0 Çocuklara Uyku Eğitimi Nasıl Verilir?


Bu yazıyı Gökalp 4,5 yaşındayken,yani bugünün dinlenmiş artık uyuyabilen, geçmişte yaşadıklarını sindirmiş bir anne olarak 2 yaşında verdiğim eğitimi sizlerle paylaşmak ve fikir vermek için kaleme alıyorum. Bu yazı sıcağı sıcağına değil; yaşanmış, hazmedilmiş ve bu süreçte doğruluğu tarafımca teyit edilmiş bir yazıdır.

Başlamadan önce kişisel kanaatimi "çocuğunuza uyku eğitimi vermek zorunda değilsiniz" diyerek belirtmek istiyorum. Çocuğunuzun geç saatlere kadar sizinle oturmasından rahatsız değilseniz (ki aslında nasıl beslenme çocuk gelişimi için önemliyse, uyku da bir o kadar önemli) ve sabah uyanma saatini göz önüne aldığınızda yeteri kadar uyuyorsa, gece çok sık kalkmıyorsa, çocukta ya da aile üyelerinde bilhassa annede uykusuzluktan kaynaklanan bir yıpranma söz konusu değilse çocuğunuza uyku eğitimi vermek adına bu zorlu sürece girmeniz başkaları böyle yapıyor diye gerekli değildir. Söz konusu çocuk olunca şaşmayan bir gerçek var ki "rutini" (düzeni) olan çocuk hayatı daha kolay yaşıyor ve bu rutin sayesinde ailesi için de hayat daha kolaylaşmış oluyor. Lakin çocuklu yaşamın kolay olduğunu söyleyebilecek aile sayısının pek de fazla olduğunu düşünmüyorum.

Şimdiye kadar okuduğunuz başkalarının kaleme aldığı uyku eğitimi yazılarından farklı olarak bu yazıda "2 aşamalı" bir eğitim süreci okuyacak ve görüntülü olarak gözlemleyebileceksiniz.

Gökalp'in uykuya dalma rütüeli oturma pozisyonundaki anne kucağında iki bacağını beline uzatarak ve annenin boynuna sarılarak ninniler eşliğinde salınarak uykuya dalma şeklinde olmuştur. Fakat 2 yaşına geldiğinde artık bebekliğinden farklı boyutlara sahip büyümüş ve ağırlaşmış, kucağa sığmaz olmuş ve bu pozisyon ikimiz için de rahatsızlık verir hale gelmişti. Ama asıl eğitim verme zamanı geldiğini düşündüren nihayetinde 2 yaşında bir çocuk olması ve kendi başına en azından kucaktan ayrı yatağında uyumaya başlaması gerektiği idi. Çünkü her geçen gün yaşadıkları daha da pekişiyor ve hayatının kemikleşmiş düzeni halini alıyordu. O nedenle uyku eğitimini 2 aşamalı olarak vermeye karar verdim. Birden hem kucaktan yatağa geçirip hem kendi başına uyumasını öğretmek gibi çok ağlamalı ve ikimize de acı verecek bu süreci aşamalı olarak az acılı halde halletmekti niyetim.Bizim için kucaktan yatağa geçiş süreci sizler için ayakta sallamaktan, beşikte sallamaktan, arabası ile uyutmaktan ya da ne tip uyutuyorsanız o şekilden kendi yatağında uyumaya geçiş olacaktır.

Bu eğitimi 2 yaş civarında vermem aslında zamanın da elverişli olmasından kaynaklıydı. Çünkü artık emzirme süreci bitmiş haliyle emmek için ağlama bahanesi ortadan kalkmış, dişleri tamamlanmış dolayısıyla diş çıkartma acıları ile kucak isteme durumu kalmamış, gaz sorunu sona ermiş, büyüme sıçramaları tamamlanmış ve gece terörü nispeten bitmişti. Velhasıl fiziksel koşullar eğitim vermek için uygun hale gelmişti. Bizim asıl aşmamız gereken sık uyanmanın önüne geçmekti. Çocuk nerede ne şekilde uyuyorsa uyandığında tekrar uykuya dalmak için aynı ortamı istediği için kucaktan kurtarmak aynı zamanda sık uyandığında yatağında kendi başına dalabilmesini de sağlayacaktı. Yani umut ediyordum ki bu eğitim hem kucaktan kurtaracak hem de sık uyanmasını sonlandıracaktı.

