3 Anne Nasihatı...


Canım oğlum...
Bu yazıyı sen daha doğmadan evvel yazmaya başlamış fakat ne hikmetse tamamlamadan bırakmışım. Bilgisayarımda bulduğumda yazıyı tamamlamam gerektiğine karar verdim. Yazmak istediklerim çok kıymetli çünkü.

Uzun zamandır sana, seni hayata hazırlayacak bazı şeylerden bahsetmek istiyorum. Umuyorum ve diliyorum inşallah birlikte geçireceğimiz, hayat boyu edindiğim tecrübelerimle sana klavuzluk edebileceğim çok uzun yıllarımız olacak. Fakat bu yazıda kaleme aldıklarım varlığımda da yokluğumda da senin prensiplerin olsun istiyorum. Yazıyı uzun zamandır tasarlıyordum ancak gözden kaçıracağım şeyler olabileceği düşüncesiyle nasıl kaleme almam gerektiği konusunda bir türlü netleşemiyordum. Kendimce harf sıralamasının en makul olacağı fikrine vardım. Bu yazı sana benim kendi hatalarımdan ya da değerlerimden yola çıkaracak derlediğim bir hayat nasihatı olsun. Karakterini oluşturacak erdemlerde sana ışık olsun. Ama asla annesinden evladına bırakılan bir hatıra olarak kalmasın. Bu yazıyı hiç unutma hep oku ve aklında tut ki hayata, benim yıllar içinde biriktirdiklerimle daha önde başlayabilesin.

Yazımın amacı bahsedilen harfle ilk akla gelen erdemlerden söz etmek değil. Onlar zaten senin herkesten öğrenebileceğin, yaşamın süresince edinebileceğin, ya da okuduğun yazılardan çıkarabileceğin şeyler. Ben sana asıl yaşarken öğreneceğin ve farkına varamazsan keşke diyeceğin şeyleri idrak ettirmek istiyorum.

A:  "ARKADAŞ" hayattaki en büyük kazanımın olacak. Onların varlığı sana kattıkları para ile mukayese dahi edilemez. Evet arkadaş seç ama annenin yaptığı hatayı yapma, birkaç tane ile yetinme. Hayatının her döneminden ömrün boyunca yanında olacak dostluklar edin. Ta ki ilkokuldan başlamak üzere insan biriktir. Herkesin yeri ayrıdır. En özel şeylerini paylaşacağın, evde oyun oynayacağın,gece dışarı çıkacağın, tatile gideceğin, vs vs ÇOK ÇOK arkadaşın olsun. Yalnızlık insanın yanlış kararlarının bedeli değil, kendi tercihi olmalı. O nedenle istersen yalnız kalırsın. Ama istemezsen birçok alternatifin olsun. İnsan paylaştıkça hayat güzelleşiyor.

B: Başarılı olmak herkesin amacı ama "BAŞARISIZ" olacağın zamanlarada hazırla kendini.Hayatta en büyük başarılar, başarısızlıklardan edinilen tecrübelerle kazanılır. Üstelik kimse her işte başarılı olacak diyede bir kaide yoktur. Başarısızlık olağan bir sonuçtur. Senin için yıkım olmasına izin verme.

C: "CİMRİ" olmakla tutumlu olmak fikrini karıştırma. Unutma cimri insanı kimse sevmez ve yakınlarında tutmak istemez.

Ç: Lütfen "ÇALIŞMAYI" sev. Çalışmak insanı dinç tutar. Bunu bir zorunluluk olarak değil. Yaşamın gereklerinden biri olarak gör.

D: "DENE". Denemeden vazgeçme. Zaten iki seçeneğin var. Seçeneklerden birini denemeden hüküm verme.

E: "ESNEK OL" Kuralların başkarına karşı net olsa da sen kendi içinde ihtimallere açık ol. Çok katı olursan çok kırılırsın. Başkalarının seni kendi değerlerinle kırmasına izin verme. En azından onlara bunu hissettirmesende kendine karşı esnek ol.

F: "FARKINDA OL".Herneyse, her kimse, her nasılsa fark et.

