0 30 Aylık Bebek Gelişimi


30. aya da, her ay yinelediğim klasik cümlelerimle başlıyorum.Son derece hırçın ve aksiyiz. Bir de bitmek bilmeyen enerjimizle zapt olmuyor durulmak bilmiyoruz. Dikkat çekici olansa babayla olan oyunlarımızda daha hırçınız ve muhakkak bir arıza çıkartıp üstüne üstelik vuruyoruz. Bu üst üste her ay yine hırçın ve agresifiz yazılarımızdan yola çıkarak anladım ki her ay aşağı yukarı 1 hafta geceli gündüzlü süren daha baskın ve yıldırıcı bir agresif dönem geçiriyoruz.
                            Siteden arkadaşlarımız sevgili Demir-Can- Ege ve Duru.

Geçen aylarda arabalarıyla kendi başına oynamaya başladı demiştim ama acele etmişim. Yine her ay yazdığım gibi çok ötesi yapışık yaşamaktayız. Öyle ki ilk doğduğu zamanlarda olduğu gibi babayla rahatça akşam yemeği yiyemez olduk. Sürekli taciz ve isteme halinde.

Yine bu ay uykuya yatma da gerileme yaşadık. Ağlayarak sürekli beni yanında istiyor. Pış yapmam için ısrar ediyor. Hiç bir şey bulamazsa milyon kere yastığını çevirmem için yanına çağırıyor. Sonuçta her ikimizde sinirleniyoruz ve uykuya dalma süresi uzuyor. Bunların yanı sıra ilk defa bu ay yüz üstü yatmanın yanında sırt üstü uyur oldu. Sandım ki bu ay artık üzerini açmadan uyumaya başladı. Ama sonraki aylarda gördüm ki aslında öyle değilmiş. Artık eskisi gibi deli yatmadığı için üzeri daha az açılır olmuş. Yoksa pike yorgan hala fora.

Bu ay dedesinin 40 mevlüdü dolayısıyla ilk defa camiye gitmiş oldu. Caminin bizim lugatımızdaki yeri amin.

Bu ay artık pusetinde uzun süre oturabiliyor. 30 aylık neredeyse 3 yaşında çocuk oldu pusette ancak oturmaya başladı komşularrr. O da pazara gittiğimizde oradan kendisine bir oyuncak alıyorum da onunla oyalanırken yani. Yoksa puset hayatımızda hep taşıması zor bir aksesuar olarak var oldu. Ya da Gökalp beyin binmek yerine sürmeyi tercih ettiği bir oyuncak.

Hayatımızda büyük bir adım daha atıldı. Gökalp artık çiğnemeye başladı. Hiç bir zaman blender çocuğu olmadı ama çiğnemeden direk yutan bir çocuktu. O nedenle küçük lokmalarla ya da ezerek yedirmeyi tercih ettim. Fakat çiğneme ile birlikte artık yemek süremiz uzadı.

                                            İlk defa bu ay dondurma yemeye başladı.

Ve Gökalp geçtiğimiz dönem oyun grubuyla başladığı Düşler Şatosu' nda ki okul hayatına bu ay yarım gün kreşe giderek tekrar geri döndü. Oyun grubuna alışma süresinde yaşadığımız sıkıntıların hiç birini yaşamadık. 1 haftalık alıştırma sürecinden sonra ilk defa benden ayrı okuldan eve servisle gelerek, servisle annesiz eve dönmede uyum sağlayarak sıkıntı yaşamayacağı sinyalini verdi.


Okula başladığı içinde ilk defa vesikalık fotoğraf çektirdik. Ve okulda ilk defa bir kız arkadaşa ilgi duymaya başladı.Gökalp her zaman hemcinsleriyle bilhassa da büyük çocuklarla oynamayı tercih etmiş; kız çocuklarına karşı hep ilgisiz ve isteksiz olmuştur. Aile içinde de ismini çok sık duyar olduğumuz "Doğa" hayatımızın yeni güldüren yüzü oldu.