Yalnız eğitimi nasıl verdiğimi anlatmadan evvel belirtmeliyim ki bu eğitim çocuğun yatağında kendi başına uyuması adına verilen bir eğitimdir. Yani anneden ayrı yalnız yatabilme becerisini değilde uykuya dalma kısmını kendi başına halletmeyi öğreten bir eğitimden bahsediyorum. Çünkü Gökalp 4 yaşına kadar öğle ve akşam uykularına kendi başına dalmış; fakat gece 24:00' dan sonra anne yatağında uyumaya devam etmiştir. Anneyle birlikte uyumanın doğruluğu ya da yanlışlığı ile ilgili bir makale yayınlayan Psikolog Nilüfer Devecigil'in yazısından alıntı yaptığım şu paragrafları okuyabilirsiniz:

-"Batı’daki tüm teknolojik gelişmelere karşın insan yavrusu nörolojik olarak tam olgunlaşmamış şekilde doğuyor. Annenin vücudunun yerine geçen teknolojik bir alet henüz bulamadık. Bebek, beyinin ulaşacağı gerçek hacmin sadece yüzde yirmi beşi ile dünyaya geliyor. Bebek beyninin olgunlaşması sadece ve sadece biyolojik temas ve yakınlıkla mümkün; annenin devamlılık gösteren temasıyla. Eline verdiğiniz battaniye beyin gelişimi için hiçbir şey yapmıyor. Beyin gelişim için başka bir beyinle ilişkiye girmek zorunda. Bu yüzden bebeğin ilk doğduğu zamandan itibaren başlayan bir bağımlılık var.Ve bu bağımlılık ilerdeki bağımsızlık için gerekli.

Irvine’daki Kaliforniya üniversitesinde Meret Keller ve Wendy Goldberg’ün yaptığı araştırma ebeveyn ile bebeğin doğumdan itibaren rutin beraber uyuma alışkanlıklarının çocukların problem çözme becerileri ve başkaları ile ilişkiye girme kapasitelerine olumlu etki yaptığını gösteriyor (Keller ve Goldberg 2004). Sanılanın aksine, yalnız uyuyan çocuk ebeveyniyle beraber uyuyan çocuğa nazaran daha az kendi başına kalabilme kapasitesine sahip. Ancak çocuğumu yalnız uyutuyorum şimdi kendine güvensiz mi olacak demeyin. İnsan gelişimi tek bir uygulama ile sonuca ulaşacak kadar basit değil. Psikolojik ve sosyal beceriler tek bir tecrübenin sonucu oluşmuyor.

Bebeğin anne karnındaki gelişimine hâlâ dışarıda devam ettiği süre aşağı yukarı konuşmanın başladığı on beş aylık süreç. Bu zaman diliminde beraber uyumak önemli diyor araştırmalar. Ancak sonrasında ayrı odaya geçirme tamamen ailenin kendi dinamikleri içinde kendi seçimi. Eğer aile beraber uyumaktan memnun ise devam edebilir bu uygulamaya. Kimse başka bir ailenin detayını bilemez. Karar tıbbi bir karar değil, her zaman kişisel bir karar. “Çocuğum beş yaşında hâlâ beraber uyuyoruz, bu zararlı mı?” sorusuna her ne kadar “Değil, bu bir seçim” diye cevap vermiş olsam da…

İşte size birkaç araştırma sonucu: Lewis ve Janda (1988); 1-5 yaş aralığında ebeveynleri ile uyuyan oğlan çocuklarda yüksek kendine güven, daha az suçluluk duygusu ve daha az anksiyete görülüyor. Kız çocukları ise fiziksel temas ve dokunma ile daha rahat olmalarının yanı sıra daha yüksek özsaygıya sahipler. Bunun gibi birçok araştırmaya sizler de bakın diye burada sıralıyorum: İngiltere’de 1994 Heron’un çocukların beraber uyumayla stresle daha rahat baş ettikleri konulu araştırma ve 2000’de Mosenkis’in “İlerdeki gelişime çocukluktaki beraber uyumanın etkileri” başlıklı araştırması (Effects of Childhood Co_Sleeping on later development)."