G: "GEZ". Şehir, şehir. Ülke,ülke gez dolaş. Fırsat buldukça dünyayı tanı. Hayat gayelerinden biri de bu olsun. Ev, araba hep bağlayıcı şeyler. Sen özgür ol. Paranın esiri olma.

H: "HAYATININ TADINI ÇIKART". Sapla samanı karıştırma; sıkıntılarını hayatının her anına taşıma.


I: "ILIMLI OL"  Anlayış, hoşgörü,empati  vs bugün herkesin beklediği ve şikayet ettiği vasıflar. Bunlara sahip olmak için önce kabul etmesende başka fikirlere açık ol.

İ: "İNSAN OL". insanları kategorileştirme, küçümseme,ayrıştırma,ötekileştirme herkes değer verilmeyi hakediyor.

K: "KENDİNİ BİL" . Sen kimsin; nelerden hoşalanırsın-hoşlanmazsın, sevdiklerin-sevmediklerin, erdemlerin, değerlerin, prensiplerin.. Herkesten önce sen kendini tanı.

L: "LÜTFEN" en çok kullandığın kelimerden biri olsun. Kişi ayırdetmeksizin herkese nezaket kuralları içinde davran.

M: "MİZZAH" sahibi ol. Espiriyi anla. Esprili şeyleri takip et. Hayat yeterince ciddi. Hayatında kendini rahatlatacak eğlenceli şeylere yer ver.

N: "NEŞELİ Ol". Diğer insanların senin neşeli biri olduğunu düşünecek kadar bunu etrafına hissettir. Hayat zaten zor. Somurtkanlar arasında olma.

O: "OKU". Her konu ve düşüncedeki yazıları makaleleri kitapları oku. Okumak senin en büyük zenginliğin olacaktır.

Ö: "ÖNYARGILI OLMA". Önyargı insanoğlunun en büyük zaafı. Bu zaaf birçok şeyi olduğundan farklı algılamana neden olur. Yanılma.

P: Herzaman "POZİTİF" düşün. İyi düşün iyi olsun derler. Ama kendini kötüye hazırlamasını da bil.

R: "RAZI OL" Bazen çok uğraşırsın ama yine de olmaz. Lütfen onu orada bırakmayı öğren. Olmuyorsa oldurmaya çalışmak sadece seni üzer. Büyüklerimiz biz fark edemesekte olmayan şeyler bazen bizim için daha hayırlıdır der. Lütfen annecim bişeylere takılıp kalman en çok beni üzer.

S: "SPOR YAP". Bir spor dalıyla ilgilenmeni çok istiyorum. Yeteneklerin ve ilgin ne olur bilmiyorum ama ben hep yelken sporu yapmanı hayal etmişimdir. Sporla ilgilenen insanların kendileri gibi sağlıklı arkadaşları olacağı gibi, aynı zamanda kötü şeylere eğilimleri olmayacağını düşünüyorum.

Ş: "ŞİMDİ - ŞUAN"  yaşa. Geçmişte kalma, gelecek hülyalarına da dalma. Bugünün kıymetini bil. Hiç bir şeyi erteleme.

T: "TAKINTILI" biri olmamaya özen göster. Hem psikolojik hem fizyolojik takıntılardan sakın kendini. Bu sadece seni yıpratır.

U: "UMURSAMA". Başkaları ne der diye doğruluğuna inanmadığın, istemediğin, seni üzen hiçbişeyin içinde olma.

Ü: "ÜZÜLME". Üzüntüyü abartma. Öncesinde de sonrasında da kendini hırpalama. Anında yaşa ve orada bırak. Aklında da kalbinde de taşıma. Yıpranırsın.

V: Vazgeçme ama "VAZGEÇMESİNİ DE BİL". Ne zaman vazgeçmen gerektiğini sen zaten biliyor olacaksın. Hırslarına yenilme. Duygularının seni yönetmesine izin verme.

Y: Her konuda "YENİLİKLERE" açık ol. Böylece hep zamanı yakalar gerisinde kalmazsın. Fakat seni sen yapan gelenekçi düşüncelerini göz ardı etme. Yenilerle eskileri harmalamayı, ya da hangisinin tercihin olacağını bil. Her yeniliğin ardından gidersen güvenilmez çabuk değişsen biri olarak algılanırsın.

