0 29 Aylık Bebek Gelişimi


Bu ayda tıpkı geçen ayda olduğu gibi anne bağımlılığımız tam gaz devam etmekte. Durum artık öyle bir boyuta geldi ki babasıyla en sevdiği parka gitmeyi bile annemin yanında kalıcam diye reddetmeye başladı. 

Çocuk dediğin salıncakta sallanmayı sevmez mi? Yok bizde ki model 29 aya kadar hiç salıncağa kendi isteği ile binmedi. İlk defa bu ay dünya gözüyle salıncağa binmek ve hatta hızlı sallanmak isteğini de görmüş olduk


Yine bu ay Gökalp Selçuk ilk defa korkulu rüya gördü. Şimdiye kadar anlattığı hiç bir rüya olmamıştır. Ama belleğinde nasıl bir tesir ettiyse bu guçu (kuşu) günlerce anlatıp durdu. Ve bu kabustan sonra zaten güç olan yatma halimiz korkuyorum yakınmalarıyla daha dramatik bir hal aldı.

29. Ayda Gökalp son azı düşlerini de çıkarttı. Diş çıkartma dönemlerinde hiç bir zaman hastalık belirtisi yaşamadığımızdan ve genel halimiz hep agresif ve yapışık olduğundan dişi görmem de tamamen dikkat etmem sonucu oldu.


Bu ay hiç bir çocuğun tecrübe etmesini istemediğim lanet bir hastalık "El Ayak Ağız" hastalığını yaşadık. Allah'ım tüm çocukları kötüsünden korusun ilk defa bu kadar kötü bir hastalık tecrübemiz oldu. Hastalığa dair detayları El Ayak Ağız (popo) Hastalığı Ne Menem Bir Hastalıktır.buradan okuyabilirsiniz.

Allah'ım Allah'ım güzel Allah'ım ilk defa benim oğlumda bu ay arabalarıyla kendi başına oynamaya başladı.

Artık yetişkin bir insanmışçasına konuşarak (uygulanamayan) anlaşmalar yapmaya başlamıştık. "Arabanla oyna biraz sonra yatacaksın tamam mı?" gibi. Fakat cevap tamam olsa da sonuç hep hüsran olmaya devam etti.

Bu ayda yine her ay olduğu gibi hırçın agresif ve atarlıydı. Ne zaman sakindi ki bu çocuk unuttum. Hatta bu ay bir de ukala ukala cevap vermeye başladı yer cücesi.

Sorumluluk sahibi bir birey olma yolunda ki ilk adımları ise bulunduğu odayı terkederken arkasından ışığı kapatmaya başlaması oldu. Aman ne var bunda demeyin. Yapmıyordu işte geçen aya kadar artık odadan çıkarken ışığı kapatıyor benim oğlum.


Bu ay tesadüfen radyodan duyduğumuz "Kara Gözlüm" şarkısı bundan sonraki aylarda dahi dillerimizde pelesenk oldu. Hem kendi söylüyor hem de bize söyletmekten büyük keyif alıyordu. Ne de olsa erken ergen kendileri damar şarkılar bu yaşta bile sendromunlu bünyesinin ifade şekliydi sanırım.Ayrıca yine bu ay acayip atmasyon şarkılar uydurmaya başladı. Yanarım bir tanesini kameraya almamışım ona yanarım ah Dilek ahhh.

İlk defa bu ay kendiliğinden sevgi sözcükleri dökülmeye başladı balım dudaklarından. Biz ona sevdiğimizi söylemeksizin ya da seviyor musun sorusunu sormaksızın kendiliğinden sevdiğini söylüyordu benim küçük kendi sinir küpü ama yüreği şefkat dolu adamım.

Bunu da duyacak mıydım dediğim bir ilk daha. İlk defa bu ay açıkça yoruldum diyemese de yorulduğunu ifade eder cümleler kurmaya başladı. Bacaklarım ağrıdı gibi. (Az koş annecim, yürümek diye bir eylem de var)


Ve maalesef hayatımın en acı tecrübelerinden birini babamı kaybetmenin acısını tattım bu ay. Gökalp'im sadece 2,5 yaşına kadar dedesiyle olabildi. Biraz daha, keşke her ikisi için biraz daha zamanımız olabilseydi. Tabii 2 yaş ölüm acısını bilmek ve bu yok oluşu öğrenmek için çok erken farkında olmadığı için onun yanında bu konu hiç açılmadı. Biz dini vecibelerimizi yerine getirirken o çocuk masumiyeti ile oyunlar oynadı. Mekanın cennet olsun babam.

