrensin gelişsin diye göndermek gibi bir mantık yoktu.

-3-5 tane bugün bile çok sağlam olan özel okulların dışında özel okul yoktu.
-Ama en önemlisi annelerimizin bize ayıracak vakti yoktu. Çünkü çamaşır makinası,bulaşık makinası,elektirik süpürgesi,blender vs hiç birşey yoktu.Herşeyi kendileri yapmak zorunda olduklarından ve diğer annelerde kendileri gibi olduğundan çocuğa ayrılması gereken zaman, çocuğu sevmek gerek kültürü yoktu.
Bütün bu yokluklara rağmen ben "BEN" olabildim. O nedenledir ki çocuğumu yetiştirirken yeni nesil çocuk büyütme yöntemlerini inceler, haberdar olur ama takılmam. Evet şimdiki çocuklar hem imkanlar hem de edinilmiş bilgi birikimleri dolayısıyla kendilerine yaklaşılması açısından çok şanslı. Ama maalesef anneleri tarafından daha küçücükken gelişimleri pekişsin diye kendi hallerine bırakılmak yerine çeşitli oyun adı altındaki aktivitelerle bilgi boğulmasına mağruz bırakılıyor. Bunu bende yapıyorum ama asla bir planlama ve disiplin doğrultusunda değil. Zaman zaman ve keyif aldığını hissettiğim aktiviteleri oynatmayı tercih ediyorum. Kısaca ben çocuğuma en çok sevgi veriyorum.

Aktiviteden çok biz boğuşuyoruz.Öpüşüyoruz. Mıncıklaşıyoruz.Konuşuyoruz. Komik suratlar yapıyoruz.Yakalamacılık, saklambaç oynuyoruz. Görüyorum ki bana olan sevgisini aktivite yaparken değil en çok bu zamanlarda ifade ediyor. İstisnasız her oyunumuzda bana sarılıp öpme isteği duymuştur ve muhakkak beni çok sevdiğini söylemiştir. Benim için oğlumun mutlu olması bişeyleri öğrenmesinden çok daha önceliklidir. Hayatta zaten daha çok tecrübe ile öğrenilir. Önünde çook uzun bir öğrenim hayatı var. Şu minicik halleriyle oyuna en çok ihtiyacı olan zamanda öğretmek çabasıyla onu en sevdiği şeylerden ne oyundan ne de kendimden mahrum etmek istemiyorum ben.

0 Çocuklara Nasıl Balık Yedirilir (Çocuk Yemekleri)

Konunun başlığını nasıl açmam gerektiğini çok düşündüm. Tam da anlatmak istediğim şey olmasa da sanırım en iyi başlık bu oldu. Sizlerde benim gibi balık sevmeyen ve evinde asla balık kokusuna dayanamayan tiplerdenseniz fırında balık ya da somon balığı yapıyorsunuzdur. Bilmeyenler için somon kokusu açısından diğer balıklara oranla çok daha tercih edilebilecek bir balık cinsidir ve omega açısından da oldukça doygundur. Bu başlıkta somon balığı ile yapılacak 2 tarifim var. Sizlerin çocukları da Gökalp gibi kuru yiyecekleri çiğneme konusunda tembelse ilk tarifimden faydalanacağınızı umuyorum. Bizim evde haftada 2 gün Gökalp için somon pişer.


Önce Somon balığının faydaları; İngilterede yapılan araştırmalara göre somon balığının kansere karşı koruyuculuğu ortaya çıkmış.Haftada 2 kez tüketilirse kensere %30 yakalanma riskini azalttığı belirtiliyor. Somon alerjik hastalıklara engel olur. Omega 3 asit yağı kaynağı. Kalp rahatsızlıkları riskini azaltıyor.

Tarhana çorbasının faydaları; Tarhana, vücudumuzun mikroplara karşı dirençli olması açısından önemli olan vitaminler ve mineraller yönünden zengindir.  Tarhananın içinde bulundurduğu çeşitli liflerden dolayı yüksek kolesterol, kalp krizi, kolon kanseri, obezite, yüksek tansiyon, hemoroid ve damar hastalıklarının azaltılmasında etkili olduğu tespit edilmiştir. Tarhana içeriği bakımından sağlıklı, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek ve özellikle bebeklerde ve çocuklarda sindirim enzimlerinin yetersiz olduğundan sindirimi kolay besleyici bir gıdadır.
İşte ilk tarifim.

