0 33 Aylık Bebek Gelişimi

Gökalp doğduğu gün itibarıyla uyku problemi olan bir çocuktu. Aslında tüm yaşadıklarımızdan yola çıkarak bugün geçmişi irdelediğimde yaşadıklarımızın hepsinin ayrılık kaygısı nedeniyle olduğunu fark edebiliyorum. Bu girişi neden yaptım; çünkü Gökalp ilk defa 33. ayda okulda yalnız uyudu. Okul pedegogumuz ve psikoloğumuzla yaptığımız görüşmelerde hep uyku sorunundan söz ediyor olmamdan dolayı onlar tarafından bir de bu şekilde deneyelim teklifi olmuş ve Gökalp okulda uyutulmaya karar verilmişti. Aslında Gökalp okula yarım gün gidiyordu. İlgi ve alakalarından son derece memnun olduğum "Düşler Şatosu" bu konuda da beni yalnız bırakmadı. Durumu özendirmek adına okul için birlikte yorgan, nevresim,pijama seçtik. Orada tüm arkadaşlarıyla birlikte uyumanın nasıl keyifli olacağından söz ettik. Nitekim ilk gün okulda 25 dk kadar uyumayı başardı. E peki bir şeyler düzeldi mi? Ben yazıyım siz okuyun.

(Yerli malı haftasının en sulu ama en tatlı limonu)

İlk günden sonra 1 hafta 10 günü bulan denemeler, serbest bırakmalar, ağlamalardan sonra Gökalp artık uyku odasına gitmiyor ve tek başına olsa da sınıfta kalmayı tercih ediyordu. Böylece benden başka uyutma denemesi yapan anneanne, babaanne, teyzeden sonra öğretmenleri de başarısız oluyordu.

İşin kötü tarafı okulda uyutacaklar diye artık okula da gitmek istemiyordu. Aslında sonuç alamayacağımızı görüp okulda uyuması fikrinden vazgeçmiştik ve öğlen servisiyle eve geliyordu. Fakat yine de okulda uyumayacağı konusunda ikna edilemiyordu. En sonunda servisle yorganı ve pijamalarını kendisi eve getirdiğinde tamamen aşamasakta nispeten bu konuda rahatlamasını sağlamıştık.

Cümlenin başında dedim ya "bugünden geçmişi irdelediğimde" bakın neler yazmışım 33 aylık notlarıma. Akşam kendi başına uyuması bu ay 1 saate kadar uzadı. Üstelik bu süreçte sürekli çeşitli bahanelerle yanına çağırıyordu.

Uzun zaman sonra ilk defa bu ay gece sık kalkmalar ve hırçınlaşarak uykuya itirazları başlamıştı.

Mütemadiyen her ay yazdığım gibi bu ayda son derece hırçın inatçı ve ağlaktı. Öyle ki hiç bu kadar olmamıştı hissi uyandıyordu. Kendimi öyle çaresi hissediyordum ki zaman zaman ağladığım oluyordu.

Yine ilk defa 33. ayda seni sevmiyorum demeler ve kollarını bağlayıp küsüp gitmeler başladı.

Ve şimdiye kadar yazdıklarımı bugünün 4,5 yaşındaki Gökalp'in annesi olarak anlıyorum ki okulda uyutulmasına karar vermem onu büsbütün hırçınlaştırmıştı. Evde daha aksi, uyurken daha zorlanan, hatta gece tekrar uyanmaya başlayan bir çocuk olmuştu. Çaresizce bana olan düşkünlüğünü törpülemeye çalışıyorken meğerse ayrılık kaygısını pekiştirmiştim. Fakat denemeden bilemezdim.


Bu ayda okul hayatımızın ilk karnesini aldık. Aman ne büyük gurur anlatamam.

Yine ilk defa 33. ayda artık taş devrinden kalma sürüş tekniğini bırakıp bisikletin pedallarını çevirmeye başlıyordu.

İlk defa bu ay şehir tiyatrolarında "Kedi İle Palyaço" oyununu izledi. Palyaçodan çok korktu. Kendi koltuğu olmasına rağmen oyunu sonuna kadar kucağımda izledi. Oyunu çok beğendi.

Bu ayda ilk defa algılarındaki farkındalığı çevremizdeki arabaları gördüğünde bilmesiyle daha net anlamış olduk. Artık bizim, babaannesinin, dede balığın araba markasını dışarıda gördüğünde tanıyordu.

