0 27 Aylık Bebek Gelişimi




Yazın resmen gelmesiyle birlikte havuz sezonunu da açtık. Yaz tüm çocukların özgürce koşabilmeleri oynayabilmeleri ve enerjilerini atabilmeleri için harika bir mevsim ; fakat huysuz,mutlu edilemeyen enerjisini atıp ancak rahatlayabilecek sendromlu küçük çocuk anneleri için ayrı bir nimet. Neyse ki bizimde en atarlı olduğumuz bu dönemde yaz imdadımıza yetişti. Sabahtan öğlene kadar olan kısımda evdeki oyun, oyuncak vs faslına doyup öğle uykumuzu aldıktan sonra güneşin dik ışıklarını aştığımız 15:00 / 15:30 saatleri arasında havuza iniyor 17:30 / 18:00 kadar havuzda ve havuz kenarında oynadıktan sonra eve dahi uğramadan parka gidiyorduk. Orada da koşup oynadıktan sonra zarla zorla bağıra çağıra 19:30 gibi eve çıkıyorduk. Dışarı da geçirdiği 4- 4:30 saatlik duraksama olmaksızın koşturmaca dolu zaman dilimi boyunca yorulmak nedir bilmeyen bizim evin nükleer enerjisi nihayet artık gece sık uyanmalarını 1-2 sefere düşürmüştü.


Gökalp tam 24 aylıkken yani iki yaşına girdiği ay bir daha geri dönüş yaşamaksızın tuvalet eğitimini tamamladı. Parka çıkışlarımızda ihtiyacını gidermek üzerine çantasında yedek kıyafetleri, su, atıştırmalık ve oyuncak dışında her daim çiş kabımızda mevcuttu. Dolayısıyla neredeyse hiç bir zaman çiş kazası yaşamamış olduk.

Bu arada yeri gelmişken hatıralarımız arasında kalmasını istediğim havuzda yaşadığımız bir anı da oynadığı çocukların kendisine "kebap" diye seslenmesiydi. Şaşkınlıkla ne dediklerini sorduğumda" bize isminin kebap olduğunu söyledi" yanıtını aldım. Kendisine ismini sorduğumda benim adım "kibab" dedi. Bu kadar güzel bir kebabı hiç bir yerde ne gördüm ne kokladım ne de tattım dünyanın en şahane kebabı bizim evde her öğün yemeye hazır vaziyette efendim.

Kendi yaşıtlarıyla olmaktansa büyük çocukların yanında olmak onlarla oynayabilmek her zaman öncelikli tercihiydi.


Sitemizden en çok sevdiğimiz abilerimiz ve arkadaşlarımızdan bir kısmı sevgili :  Kartal, Demir, Arda, Kaan ve Ali.

Çığlık atmayı fark ettiği andan itibaren çok seven martıgillerden Gökalp 2 yaşla birlikte neredeyse iletişimini sadece çığlıkla kurar oldu.

Bu aylardaki çocuklar için kitap okumak dil, hayal dünyası ve motor gelişimi için son derece faydalı bir zaman geçirme aracı. Fakat Gökalp hem yaşı gereği hem de mizacı dolayısıyla konsantrasyon süresi uzun olmayan bir çocuktu. Kitap ne kadar kısa olursa olsun ilgisi ve algısı başla şeylere kaymaya çok müsaitti. Şu anda 4,5 yaşında ve en kısa sayfalı kitapları zorla sonuna kadar dinleyebiliyor. 27 aylık olduğu dönem içerisinde de maalesef kitapları okumaktan çok hızlı bir şekilde resimlerine bakmaktan öteye gidemedik.

Aydaşlarının ayıla bayıla yaptıkları oynamaktan keyif aldıkları puzzle yine hala 4,5 yaşında bile ilgi alanımıza girmiyor.

Bunlarda İnternetten derlediğim 27 aylık gelişim notları:

2 yaş sendromu denilen hırçınlık dönemi devam etmektedir. Dil gelişimi her geçen gün kendini belli edecek şekilde hızlanmıştır. Sık kullandığı kelimelerin telaffuzları düzelmekle birlikte, yeni yeni kelimeler öğrenmeye devam eder.

27 aylık bir bebek tek ayağı üzerinde kısa da olsa bir süre durabilir. Atletik yapısı artık zıplamaya da müsaittir. Kısa süreli olarak yer çekimine karşı koyabilmek onun için müthiş bir meydan okumadır. Bu hareketi önümüzdeki aylarda sık sık yapacağından emin olabilirsiniz. 2 yaşın üzerindeki bir çocuğun uzun süre bir yerde oturması gayet zor olmaktadır. Onların konsantrasyon zaman aralıkları çok kısadır ve hemen sıkılacaklardır. İçindeki bitmek bilmeyen öğrenme isteği onu kıpırdamaya zorlar.Düğme gibi küçük şeylerle uğraşmak, yaşına uygun puzzle yapmak onların el becerilerini ve konsantrasyon yeteneklerini arttırabilir.
 

Bu aylarda çocuğunuza düşünme süresi adı altında sınırları zorladığı zaman uygulamak üzere yeni bir yöntem kullanmaya başlayabilirsiniz. İstemediğiniz bir söz bir davranış söz konusu olduğunda önce kendisini uyarıp, yapmakta ısrar ettiğini gördüğünüzde odasına göndermek ya da bir sandalyeye oturtmak suretiyle yaşıyla orantılı bir süre kadar (2 yaş= 2 dk / 4 yaş=4 dk gibi)  etrafında hiç bir uyaran olmayacak şekilde ( tv- oyuncak -kitap vs) yalnız kalmasını sağlayıp yaptığı şeyin doğru olmadığını düşünmesini sağlayabilirsiniz. Bir daha ki sefer aynı sorunlarla karşılaştığınızda ‘’Şimdi 3 ‘e kadar sayacağım ve eğer beni dinlemezsen düşünmeye gitmek zorunda kalacaksın’’ diyin. Bu şekilde düşünmeye gitmeye bile ihtiyaç duymadan onun sınırları anlamasını sağlayabilirsiniz.

Diğer aylardan farklı olarak kitap okumaya, şekilleri,renkleri, öğretmeye gayret gösterebilir; bunları pekiştirici oyuncak tiplerini tercih edebilirsiniz.
Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...