5 Çocuğumdan Yola Çıkarak Yokluklar İçindeki Benim Çocukluğum


-Daha bebeklikten başlayarak alınan beden beden,renk renk,çeşit çeşit kıyafetimiz yoktu.Hem öyle bir alım gücü,hem öyle bir kültür hem de bu kadar mağaza yoktu.
-Odamız hele oda takımımız,odamızın boyasının tinerli mi su bazlı mı olduğu gibi düşündürücü sorular yoktu.
-Marka marka bezimiz,pişik kremimiz, diş jelimiz kendi tırnak makasımız bile yoktu.
-Çamaşırlarımız için değil ayrı deterjan-yumuşatıcı,ayrı yıkanması gibi bir durum bile yoktu.Çünkü çamaşır makinası yoktu.

-Bizim için yapılan pirinç unu hariç ayrı pişen bir yemek yoktu.Annelerimizin hergün yumurta yedirmek süt içirmek meyve tükettirmek gibi sıkıntıları yoktu.
-Yanımızda fosur fosur sigara içilirdi; sağlığımızdan endişe eden yoktu. Aşı yaptırmak dışında her ay düzenli gidilen aylık doktor kontrolüde yoktu.
-Başı ezilmiş bir plastik bebek ya da gazeteden alınmış karton giydiren bebekler gibi basit oyuncaklar dışında şimdiki gibi oyuncaklarımız yoktu. Zaten oyuncak mağazası yoktu.
-Bütün kışı dışarda geçirirdik,grip olup burnumuzu kolumuza silerdik. Aynı bardaktan su içerdik. Şimdiki gibi virüs korkusu yoktu.
-Kafamızı vura vura, düşmekten dizlerimizi parçalayarak büyüdük annelerimizin acaba hangi krem sürülür endişesi ne de tetanoz olur mu acaba şüphesi yoktu.
-Televizyon zaten yoktu,ipad,laptop falan hayali bile yoktu.

-Sökülünce çorabımız dikilir,yırtılınca dizimiz yamanır, uzayınca pantolonun paçası açılırdı. Seneye de giyer düşüncesiyle hiç kendi bedenimizde yeni kıyafetimiz yoktu.Ama hepimiz aynıydık.Bu durumları garipseyende yoktu.
-Poz poz ne fotoğrafımız ne de video görüntümüz yoktu.
-Dışarı çıkmak için oyun alanları,hafta sonu ne yapsak diye düşünen ebeveynlerimiz yoktu. Öyle gidilecek dolaşılacak alışveriş merkezleri falanda yoktu.
-Şimdiki gibi aktivite yapmak,çocuğun motor gelişimi el becerisi gibi kavramlar yoktu.
-Eğitim sistemi şimdikiyle kıyaslanınca o da yoktu.
-İşe giden anne sayısı ev hanımı olan anneye göre çok daha azdı. O nedenle kreşte anaokulu da pek yoktu. Zaten okula öğrensin gelişsin diye göndermek gibi bir mantık yoktu.

-3-5 tane bugün bile çok sağlam olan özel okulların dışında özel okul yoktu.
-Ama en önemlisi annelerimizin bize ayıracak vakti yoktu. Çünkü çamaşır makinası,bulaşık makinası,elektirik süpürgesi,blender vs hiç birşey yoktu.Herşeyi kendileri yapmak zorunda olduklarından ve diğer annelerde kendileri gibi olduğundan çocuğa ayrılması gereken zaman, çocuğu sevmek gerek kültürü yoktu.
Bütün bu yokluklara rağmen ben "BEN" olabildim. O nedenledir ki çocuğumu yetiştirirken yeni nesil çocuk büyütme yöntemlerini inceler, haberdar olur ama takılmam. Evet şimdiki çocuklar hem imkanlar hem de edinilmiş bilgi birikimleri dolayısıyla kendilerine yaklaşılması açısından çok şanslı. Ama maalesef anneleri tarafından daha küçücükken gelişimleri pekişsin diye kendi hallerine bırakılmak yerine çeşitli oyun adı altındaki aktivitelerle bilgi boğulmasına mağruz bırakılıyor. Bunu bende yapıyorum ama asla bir planlama ve disiplin doğrultusunda değil. Zaman zaman ve keyif aldığını hissettiğim aktiviteleri oynatmayı tercih ediyorum. Kısaca ben çocuğuma en çok sevgi veriyorum.

Aktiviteden çok biz boğuşuyoruz.Öpüşüyoruz. Mıncıklaşıyoruz.Konuşuyoruz. Komik suratlar yapıyoruz.Yakalamacılık, saklambaç oynuyoruz. Görüyorum ki bana olan sevgisini aktivite yaparken değil en çok bu zamanlarda ifade ediyor. İstisnasız her oyunumuzda bana sarılıp öpme isteği duymuştur ve muhakkak beni çok sevdiğini söylemiştir. Benim için oğlumun mutlu olması bişeyleri öğrenmesinden çok daha önceliklidir. Hayatta zaten daha çok tecrübe ile öğrenilir. Önünde çook uzun bir öğrenim hayatı var. Şu minicik halleriyle oyuna en çok ihtiyacı olan zamanda öğretmek çabasıyla onu en sevdiği şeylerden ne oyundan ne de kendimden mahrum etmek istemiyorum ben.

Paylaş !

5 yorum:

  1. Tebrik ederim sizi çok güzel ifade etmişsiniz birçok şeyi bende tam olarak böyle düşünüyorum.Bende oğlumu en doğal şekilde büyütmeyi daha mantıklı buluyorum. 19 aylık oğlum ve eline hiç tablet yada telefon vermiyorum bu yaşta birçok şeye erişebilirse ilerde doyumsuz bir birey olmasını istemiyorum

    YanıtlaSil
  2. çok beğendim yazınızı, hakikaten yazdığınız gibi geçti bizim çocukluğumuz,sadece bir noktaya değinmek isterim, o zamanlar sokaklarda gezerdik oynardık,ablalarımız abilerimiz vardı.şimdi hemen hemen herkeste tek çocuk var ve sokaklar eskisi kadar güvenilir değil..Çocuklar tek bırakılmıyor ve yalnızlar. annelerinden başka kimse yok neredeyse hayatlarında..

    YanıtlaSil
  3. çok güzel anlatmışsın yine ,diline ,yüreğine sağlık... İş dönüp ,dolaşıp ''sevgi '' de kilitleniyor .Bizim gibi bilinçli anne babaların yetiştirdiği kuşağın geleceği nasıl olacak bakalım.Ben en çok onu merak ediyorum :)

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle aynı fikirdeyim! Ben de Bora'nın böyle bir çocukluk geçirmesi için uğraşıyorum. Temelimiz sevgi. Hep sevgi. En çok sevgi! Eğlenerek büyüsün, öğrensin ama boğulmasın. Büyüdüğünde çocukluğunun mutlu geçtiğini hatırlasın...Bu da bana en büyük hediye olur herhalde :)

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel yazmışsın, katılmamak imkansız .. Bizim nesil anneye off denmezle çocuğa üff denmez arasında kalmış birazcık şanssız bir kuşak .. Biz evimizde sevgi dolu, öz güvenli, üretken bir çocuk yetiştirmek için günümüzün tüm olumsuz koşullarına rağmen elimizden geleni yapıyoruz umarım çocuklarımızın güzel bir gelecekte yaşama şansları olur ...

    YanıtlaSil

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...