Tarhana Çorbası İçinde Somon Balığı
Malzemeler:
Tarhana
1 Küçük diş sarımsak
1 Orta boy domates ya da 1 tatlı kaşığı salça
200 gr somon balığı

Hazırlanışı:
Tarhana çorbasını önden yağda 1 küçük diş sarımsak kavurarak hazırlıyoruz. Somon balığını ikiye bölüp her öğün için taze kızartarak çorbanın içine dahil ederek servis ediyoruz.(yani 100 gr somonu kızartıp kalanı taze olarak dolapta muhafaza ediyoruz. Ertesi gün tekrar kalan somunu kızartıp çorbaya dahil ediyoruz.)

Somon Balığı Köftesi
Malzemeler
200 gr Somon
1 Küçük Soğan
1 Yumurta
Bayat Ekmek
Dereotu ya da maydonoz
Bir tutam tuz

Hazırlanışı
Malzemenin tamamını rondodan geçirip küçük köfteler haline getirip kızartabilir, ızgarada pişirebilir ya da fırınlayabilirsiniz. Yalnız rondoda çok fazla çekmeyin malzeminiz çok cıvık olur. Böyle bir sıkıntı yaşarsanız içine galeta unu ilave edebilir ya da galeta ununa bulayarak dağılmadan kızartabilirsiniz.
Afiyet olsun...

Umarım itiraz etmeden keyifle yerler...

1 20 Aylık Bebek Gelişimi

1,5 ay boyunca alışması için çabaladığımız oyun grubunda, annesiz 2 saat geçirtebilme uğraşımız nihayet sonuç vermişti. Artık Gökalp sınıfına öğretmeniyle birlikte bana el sallayarak giriyordu. 2 saat için eve gidip tekrar dönmek işime gelmediği için bende bu süre boyunca bekleme odasında bilgisayarımdaki işlerimle meşgul olarak onu bekler oldum. Her nekadar okulda bensiz 2 saat geçirsede bana olan yapışıklığı bitmiş değildi.
Konuşmak için çok çabalıyordu. Akranlarına kıyasla kelimeleri ifade ediş tarzı daha muntazamdı. Bu ayda herkes gibi biz de 10 Kasım'da saat 09:05' te Atatürk'ü özlem ve kerderle andık.


Kaybettiğim notlarım dolayısıyla bizden hatıralara maalef bu kadar.

Bunlarda internetten derlediğim 20 Aylık Bebek Notları:

Bebeklerde bu dönemde zaman zaman istediklerini ağlayarak elde etme davranışları gözlemlenebilir. Genellikle soyut düşünceye henüz geçmemeleri ve kullanabildikleri sözcük sayısındaki sınırlılığın etkisiyle sözlerinin isteklerini iletmekte yetersiz kalması nedeniyledir bu ağlamalar.
18 ile 21 aylar arasında duyduğu kelimeleri taklit etmek için daha isteklidir. 20 aylık çocuk, 12-15 kelime söyleyebilir.Siren sesini, köpek havlamasını ve kuşların ötüşünü dinlemekten hoşlanacaktır. Duyduğunuz her sesi tekrarlayarak ona taklit edin. Çocuğunuz için sesleri taklit etmek, kelimeleri tekrarlamaktan daha kolaydır. Onun "Lütfen", "Teşekkür ederim" gibi sözcükleri kullanmasını istiyorsanız, öncelikle siz ona ve çevrenizdeki diğer insanlara karşı sık sık bu kelimeleri söyleyin. Siz konuşurken telefonla konuşmak isterse karşınızdaki kişiyle konuşmasına izin verin. uzmanlar bu yaştaki bir bebeğin iki dili birden öğrenmesinde bir sakınca görmüyorlar.