Kaderde Bunları Yazmakta Varmış


Bunlarda İnternetten derlediğim 29 Aylık gelişim notları:

Eğer çocuğunuz kekeler (bazen istediklerini size söylemek için öyle heyecanlanırlar ki kelimeyi kolay söyleyemezler) ve bu devam ederse doktoru ile görüşün. Bu zamana kadar kelimelerini tamamlamasını bekleyin ve ona yardım etmek için acele devreye girmeyin. Bu sorunun üzerinde durulmazsa genellİkle kısa sürede kendiliğinden geçecektir.

Diğer çocuklarla oynamak ister. Sosyalleşmeye başlar. Bunu anne ve babasını taklit ederek öğrenir. “Lütfen” ve “teşekkür ederim”i ancak siz kullanıyorsanız öğrenebilir. İlk oyun arkadaşı, en sevdiği insan sizsiniz. Sizin yardımınızla başkalarını tanır ve arkadaşlık eder.

Çok enerjiktir ve bu enerjik halinden dolayı da oldukça hareketlidir. Özellikle bu dönemlerde daha hareketli bir yaşam sürmesi önemlidir. Mesela dışarı çıkarken onu bebek arabasına bindirmek yerine yürümesini sağlamak onun için de fiziksel bir egzersiz olacaktır. Çocuğu tembel ve hareketsiz bir yaşama alıştırmamak gerekir.

Artık kendine göre bir arkadaş grubu vardır. Bazı arkadaşlarını diğerlerinden daha çok sevebilir. Kendine göre bir hoşuna gidenler listesi oluşturmuştur. Mesela en sevdiği yemekler, oyunlar çizgi filmler listesi gibi… Bu onun kendine göre bir kişilik yapısı ve düşünce sistemi geliştirmeye başladığını da gösterebilir.


Çocuğunuzun sorun yaşamasına ve bunu çözebilmek için uğraşma girişiminde bulunmasını destekleyin. Ayakkabısını hep siz giydirmeyin, oyuncaklarını hep siz toplamayın,oyuncak bebeğin düğmelerini kendisi kapatabilsin, pil bitince oyuncak arabanın gitmeyeceğini öğrensin. Bunlar kendisini ispatlayabilmesi ve sorumluluk duygusunun gelişmesi açısından önemlidir. Sizin hep arkasında olduğunuzu hissetsin; ama fiziken hep arkasında olmayın.

O bağımsızlığını ilan ediyor. Her şeyi onun yerine yaparak onu bağımsız değil , bağımlı yaparsınız. 18 ve 36 ay arası çocukta‘’karşı çıkma eğilimi’’ çok baskındır. Her şeye ‘’hayır’’ı çok fazla kullanıyor olması sizi bunaltmamalı. Her şeyi kabullenmesi ve size aşırı bağımlılığı, İlkokulda ödevleri sizin yapmanıza, 20 yıl sonraysa sigaraya ve ne yazık ki uyuşturucuya olan bağımlılığa dönüşebilir. Onun ‘’hayır’’ ları bu açıdan çok değerlidir. Hayırlarını ezmeye çalışmak bu yüzden tehlikelidir. Benliği geliştikçe kendine güveni de gelişecek ve kendisi için yanlış olanlara ‘’hayır’’ demeyi öğrenecektir. İleride kendisine uzatılan bir sigaraya ‘’hayır ‘’diyebilmek gibi.

Çocuklar oynarken kavga edebilirler, sorunu kendi başlarına çözmeleri için onları uzaktan izleyin. Ancak fiziksel bir güç kullanımı varsa müdahale edin.

Onun oyununu kesmeniz de evde bir kavga yaratabilir. Çocukta halen zaman kavramı gelişmemiştir.’’5 dakika sonra evden çıkmamız lazım’’ demeniz onun için pek anlam ifade etmeyecektir. Ona gerekli hazırlık zamanını bırakmadan oyunundan kopartmayın.



Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...