Velhasıl çocuğunuzla birlikte uyumak hiçte öyle çevrenin tü kaka demesi kadar kötü değil aksine karşılıklı bir çok doyurucu yönü var. Üstelik çocukla uyumanın çocuğun gelişimi için doğal bir süreç olduğunu belirtip bu konuda teşvik eden doğal ebeveynlik adı altında bir de ekol var.

Biz kendi konumuza eğitim kısmına gelirsek en ama en en önemli madde annenin bu sürece hazır olmasıdır.Tabi ki çocuğunuzun zaten hazır olduğunu varsayarak buna vurgu yapıyorum. Bu sürece başlarken :

*Bu süreçte çocuğun hayatında başka büyük değişimler yaşanmamış olmalı. Ev değiştirme, odasını yeni ayırma, kardeş gelmesi vs vs.

*Hasta olmaması çok önemli. Hasta çocuğun normal huyu bile değişir.

*Kendi evinizde olun ve bu süreç boyunca (en azından 15 gün) misafirliğe gidiş gelişler olmamasına dikkat edin.

*Uyku eğitimi hep aynı yatakta bilhassa kendi yatağında verilmeli. Öğle ayrı akşam ayrı yatak olmaz.

*Tabii ki karnı tok, sırtı pek, altı kuru olmalı

*Uyku saati yaklaştıkça aktiviteler azalmalı. Heyecan verici azdırıcı oyunlardan uzak tutulmalı.

*Bir rutin hazırlayın. Çocuk uykuya geçiş sürecinin başladığını anlasın. Anlayınca ağlıyor ne kadar geç ağlasa o kadar iyi diye bu aşamayı atlamayın zamanla bu ilk aşama sizin en büyük kurtarıcınız olacak (bana güvenin :)) Nasıl mı? Pijamasız yatmasın mesela, dişler fırçalansın,banyo yaptırılsın gibi. Uykuya giderken muhakkak sevgiyle uyku saatinin geldiğini de söylemeyi ihmal etmeyin.

Çocuk için eğitim koşulları hazırsa anne ve baba bu konu hakkında muhakkak ve muhakkak mutabakata varmalı. Bilhassa babalar çocuk ağlamasına pek dayanamadıkları için (pek de içliler değil mi?) ağlatma şu çocuğu diye eğitime sekte vuracaksa siz bu işe hiç başlamayın. Bu süreç sadece çocuğun boşuna ağladığı ve hepinizin yıprandığı kötü bir zamandan öteye gidemeyecktir. Eğer herkes tamamsa ve hazırsa eğitime geçebiliriz.

Bir kere hiç kolay bir süreç değil buna kendinizi hazırlamalısınız. En hazırlıklı olmanız gereken taarruz çocuğunuzun gözyaşları olacaktır. Çocuğun ağlaması bu süreçte beklenen bir sonuç zaten, asıl önemli olan o ağlamanın süresine ve şiddetine dayanabilmektir. Çocuk tabii ki hiç bilmediği bu duruma itiraz edecek ve ağlayacaktır. Eğitim vermek adına bebeği ağlatıyor olmak anneyi kötü anne yapmaz, çocukta bu yüzden hasta olmaz merak etmeyin tecrübe konuşuyor. Üstelik çocuğun bu süreçte ağlaması bir nevi stres boşaltmasıdır. Stresini boşaltan çocuk rahatlar ve uykuya dalar. Ağlama kısmına bir de bu açıdan bakarak kendinizi motive edebilirsiniz.

Ben, Gökalp için kendi başına uyku eğitiminin ilk aşamasını önce kucaktan vazgeçirip yatağında uyutmaya alıştırmak olarak uyguladım. Bütün uyku eğitimleri ekolleri içinde bize en uygun ve en acısız olanı gibi görünen Kim West- Kontrollü Uzaklaşma tekniğini kullanmayı tercih ettim ve sonuç alarak başarı sağladım.