Okula başlamasıyla birlikte çok daha sosyalleşen evimizin küçük öğrencisi tam bir geveze olup çıkmıştı. O kadar çok konuşuyordu ki o kadar çok yani. Soruları ve tekrarları ile adeta çıldırtıyordu. (Bu cümleyi aynı çocuğun 2 yıl sonraki annesi olarak ben bile yadırgadım bırak sorsun canım hayatı öğreniyor çocuk işte. Ama yaşarken böyle olmuyor biliyorum sevgili okur. Sakin ol sen normalsin)
Ve olanlar oluyor daha 1 ay bile olmadan okula gitmek istemede gerileme yaşamaya başlıyorduk. Bu çok doğal her çocuğun yaşadığı okula gitmeye duyulan isteksizlik dönem dönem bizde de vuku buluyordu fakat neyse ki siteden servise binen diğer arkadaşlarının varlığı sayesinde ayyuka çıkmıyordu. Zaten onlar olmasaydı sanırım okul hayatımız 1 ayda sona ererdi.

Şimdi geliyoruz ayın değerlendirmesine geçen ayda vurguladığım, hayatında değişimler ve gelişimler oldukça bağımsızlaşmanın verdiği içgüdüsel korku ile çocuk, daha çok anne babasına yapışıyor. Gökalp'in okula başlaması üstelik servisle gidip geliyor olması sabah uyanır uyanmaz okul yollarına düşmesi hem onu bağımsızlaştırıyor hem de içten içe benden ayrılıyor olma kaygısı veriyordu diye tahmin ediyorum. Tüm hırçınlıklarının ve yapışıklığının artması da işte sanırım bu yüzdendi. Bu tespitimi bir düşünüp çocuğunuzun hırçınlığının nedenlerini anlamlandırabilirsiniz.


Bunlarda İnternetten derlediğim 30. aylık gelişim notları

Çocuğunuz büyüyünce gömleğini kendisinin giyip çıkarmasından tutun da tabağına yemek koymaya kadar kendisi için de birçok şey yapmayı öğrenecektir. Çocuğunuzun kendi kendine bakmayı öğrenmesi kişisel ve sosyal gelişiminin önemli bir parçasıdır. Gevşek giyecekleri giymeyi en erken yirmi aylıkken öğrenmekle beraber bir tişört giymesi için birkaç ay daha geçmesi gerekebilir. Tam olarak kendi başına giyinmesi ise bir iki yılı alır. Artık kendi başına ayakkabılarını çıkarabilmelidir.

Bu yaşlarda almanız gereken oyuncaklar özellikle Legolar, küpler değişik boyutlarda kesilmiş tahtalar olabilir.

Genital organları ile ilgilenmeye başlar, sakın kızmayın.

30 aylık çocuk karşısında çıplak olarak durmalı mısınız? Eğer ilgisiz davranıyorsa sorun yok; ancak vücuda bakıp çok fazla sorular yöneltiyorsa artık onun karşısında daha kapalı çıkmanız gerektiğini anlamalısınız. Bir çok çocuğun 3 yaş civarında çıplaklık konusunda daha ilgili olduğu tespit edilmiştir. Ancak her çocuk farklıdır ve sizin çocuğunuzun tavırları onun gelişimini belirler, kitaplarda yazan kilometre taşları değil.


Bu yaşlarda yeni yeni gelişen kıskançlık duygusu sadece küçük kardeşe doğru olmayabilir. Büyük bir abla ya da komşunun oyuncağı da yavaş yavaş onun için kıskanılacak unsurları olabilir. Kendine güveni tatmin edildiği,yeterince uyarana maruz kaldığı ve sizden tam şefkat gördükçe, kıskançlık seviyesi düşecektir. Onunla daha çok zaman geçirmelisiniz.

iş itaat etmeye gelince ondan çok fazla bir şey beklemeyin ve onun kuralların arkasında ki nedenleri anladığından emin olun. "Yatağa gidip uyuman lazım çünkü büyümek için vücudunun uykuya ihtiyacı var." gibi. Kurallar konusunda açık net ve ısrarcı olun. Büyük ihtimalle kuralları milyon kere söyleyeceksinizdir.

30 aylık bebekler bu gelişim sürecinde aynı zamanda pek çok şeyi dağıtmak isteyecektir. Bu istediğine göz yummanız gerekmektedir. Bunun yanında kendi başına ellerini yıkamasına izin vermeli banyoyu dağıtması konusunda kesinlikle katı fikirli olmamalısınız. Oyun bittiğinde temizliğin yapılması gerektiğini ve eşyaların toplanmasının gerektiğini de belirtmeniz gerekmektedir.
 


Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...