0 35 Aylık Bebek Gelişimi

Gökalp okul hayatına 19 aylıkken, önce haftada 3 gün 2 saat oyun grubu ile başladı. Neden bu kadar erken derseniz hem çok hareketli ve kış aylarında evde yalnızlıktan çok sıkılgan bir bebekti hem de ki aslında asıl neden aşırı derecede anne düşkünüydü. Benim dışımda kimselere gitmiyor ve kucağımdan dahi inmek istemiyordu. O nedenle oyun grubu sosyalleşmesine ve anne bağımlılığına iyi gelir diye düşünmüştük. Nispeten faydasını da gördük. Sonraki dönem bu 2 saatlik oyun grubunun yerini haftada 3 yarım gün okulda geçirerek geliştirdi. Fakat okula bir gün gidip bir gün gitmemek, zaten okula hiçbir zaman istekle gitmeyen çocuklarda olduğu gibi Gökalp'te de dengesizliğe neden oldu. Her sabah bugün okula gitmediğim gündü isyanları yaşamaya başlayınca, 3 yarım gün olan okul seyrimizi 5 yarım güne tamamladık. Bu durum beklediğimizden çok daha iyi bir sonuç verdi. Kafa karışıklığı kayboldu okula gitmeme isteği azaldı.

Tuvalet eğitimini tamamlayalı neredeyse 1 sene olmuştu ki Gökalp artık benim nezaretimde oturarak çiş yapmaktan çıkıyor; bir bireyselleşme adımı daha atıp tuvaleti geldiği zaman tek başına gidip ayakta çişini yapabiliyordu. Fakat hala çok sık olmasa da gece çiş kaçırmalarımız ayda 1 ya da bir kaç kez olmak üzere devam ediyor.
Geçen ay sonlandırdığımız öğlen uykusundan sonra 35. ayda daha rahat ettik. Okulun da etkisiyle artık akşam saat 20:00 gibi yatakta oluyor ve 20 -30 dk arasında müziği ile kendi başına uyuyordu. Eskisi kadar çok yanına çağırmada bu dönem için bitti. Bakalım ne kadar sürecek. Sabahları da 07:00-08:00 gibi uyanıyordu. Ama yaz aylarında neredeyse sona eren gece sık kalkmalar ara ara yine peydah olmaya başladı.


Son aylarda canımızı sıkan kötü alışkanlığı oyun sırasında vurma hala devam ediyor. Ortada hiç bir şey yokken anlamsız bir biçimde can yakacak darbeleri, acıtmasından ziyade nedensizliği ve bu tip bir çocuk olmasını istemediğimiz için daha çok moralimizi bozuyor.

Eskiye oranla artık oyuncaklarıyla vs kendini daha çok oyalayabiliyor fakat hala bunaltacak kadar düşkünlüğü bitmiş değil. Bir de son aylarda bir oyuncak arsızlığı ortaya çıktı. Eskiden oyuncakçıya girer orada gözü gönlü doyana kadar oyalanır, bizim seçtiğimiz oyuncağa itiraz etmeden rahatça çıkabilirdik. Fakat artık hem kendisinin seçtiği oyuncağı istiyor hem de oyuncaklarına kıymet vermiyor.(hala da oyuncakları çok kıymetsiz 1 saat içinde ilginin azalması, bozulma, kırılma bizim için olağan oldu artık)


35. aydayız katı gıda başladığından beri blender kullanmadığım halde hala taneli yiyecekleri çiğnemiyoruz. Bezelye, fasulye ve hatta mercimek bu yüzden bizim evde en az pişenler arasında.

35. ayda neredeyse başladığından 1,5 sene sonra artık Gökalp dişlerini fırçaladığımızda ağzını çalkalamayı ve macunu yutmadan tükürmeyi öğrendi.(zaten florürsüz çocuk macunu kullanıyordu)

Bunlarda internetten derlediğim 35 aylık gelişim notları

35 aylık bir çocuk sayı sayabilir mi? Evet ama şimdilik 3’e kadar. Hayır 3 yaşına girdiği için değil, beyin gelişimi şimdilik buna izin verebildiği için. Onun 3 yılı geride bıraktığını anlaması da zordur. Zaman kavramı bu yaş için halen tam olarak bir şeyler ifade etmez. 

Bir çocuğun bu yaşlarda kötü niyetli olarak yalan söylemesi veya hırsızlık yapması imkansızdır. Yalan söyleyerek kendine mutlu olduğu bir dünya yaratmış; hırsızlık yaparak da kendisi için doğal olan, sahiplenme duygusunu tatmin etmiştir. Ayrıca, 3 yaşında bir çocuk markette satılan her şey için para ödediğimizi bilmez. Her ne kadar kötü niyetle yapılmasa da yalan ve hırsızlık cesaretlendirilmemelidir. Onu, karşınıza alıp bir saatlik bir ders vermeniz bir anlam ifade etmeyecektir. Bunun yerine yalancı çoban hikayesini anlatabilirsiniz. Ya da haberi olmadan arkadaşından aldığı oyuncak saati, götürüp birlikte geri verebilirsiniz. Bu şekilde çocuğunuz ‘’yalan ve çalma’’nın kötü ve yapılmaması gereken davranışlar olduğunu anlayacaktır. Cezalandırmak veya ona yalancı, hırsız gibi isimler takmak onu rencide edebilir.


Çocuk büyüdükçe temel bazı ihtiyaçlarda anneye daha az bağımlı olacaktır. Dolayısıyla bu durumda babanın kızı veya oğluyla daha çok tek başına zaman geçirme fırsatı olabilir. Belki birlikte sinemaya veya birşeyler yemeğe gidebilirler. Bu sürede anne için de bağımsız bir zaman adacığı oluşacaktır. Tavsiyemiz evi süpürmek değil, sizinde kendi kız arkadaşlarınızla görüşmeniz olacaktır.

Daha 2 yıl önce yürümeye başlayan ve henüz 4 kelimeli cümleleri kuran küçük insan; sizin bebeğiniz. Bu onun 3. doğum günü partisi olacak. İlkinde izleyici, ikincisinde katılımcıydı, şimdi ise partinin düzenleyicisi. Tabii ki halen sizin yardımınıza ihtiyacı olacaktır. Ona hangi konsepti seçmek istediğini sorun. Belki denizci konseptli, belki de bol balonlu bir parti sipariş edecektir.


Paylaş !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...