0 Değişik Enginar Yemeği (Çocuk Yemekleri)


Çocuğuna sebze yedirme gayretindeki kendim gibi annelere, çocuklarının yemekten keyif alacakları, yerken itiraz etmeyecekleri ya da tadını sevmediği sebzeyi başka bir biçimde nasıl sunabilecekleri gibi düşüncelerine biraz yardımcı olmak ve fikir vermek için açtım bu başlığı. Bu yazının sebzesi ENGİNAR.
Enginar genelde zeytinyağlı olarak hazırlanan ege mutfağına has sebzeler arasında yer aldığı için bizler tarafından sürekli tüketilen sebzelerden değildir. Ama faydası öylesine fazla olan bir besindir ki çocuklarımız için elzem tüketimesi gereken yiyeceklerden biri olmalıdır.

Bakınız Enginar'ın faydaları nelerdir.:

-Enginar, A ve C vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, demir, manganez ve fosfor mineralleri açısından zengindir.
-Enginar karaciğer için çok faydalıdır; karaciğeri korur ve karaciğer hastalıklarının daha çabuk iyileşmesini sağlar.
-Karaciğer, böbrek ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve böbrek kumlarını döker. -Sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür.
-Kandaki şeker oranını ayarlar, kolesterolü düşürür.
-Vücuda dinçlik verir. Bedeni ve zihinsel yorgunluğu giderir.
-Meme, rahim ağzı ve prostat kanserini önlemeye yardımcı olur.
-Enginar kalbi ve damar sağlığını korumakta da etkilidir.
-Hücrelerin yıpranmasını engelleyerek yaşlanmanın etkilerini azaltır.
-Sarılıkta faydalıdır.
-Romatizma şikâyetlerini azaltır.
-İshali keser.
-Ter kokusunu giderir.
-Ateş düşürücü ve iştah açıcıdır.

Tavuklu Enginar Yemeği

Malzemeler


- 1 Büyük enginar
- 2 Orta boy domates
- 1 Orta boy soğan
- 1 Küçük havuç
- 1 Orta boy patates ya da 1 fincan bulgur
- 1 parça haşlanmış tavuk ve suyu
- Sıvı yağ
- Tereyağ (tavuk suyu kullanılmayacaksa)
- 1 çay kaşığı tuz


Hazırlanışı:
Önce bu yemeği tavuksuz olarakta yapabilirsiniz. Her iki pişirme şekliyle de oldukça lezzetli olduğunu belirtmek isterim.
Tavukla yapacağınız tarifte önceden 1 but haşlayın. Yemeğe ilave etmek için hazırda tutun.
İnce kıydığınız soğan, havuç ve küp küp doğradığınız enginarı tencerenin dibini tutmayacak kadar zeytinyağında soteleyin. Üzerlerine rendelediğiniz dometesi ilave edin. Üzerine tavukla yapacaksanız tavuk suyundan, sade yapacaksanız normal sudan 3 bardak sıcak su ilave edin. Birkaç taşım kaynadıktan sonra tercihinize göre bulguru ya da patatesle birlikte bir kenarda küçük parçalara böldüğünüz tavuğu ekleyin. Çatal ile enginarların yumuşaklığını kontrol ederek pişirin.

Umarım çocuklarınız itirazsız iştahla yiyecek kadar çok severler.
Afiyet olsun...


1 Hoşgeldin 4 Yaş...

En sevdiğim mevsimin, en sevdiğim ayı,
Nisan'ın özlenen yağmur damlası, en parlayan güneş ışığı,en güzel kokan çiceği,
annesinin sonsuz baharı iyi ki geldin...
Gelişinle, bizim için hayat adeta bir çocuğun gözünden lüneparkta yaşamak gibi oldu. Her anı heyecan, kahkaha, eğlence, anlamsız gözyaşlarını anlanlamlandırma çabası ve tabiki korku.


Karnımda geçirdiğin zamanıda dahil edersem; seninle hayatı 5 yıldır bambaşka bir yolculuğun içinde sürdürüyorum. Ancak tadanların bilenlerin anlayabileceği ruhani, ulvi, insan üstü, duygu ötesi bir durum bu.
Hani bebektin miniciktin, çok savunmsız muhtaçtın güven vermeli seni sarıp sarmalamalıydım. Dişin çıktı canın yandı, ek gıda başladı, yürüdün düştün, konuşamadın, destek olmalı seni anlamalı yanında olmalıydım.
Ya şimdi?
Artık herşey tamam; düne bakınca oldun sen. Konuşan, koşan yiyen vs artık bana fiziksel olarak ihtiyaç duymayan bir halin var.
Ama niye sen gibi olmadım ben? Sen bu sürede büyüdün, geliştin, kendin olma yolunda nerdeyse karakterini oturtmaya bile başladın. Ama hala ilk günde kaldım ben. Hala bebek gibi itina ediyorum sana. Sen gözü kara, ben korkuyorum başına geleceklerden. Hala çatalla eziyorum oysa çiğniyorsun sen. Hala elinden tutmaya çalışıyorum ama yürüyorsun sen. Hala koynuma sokmak istiyorum ama oynamak istiyorsun sen.


4 yaş bebeklikten bakınca aslında ciddi ciddi çocuk denecek bir yaş. Ama ben akranlarının içinde bile seni hep daha masum görürüyorum. Kabul ediyorum annelik biraz da bakış açısını etkiliyor sanırım.Velhasıl 4 yaşta da olamadım ben. Sen yol aldın, ben sende kaldım...