Z: "ZAMANIN" kıymetini bil. Hayat fark ettirmeden su gibi akıp gidiyor. Herşey yerinde ve zamanında güzel. Anı hakkıyla yaşa.

SENİ ÇOK SEVİYORUM.....


14 Kara Turpa Bal Kürü Nasıl Yapılır

Hiç anlamadığım şekilde Gökalp bronşit oldu. Hatta bronşittenden öte zatürre başlangıcı teşhisi kondu. Nasıl oldu hala anlamış değilim. Öyle ciddi ciddi öksürüğü olmadığı, öyle hasta bu çocuk diyemeceğiniz haldeyken böylesine bir teşhis beni tepetaklak etti. Doktorumuzun yorumu yeni dönem virüslerin çok sinsi olduğu yönde. Verdiği antibiyotik tedavisine istinaden bir de kara turba bal kürü yapmamı önerdi. Bende hemen kara turbu temin edip kürü yapmaya koyuldum ki aradığınız cevapları bir yazıda toplu olarak bulmak ne mümkün. Konu ile ilgili yazılardan biri yapılışını anlatmış, biri faydalarını, biri nasıl kullanılacağını biri miktarını. Ya arkadaş bu kür için kaç yazı okumalı yok mu bunu bir seferde herşeyiyle açıklayan bir yazı dedim aradım taradım yok. İş başa düştü. Şimdi sırasıyla bu kürle ilgili benim aklıma gelen tüm soruların araştırıp bulduğum cevaplarını yazıcağım. Umarım sizlerin de kafasındaki tüm soruları yanıtlamış olurum.

Kara turbun faydaları:
-İçerisinde yüksek oranda B ve C vitamini vardır.
-Besin değeri yüksektir.
-İçerisinde yüksek oranda bulunan iyot öksürüğe iyi gelir.
-Kansere karşı koruyucudur.
-Romatizma ve damar sertliğine iyi gelir.
-Kanı zehirlerden temizler idrar söktürür.
-Çiğnemek diş etlerini güçlendirir.
-Kan yapar.
-Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
-Gaz söktürür.
-Astım hastalarının solunumunu düzene sokar.
-Isıtıcı olduğu için boğaz hastalıklarına karşı şifa kaynağıdır.
-Ağrı kesicidir. Lapası ağrı olan yere konursa hafifletir.
-UYKU YAPAR (ta-ta-ta-tammm)


 Fotoğrarlarla kürün hazırlanışı:
Yuvarlak bir kara turp seçilir. Yuvarlak bulamazsanız önemli değil. İçene oturtacağınız bir bardak sayesinde düz durmasını sağlayabilirsiniz. Üst kısmı biber dolmasına yaptığımız gibi kapak olacak şekilde kesilir. İçi kenarlarına doğru çok derin olmadan oyulur. Çok derin olmasın ki turp azalmasın öz suyu bolca çıksın. İçini dışını iyice yıkadıktan sonra;
*İçerisine 1 TATLI KAŞIĞI bal konur.
*Turbun öz suyunu salması için en az 6 saat beklemesi gerekiyor. Kapağı kapatılır.
*Oda sıcaklığında bekletilir.
*Hastalığın ve öksürüğün şiddetine göre 7 ile 15 gün arasında kullanılabilir.
*Sabah aç karnına çıkan ballı turp suyu içirilir.
*Öksürük şiddetliyse sabah ve akşam içirilir.(Uyku yaptığı söylendiği için uykuya yardımcı olur)
*Turbu hiç öyle altından delmeye gerek yok. İçine salgıladığı ballı özsuyu bir bardağa ya da bir kaseye boşaltarak direk içirebilir ya da kaşıkla verebilirsiniz. Tek seferde ağaşı yukarı 3-4 tatlı kaşığı çıkıyor. İstenirse bu öz suyu bir bardak edecek şekilde ılık suya ilave ederek içerebilirsiniz.
*Aynı turbu 2 sefer kullanabilirsiniz. Turp buruşana kadar kullanabilirsiniz de denmiş ama o zaman çıkan öz suyu salınımı azalıyor. Maksimum fayda için 2 sefer yeterli bence.
*Bizim öksürüğümüz fazla olmadığı için 7 gün ve sadece sabah aç karna içtik.