15-24 ay arasında hem anne hem çocuk için çok zor bir dönem başlar. Buna yeniden yaklaşma dönemi diyebiliriz. Bir önceki dönemde hareketlenme ve kendi davranışlarını kontrol edebilmeyle birlikte bebek anneden ayrılır ve dış dünyayı keşfe gider. Bu dönemde ise bu ayrılığı duygusal olarak yoğun bir şekilde hisseder ve anneye geri döner. Bu durum hem anneyi hem çocuğu yorar. Ne yapıyorsanız yapın, sizin yanınızda olmak isteyecektir. Diş fırçalarken, evi süpürürken, yatakları toplarken, yemek pişirirken yanınızda olması en büyük tecrübedir.Uyku ve yemek bozuklukları oluşabilir. Çocuğun çoklukla negatif tepkiler verdiği bir dönemdir. Anne ne yapmasını isterse, çocuk tersini yapmak ister. Bu durum aralarında bir güç çatışmasına dönüşür ve olayı içinden çıkılmaz bir hale getirir. Çocuk kendi sınırlarını aramaktadır ve ihtiyacı olan şey anne ile aynı olmamaktır. Dolayısıyla hep onun dediğini yapmak da çözüm değildir hatta durumu zorlaştırır. Bu dönemde öfke nöbetleri görülür. Öfke nöbetlerine kapılan çocuğun ihtiyacı sakinleşmesine yardımcı olunmasıdır. Bazen bunu bile red edebilir. Annenin soğukkanlı ve şefkatli olması sabırla yaklaşması iyi olur. Çocuk kendi kişilik sınırlarını ancak annesinin isteklerinin tersini yaparak hissetmeye çalışır. Bu annemin istediği tersi benim istediğim o zaman ben annemden farklıyım. Bir yandan herşeyi kendisinin başarmasını ister bir yandan da onay beğeni alkış sevgi ve şefkat arar. Bu aylarda da çocuğu bırakıp uzun tatillere gitmemek lazımdır. Çocuk anne gidince yokoldu zanneder ve büyük bir endişeye kapılır. Annenin 1-2 günden fazla ayrılığı onu derin şekilde etkiler. Fakat anne bu dönem çok yoğun olmasa da çalışma hayatına girebilir.
Bebeğiniz bu ayda, basit işlerde size yardım etmek ister. Mutfakta ve evin içinde yaptığınız işlere dahil olmak ve bir şeyler yapmak ister. Ona basit görevler verin ve sınırlar koyun. Dolaptan alabileceği bir şeyi getirmesini isteyin. Makinelerin düğmelerine sadece sizin basacağınızı öğretin.

Rahatlıkla koşar ve merdiven çıkar. Merdiven çıkmayı çok sever fakat inerken yardımınıza ihtiyaç duyabilir.

Arkadaşlarına vurabilir. Bu genelde merak duygusundan kaynaklanır; “ona vurursam ne olur?” sorusunun yanıtını deneyerek öğrenir. Bu aylarda öfke patlamaları normaldir. Bebeğiniz her şey hakkında kendine ait fikirlere sahip olmaya başlamıştır.
Paylaşmak öğrenilmesi zor bir şeydir. Çocukların üç yaşına girene kadar paylaşmasını öğrenmez, fakat temellerini şimdiden atabilirsiniz. Çocuklar paylaşmayı, uzun bir süre paylaşma tecrübeleri edinerek öğrenirler. Hangisi benim, hangisi senin, hangisi babanın, hangisi annenin,gibi sorular ve oyunlarla paylaşmanın ilk adımlarını atabilirsiniz.
Sabırlı olun ve çocuğunuz biraz daha büyüyünceye kadar gerçek bir paylaşma beklemeyin.
Bebeğiniz araştırmayı sever. Dışarıda olduğunuzda, güvenliğini sağladığınız müddetçe merak ettikleriyle dilediği kadar ilgilenmesine izin verin. Bırakın herhangi bir çiçeği dakikalarca incelesin, bir taşta otursun, kedileri sevsin. Dünyayı bu şekilde öğrenecektir.
Bu ay bebeğinizi parmak boyalarıyla tanıştırabilirsiniz. Bu iş için mama sandalyesini kullanabilirsiniz.

Nesne devamlılığını geliştirmek için, sakla bul oyunlarına devam edin. Elinize herhangi bir oyuncağını alın ve arkanıza götürerek sorun; “top nerede?” ve hangi elinizde olduğunu bulmayı öğretin.