Ve bu ay yeni bir yıla girmenin coşkusuyla süslenmiş sokaklardan ve avmlerden hatıralar oluşturduk. Her türlü maskotu sevmediği gibi noel babayı da sevmedi benim küçük eleştirmenim.



Yılbaşı gecesini de babanemizde biz bize kutlayarak 2013'ü karşıladık.

Bu aydan bize kalan en komik cümleler ise;

Okul arkadaşlarından Rüzgar'ın kendini ısırışını dramatik bir dille:

-"Anne Rüzgar beni yedi" olarak anlatmasıydı.

Yine her sabah yüz yıkama faslından nefret eden küçük sinirli adamı ikna edebilmek için gözündeki çapakları yıkamazsak, gözün kapanır kandırmacama;

-"Bu gözlerimde ki çıplaklar neden gitmiyor anne"diye yanıt vermesi ayrı bir gülüş sebebiydi.

Bunlarda internetten derlediğim 33 aylık gelişim notları:


33 aylık bebek kendini bir imparator sanıyordur. Her şey onun direktifi altındadır, o her şeyin sahibidir ve ne derse hemen yapılmalıdır!! Tipik bir çocuk gelişim sürecinde bu tür davranışlar görülebilir.

Gelişen fiziksel kapasitesiyle birlikte becerileri daha da gelişir. Merdivenlerden inip çıkabilir. Parmak uçlarına basarak yürüyebilir. El hareketleri daha becerili ve dengelidir. Çocuğunuz her ne kadar basamaklardan kendi inip çıkabilse de yine de temkinli olmakta fayda vardır. Güvenliği açısından onu çok fazla bu şekilde yalnız bırakmamak gerekir.

Ellerini rahatlıkla yıkayıp silebilir. Ayak ve bacak kasları güçlendiği için rahatlıkla hoplayıp zıplayabilir.

Duygularında zaman zaman gelgitler yaşanabilir. Oldukça neşeli olan çocuğunuz istenmeyen bir şey yaptığınızda sinirlenebilir ve hatta öfke krizleri yaşayabilir. Bu dönemlerde bir takım nedenlerden dolayı bazı saldırgan davranışlar da gösterebilir. Bu genelde öğrenilmiş olan davranışlardır. Duygularını bu şekilde ifade ederek bir yere varmaya çalışıyor olabilir. Eğer bu tür davranışları önceden olmayıp yeni başladıysa bunun nedenlerini araştırabilirsiniz. Çocukta saldırganlığa yol açan şeyi onun iyi gözlemleyerek bulmaya çalışabilirsiniz. Gerekirse bu konuda profesyonel bir yardım alabilirsiniz.


Çocukları bu dönemlerde en çok strese sokan şeylerden birisi de anne ve babasından ayrılma korkusudur. Çocuğun sizin onu terk edip gitmeyeceğini bilmesi gerekir. Ona bu güveni aşılamanız gerekir. Çocuktan kısa süreli olarak ayrılsanız bile ona döneceğinizi belirtin. Ona hoşça kal deyin. Ne zaman geleceğinizi söyleyin. Sizin geri döneceğinizden emin olursa sizden daha uzun süre ayrı kalabilecektir.

Zihinsel kapasitesi de geliştiği için size şakalar bile yapabilir. Hatta bu şakalarla sizi kızdırmaktan zevk bile alabilir. Fakat henüz tam olarak iyi ve kötü, doğru ve yanlış kavramları yerleşmemiştir. Her şeyi tam olarak tahlil edemeyecektir. Bu konuda siz ebeveyn olarak yönlendirici bir rol oynamalısınız.

Artık kendi başına bir birey olmuştur. Onun artık kendine özgü bir beğini dünyası vardır. Beğenmediği şeyler vardır. Sevdiği yemekler ve sevmediği yemekler vardır. Sevdiği ve sevmediği kişiler vardır. Bunlardan dolayı onu artık eskisi gibi tam olarak kendi düşünceniz etrafında yönlendirmeniz zor olacaktır. Çünkü itirazlarla karşılaşmanız muhtemeldir.


33 aylık bebek sizi taklit konusunda en yüksek performansı sağlamaya başlamıştır. Ona başkalarına karşı nazik davranmayı öğretebilirsiniz, bunun yanında kibar kelimeler kullanmasını sağlayabilirsiniz. Sizin insanlara karşı nasıl davrandığınız aynı zamanda onun da davranış şeklinin belirlenmesini sağlayacaktır. Ona sevginizi göstermeniz onun da sevgisini başkalarına göstermesini kolaylaştıracaktır.


Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...