Not: Bilgileri Ahmet Maranki- Ender Saraç ve İbrahim Saraçoğlu sitelerinden derledim.

UYARI: Bu kür içerisinde bal olduğu için 2 yaşın altındaki çocuklara tavsiye edilmemektedir.



3 Değişik Pırasa Yemekleri Tarifi (Çocuk Yemekleri)

Çocuğuna sebze yedirme gayretindeki kendim gibi annelere, çocuklarının yemekten keyif alacakları, yerken itiraz etmeyecekleri ya da tadını sevmediği sebzeyi başka bir biçimde nasıl sunabilecekleri gibi düşüncelerine biraz yardımcı olmak ve fikir vermek için açtım bu başlığı. Bu yazının sebzesi PIRASA.

Çocuklar söz konusu olduğunda makarna-pilav-patates- köfte dörtlüsünün dışında (istisnalar kaideyi bozmaz denir) kalan tüm sebzeler maalesef yedirmesi güç beğendirilmesi zor sınıfınına dahil oluyor. Bende kendimce uyarladığım şekilleriyle sebzeye başka bir boyut kazandırıp çocuğuma yediren annelerdenim.İşte size bizim severek yediğimiz ve adına börek dediğimiz fırında pırasa yemeğimiz.

Önce pırasanın faydalarından söz edecek olursak;

-Vücuda kuvvet verir.
-Kan yapar ve kansızlığa iyi gelir.
-Sindirim sistemi için çok yararlıdır. Sindirimi kolaylaştırır.
-Sinirleri kuvvetlendirir.
-Böbrekleri, bağırsakları ve mideyi çalıştırır ve güçlendirir.
-Böbrek kumlarını ve taşlarını dökmeye yardımcı olur.
-Vücudu ve kanı temizler.
-Astım, romatizma, egzama ve damar sertliğine karşı faydalıdır.
-İdrar söktürücüdür.
-Bağırsakları yumuşatır ve Kabızlığı giderir. Basur şikâyetlerine karşı oldukça faydalıdır.
-Anne sütünü arttırır.
-Kansere karşı koruyucudur.

FIRINDA PIRASA (PIRASA BÖREĞİ)
Siz adına börek dediğime bakmayın aslında daha ziyade püre şeklinde bir yapısı oluyor. Fırında piştiği ve börek gibi bıçakla kesilerek servislere hazırlandığı için çocuk cazibesini ve algısını arttırmak adına biz börek dedik tarife.


Malzemeler
Yarım kilo pırasa
3 Orta boy patates
2 Yumurta
1 Su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
1 Yemek kaşığı un
3 Yemek kaşığı galeta unu
1 Silme tatlı kaşığı tuz
2 Kaşık sıvı yağ

Hazırlanışı
Önce patatesleri haşlayın. Sonra pırasaları halka halka doğrayıp 2 kaşık sıvı yağda yumuşayana kadar çevirin. Haşladığınız patatesleri pırasaya ilave edip birlikte kavurun ocağın altını kapatın. Karışımın üzerine un-tuz-galeta unu ve kaşarı ilave edip harmanlayın.


Kısa bir müddet bekledikledikten sonra karışıma başka bir yerde çırptığınız yumurtaları ekleyin.(Önce karışımın biraz soğumasını bekliyoruz aksi halde yumurta pişer.) Cıvık bir harç haline gelen yemeği uygun bir borcama döşeyin. 200 derece fırında, fırınınızın pişme hızına göre 30-45 dk pişirin. Pırasa Böreğiniz hazır :)


Alternatif olarak aynı harcı fırınlamak yerine galeta ununa bulayarak bezelye köftesinde olduğu gibi pırasa köfte olarakta hazırlayabilirsiniz. Üstelik 3'erli olarak buzluğa kaldırıp gerektiğinde çözdürebileceğiniz sebze yemeği saklamış olursunuz.


Umarım itirazsız iştahla yiyecek kadar çok severler. Afiyet olsun.