Yatağında kendi başına olmanın vereceği yalnızlık duygusunu azaltmak için ilk olarak bir uyku arkadaşı edindim. Gökalp mizacı gereği araba tipi oyuncakları seven bir çocuk olduğu için birlikte yatarken batmayacak acıtmayacak yumuşak bir araba aldık. Sizler de çocuğunuzun en sevdiği oyuncak tipinin yumuşakcasını edinebilirsiniz. Ama şunu da belirtmeliyim ki ben uyku arkadaşı fikrine alışkanlık aşamasında çok sıcak bakan bir anne değilim. Zaten en hararetli ağlamalı bağırmalı süreci atlattıktan sonra ilk etapta uyuduktan hemen sonra yanından alarak ve sonralarda hiç ortaya çıkartmayarak uyku arkadaşı alışkanlığı edinmesini engellemiş oldum.

Uygulamaya yukarıda anlattığım rutinlerle önce uyku saatine yakın aktivitesini azaltarak, uyku saatinin geldiğini, artık yatağında yatacağını, benim yanında olacağımı söyleyerek pijamalarını giymekle başladık.Yatağının yanına bir sandalye yerleştirerek yanına oturdum ve onu yatağına yerleştirdim. Tabi daha ilk andan itibaren ağlamalar ve itiraz ederek kalkmak için çabalamalar başladı.

Bu süreçte anne yaşayacaklarına kendini hazırlamış olduğu için sakin, sabırlı ve olumlu olmalıdır. Bu süreci sanki çocuğunuza bir ceza veriyormuş havası estirmeden şefkatle artık böyle uyuması gerektiğini algılamasını sağlayın. (Burada hemen kendimden bir ilave yapmalıyım ki benim her türlü sevgi gösterisini suistimale çok açık uykusuz kahramanıma tabii ki bu şefkat yaklaşımı sökmedi. Üzülerek yazıyorum ki ağlayama devam ederse odadan çıkmakla tehdit etmiş olabilirim. He bu söktü mü tabii ki hayır. Ama kısa sürelide olsa çığlıklarla ağlama şiddetini azaltmaya faydalı oldu.)

Gökalp yüz üstü yatmayı seven bir çocuk olduğu için kendisini yüz üstü yatırıp sırtını sıvazlayarak ellerini öperek, poposuna pış pış yaparak ninniler eşliğinde uykuya dalmasına çabaladım.

                                                  (Yatağında uyutma eğitim süreci 5.gün)

Amacım ilk etapta yatağında uyumasını sağlamak olduğu için bu aşamada odadan çıkıp gitme, kendi başına bırakma kısmına hiç bulaşmadım. Fakat temassız uyumasını sağlayabilmek adına pış pışlamayıp uykuya dalma süresini uzattığım zamanlar olmuştur.1 hafta da sürece alıştı. İkinci hafta itibarıyla yatarken itiraz etme nedeni uyuma şekline değil, her çocuk gibi sadece uyumak istememek için oldu.Ve uyku eğitimi sürecinde uyutma süresi azalırken,Gökalp'in uyku süresi arttı. Öyle ki 1,5 saati aşan uykularından benim uyandırmamla kalkar oldu. Darısı başınıza.

                                                   (Yatağında uyutma eğitim süreci 6. gün)

Bunlar da eğitim sürecinde gidişatımızın nasıl olduğunu görebilmem adına kendime aldığım notlar. Faydası olacağını düşündüğüm için ekliyorum.




Kim West tekniğinde esasen ilk 3 gün bebeğinin yanında oturan annenin, sonrasında her gün sandalyesiyle yataktan biraz biraz uzaklaşmasını, sonunda artık odadan çıkmasını ve bebeğin kendi başına yalnız uyuması uygulanmaya çalışılıyor. Açıkçası Gökalp henüz bensiz uyumaya hazır olmadığı için ben bu süreyi 4 ay kadar erteledim. Yapmak istediğimi başarmış hem kucakta değil yatakta hem de daha uzun süre uyumasını sağlamıştım. 4 ay sonra artık temassız ve ben yanında olmadan uyuyabilmesi için uyku eğitiminin 2. aşamasına geçtim. Siz bu süreye çocuğunuz ve kendinizin hazır olma durumuna göre karar verebilirsiniz.