Fiziksel Gelişim
Boya kalemleriyle çizim yapabilir. Sadece çok basit ve fazla başarılı olmayan birkaç çizgi ya da daire çizse bile, bu çocuğunuz için aslında büyük bir gelişimdir. Çünkü basit bir çizgiyi oluşturmak bile çocuğunuzun kalemi kavrama ve tutma, el-göz koordinasyonunu kurma ve hayalgücünü kullanma yeteneklerini geliştirdiğinin bir göstergesidir. Vücudunun tüm parçalarını tanıyabilir.Geri geri ya da yan yan yürüyüş denemelerinden, merdivenleri inip çıkmaya çalışmaktan, yerlerde yuvarlanmaktan hoşlanır. Tek eliyle bir kap tutarken öbür eliyle küçük objeleri bu kaba doldurup sonra kabı boşaltabilir.
Bu aylarda belki ge-nital bölgesiyle ilgilenebilir. Özel bölgelerine elini götürdüğünü yakalarsanız, panik olmayın. Bu yaşlar için normal bir davranıştır. Bu yaşlar için en iyi yaklaşım, belki de görmezden gelmektir.
Yemek zamanları alışkın olduğunuzdan daha zorlu hale gelebilir. Çocuğunuz ağzına koyduğu her lokmanın tadına, görüntüsüne, rengine dikkat eder.
Çocuğunuz muhtemelen oldukça iyi bir şekilde çiğneyebilir, ancak nefes borusuna kaçmaması için hala et, tavuk, balık ve sebzeleri bir ısırık boyutunda vermeniz iyi olacaktır. Çatal ve kaşık kullanabilir, ancak her zaman kullanmak istememesi normaldir.
20 aylık bir çocuk 2 yaş sendromuna yaklaşmaktadır. Çok şey anlamakta, çok şey yapmak istemekte ama fiziksel yetenekleri bunları uygulamaya dökmek için yetersiz kalmaktadır. Size bir şeyler anlatmaya çalışıyor ;ama tam olarak da ifade edemiyor. İşte bu kıpkırmızı bir surata ve öfkeden patlamak üzere olan bir çocuğa yol açabilir.Çocuğunuzun agresif ve saldırgan davranışlarına, ona ders vermek amacıyla bile olsa, aynı sertlikte karşılık vermeyin. Bu, çocuğunuzun, saldırgan ve agresif davranışların normal olduğuna inanmasından başka bir işe yaramayacaktır.
Eskiden çocuğunuzun oyunlarını hep siz yönetir, sürekli yanında olup tüm oyunlarına aktif olarak katılırdınız. Artık zaman zaman onun tekbaşına oyun oynaması için geri planda kalmayı deneyin, çouğunuzun kendini bir süre boyunca oyalayıp tekbaşına oyun oynayabildiğini farkedeceksiniz.


20 Aylık Bebek Neler Yapabilir?

Merdivenleri tek ayakla rahat çıkar, rahat inebilir.
İki eliyle büyük oyuncakları kavrayarak taşır.
Kapı kollarına ulaşabilir ve açabilir.
16-20 dişi vardır.
“Bu ne”? sorusunu sürekli tekrarlar.
Kendinden bahsederken ismini söyler.
Organlarının çoğunu tanır.
Anne ve babayı taklit ederek oyunlar oynar: bebeğine yemek yapar, besler uyutur, gezdirir. Eşyaları tamir eder, araba kullanır.
Olmaz ve hayıra tepki vermeye başlar, kızgınlık nöbetleri olabilir.
Henüz paylaşmayı bilmez, kendisine ait olanları şiddetle korur.
İstediği şeyi hemen yapmak ister, sabrı yoktur.
Yabancı korkusu 2 yaşına doğru azalır. Ancak bilmediği şeylerden korkmaya başlar. Dışarıdan gelen sesler, karanlık, sifonun çekilmesi v.s onun için korku kaynağı olabilir. Sesin kaynağını göstererek, ışık açıp kapıyarak nesne- sonuç ilişkisini kurmasına yardımcı olursanız korkular azalır.

Oyunlar
Birlikte şarkı söyleyip dans edin.
Yaşıtları ile bir araya getirin, oynamaya teşvik edin.
Masaldan hikayeye geçin, okurken taklitler yapın, sonrasında onunda taklitlerle size anlatmasına izin verin.
Saklambaç, yakalamaca oynayın.
Şekilleri öğreneceği oyuncaklarla oynayın. Benzer deliğe şekli atmasını ona da öğretin.
Kapalı kutuya oyuncağı saklayın, açıp almaya teşvik edin. Aynı oyunu o size tekrarlasın.

Bakım 
Tuvalet eğitimine hazır olabilir. Yapınca söylemeye başlar. Öğle uykularından kuru kalkabiliyorsa ve tuvalet eğitimi için istekli ise denemelere başlama zamanı gelmiştir. Öncelikle oturak veya ayaklarını basabileceği merdiveni olan bir klozet adaptörünü birlikte seçin. Yemek sonraları dışkılama için oturtun. Başarılı olursa ödüllendirin. İstemiyorsa bir süre ara verin. Başarılı olursa idrar kontrolu için bezi çıkartarak denemeler yapın.
Banyoda size yardım etmesine izin verin. Ellerini kendi yıkamaya teşvik edin.