Hala zaman zaman seni inceliyorum. Gözlerine, burnuna, ağzına, tombik ellerine, uzayan boyuna bakıyorum 4 yıl olmuş hala inanamıyorum. Of anne hep aynı söz deme. Yoktun sen oğul. Bende oldun. Benden oldun bu değil 4 yıl, bin yıl geçse inanılır şey değil. Bu nasıl bir hayranlık bu nasıl bir gurur tarifi mümkün değil.

4 dörtlük anne oğul olamadık ama hiçte fena sayılmazdık. Çok güzelsin, çok sevimlisin, çok balsın ama zorsun be oğul. Duyguların, bu 4 yılda nerdeyse hergün dört mevsimi yaşattı bana. Gözyaşların yağmur oldu, gülüşlerin güneş...

İş yaşattığın duyguların tanımına gelince sadece 4 mevsim yeter mi? Yetmez. 4 işlem gibiydiler hissettirdiklerin aynı zamanda. Beni değil 4, bin parçaya bölseler her bir parçamdan senin çıkacağın gibi...

4 tarafı suyla kaplı ada gibiyim sen söz konusu olunca. Yanlız benim 4 yanım sen olmuşsun ismim ada değil ana...


4 element anlamını yitirdi varlığınla. Hava da sen, su da, toprakta sen, ateşte. Hepsi bir oldu havam oldu, suyum,toprağım,yangınım oldu sevgin...
Aslına bakarsan bu benzetmelerden en çok bu 4 element uydu 4 yaş ruh durumuna. Çünkü sen bu aralar hava gibi değişken, su gibi çağlayan, toprak gibi sürekli üreten, ateş gibi hırçın- asi-atarlısın. Ama yine de annesinin balısın kaymağısın.

İyi ki doğdun oğlum, iyi ki doğdun hayat arkadaşım, iyi ki doğdun güldüren yüzüm, iyi ki doğdun... iyi ki yapmışım, hem de ne güzel yapmışım.
Seni çok seviyorum. Seni çok çok çok .... seviyorum.
Doğum günün kutlu olsun.


0 Balkabağı Çorbası (Çocuk Yemekleri)

Çocuğuna sebze yedirme gayretindeki kendim gibi annelere, çocuklarının yemekten keyif alacakları, yerken itiraz etmeyecekleri ya da tadını sevmediği sebzeyi başka bir biçimde nasıl sunabilecekleri gibi düşüncelerine biraz yardımcı olmak ve fikir vermek için açtım bu başlığı. Bu yazının sebzesi BALKABAĞI.



Yıllarca kabak tatlısı olarak sofralarımızda yer alan balkabağı son yıllarda barındırdığı faydaları dolayısıyla çocuklarımız için farklı bir şekilde çorba olarakta hazırlanmaya başlandı. Açıkcası benim damak tadıma çokta hitap ettiğini söyleyemem. Fakat beğenerek tüketen pek çok aile olduğu da bir gerçek.

Tariften önce Balkabağının faydalarına bir göz atalım.

- Turuncu renkli bu sebze Mineral bakımından da oldukça zengindir.
- Demir, potasyum, sodyum, fosfor, kalsiyum ve Magnezyum içermektedir.. Çocuklarda sağlıklı kemik gelişimine katkıda bulunur. Demir içermesi nedeni ile kansızlığı önler.
-Bol miktarda lif içermektedir, içerdiği bitkisel lifler gıdalar ile alınan toksinleri, zararlı yağların bir kısmını sünger gibi emer ve kolesterolün, kandaki zararlı yağ oranının düşmesine yardım eder
-Bol lif içeren sebze ve meyvelerin düzenli tüketilmesinin kilo kontrolünde de önemi büyüktür. -Kabızlık ve Hemoroid sorunu olanlar için de mükemmel bir sebzedir.

-Balkabağı, bilinen en güçlü antioksidanların bir çoğunu bir arada içermektedir.
-Alzheimer'dan koruyucu etkileri ile birleşmesi bu sebzeyi bilgisayar başında uzun süre çalışanlar için de bir kurtarıcı haline getiriyor. 

-Hem göz, hem de beyin sağlığı için mükemmel bir besindir.   
-İbni Sina bu mucizevi sebzeyi özellikle Kanser hastalarına önermiştir.
Balkabağının en önemli özelliği; çok yüksek miktarlarda beta karoten içermesidir. Karoten, ağzımızdan anüse kadar tüm bedenin ve dokunun kendini yenilemesi, onarması için gerekli bir vitamindir.



 Gelelim çorbamızın malzemelerine:
1 Dilim balkabağı
1 Küçük patates
1 Küçük soğan
1 Çay kaşığı tuz (mümkünse kaya tuzu)
Zeytinyağı, tereyağ
4 Bardak su
1 Bardak süt

Hazırlanışı;
Bütün malzemeleri çiğ olarak dilimleyip çorbayı pişireceğimiz tencerenin içine dahil ediyoruz. Orta ateşte kaynattıktan sonra kısık ateşte blenderden geçirip pişiriyoruz. Ocaktan almadan sütü ilave edip bir taşım kaynatıp pişirmeyi sonlandırıyoruz.



Not: Aynı malzelerle suyu dahil etmeden balkabağını çorba değil, püre olarak hazırlayabilirsiniz.

Umarım çocuklarınız, itirazsız iştahla yiyecek kadar çok severler. Afiyet olsun.