Bu aşamada ilk etapta ya kitap okuyacak ve iyi geceler dileyerek odasından çıkacak ya da bir ninni düzeneği hazırlayacaktım. Kitap hiç bize göre değildi. Hem bittikten sonra odadan çıkışımla sessiz ve yalnız bir ortamda kalan Gökalp daha çok çıldıracak hem de kitap bitince gideceğim düşüncesi ile zaten okuduklarımı dinlemeyecek sürekli itiraz edecekti. Doğduğu günden beri ninni dinlemeye alışkın olan müziksever oğlum için hem Türkçe hem yabancı dillerden oluşan bir ninni listesi hazırladım. Sizler de bu yolu tercih ederseniz ninnileri buradan Bebek Ninnileri başlığından indirebilirsiniz. Tabletinize, bilgisayarınıza, telefonunuza ya da farklı düzeneklere yükleyerek çalabilirsiniz. Şunu belirtmeliyim temassız ve yalnız uyumasını sağlamak kucaktan yatağa geçirmek kadar kolay olmadı; ama sonunda o da oldu. Anne için asıl sabır bu eğitimde gerekiyor. Çünkü bileceksiniz ki çocuğunuz dokunsanız uyuyacak. Ama sabredip onun için hayattaki en zor eğitimlerden biri olan kendi başına uykuya dalabilme becerisini edinmesini sağlamalıyız annesi. Bu zorlu eğitimi onu en çok seven ve onun en çok güvendiği annesinden başkasının vermesi daha da sancılı olur. İlk iki gün müzikle uyuma fikrine alıştırmak için sırtını sıvazlamaya pış pış yapmaya devam edebilirsiniz. Ama bu arada ninnilere eşlik etmeyi de ihmal etmeyin. Sonrasında yanında siz de sandalyenizde gözleriniz kapalı şekilde ona mümkün olduğunca dokunmadan hadi uyuyoruz diyerek yine ninnilere eşlik ederek uyutmaya çabalayın. Sonraki günlerde mesela kulağınızda küpeniz olsun çıkartıp geliyorum deyip odadan çıkın ama o çağırmadan dönün. Bir kaç gün bunu tekrar edin. Sonra bahanelerinizi arttırın elimi yıkayıp gelicem, su içip gelicem vs. Sonra sandalyeden kalkıp odasının içinde turlamaya başlayın. Ninnileri mırıldanarak volta atın. Ama en önemlisi her aşamada mümkün mertebe göz göze gelmemeye dikkat edin. Ona baktığınızı görmeyeceği zamanlarda uyuduğunu kontrol edin. Benim en iyi taktiklerim belim ağrıyor ve amin yapıyorumdu. Daha yatağa geçmeden ay belim diye söylenmeye başlıyor; yattıktan sonra sandalyede yanında oturamayışımı belimin ağrıdığına bağlıyor odasında belimi tutarak volta atıyordum. Ya da baş örtümü takıp tesbih çekerek odada dolanıyordum. Amin yaparken konuşulmaz fikrine alışkın olduğu için çok sık anne pış diye taciz edemiyordu. Sonraki aşamalarda kapısının önünde bilgisayardaki işlerimi yapmaya başladım. Yattığı yerden beni göremiyor fakat arada kalkıp kontrol ediyor ya da anne diye seslenerek yokluyordu. Yani bir zamanların kucaktan hem de anne kucağından başka bir yerde uyumayan sevgi arsızı küçük kuala artık kendi yatağında ve kendi başına uyumaya başlamıştı. Velhasıl sürekli sizden ona dokunmanızı, sevmenizi, yanında kalmanızı isteyecek ama inanın 15 gün içerisinde o da bu sürece alışacaktır.

Bunlar eğitim sürecinde gidişatımızın nasıl olduğunu görebilmem adına kendime aldığım notlar. Faydası olacağını düşündüğüm için ekliyorum.


Kararlılık ve sabır anneleri. İstedikten sonra yapamayacağınız şey yok yeter ki buna karar verin ve kararlı olun.
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...