2 Hakkımda

Kimdir Bu Dilek Balcı Selçuk (10.02.12)


Blog yazmaya oğlunun doğumundan bir müddet sonra başlayabilmiş, bebeğinden önce uzun yıllar telekomünikasyon sektöründe çalışmış, umduğunu bulamayıp geleceğini göremeyince ayrılmayı tercih etmiş, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü mevzunu fakat şimdilik tam zamanlı anne olarak çalışan, hayatını eşine ve çocuğuna adamış olan sevgi dolu bir adamın eşi, 17.04.2010 doğumlu Gökalp’in annesiyim.
Hayata karşı hep pozitif bir bakış açısına sahip, diğer insanlara karşı hoşgörülü, paylaşmayı seven aynı zamanda son derece detaycı biriyim. İnsan hayatında kaderin varlığının inkar edilemeyeceğini bildiğim gibi tesadüflerinde gayet mümkün olabileceği kanısını taşırım. Mükemmel anne mantığına inanmam ve kişisel olarak değişken olabileceğini düşündüğüm için bunun yerine mutlu anne mutlu bebek fikrinin savunucusuyum.  Allah inancı olan ve evladını bu doğrultuda yetiştirmeyi hedefleyen bir Atatürkçüyüm.
Hayatı boyunca sigara içmemiş, sigaradan nefret eden ve dünyayı bu illetten kurtarmak gerektiğini düşünenler arasındayım. Buna karşılık kendi tercihim olmasa da içki içmeyi de sevememiş, hele bir de,  yemekle nasıl alındığına da anlam verememiş, ama özel günlerde ve gereken ortamlarda bir kadehcik şarap içebilmeyi çok arzu etmiş, fakat denese de başaramamış o kişi yine benim.

Blog yazmaya anneliğin o müthiş temposuna ayak uydurmaya yeni yeni alışmışken Gökalp 4 aylık olduğunda 19.08.2010 tarihinde başladım. Bebeğimle olan hayat seyrimizi o daha benimle iken onun ağzından kaleme aldığım gebelik takip kontrollerini arkadaşlarımla paylaşmamla şekillenmeye başladı bu süreç. Yazıları çok beğenen ve devam etmem gerektiği konusunda beni yüreklendiren arkadaşlarımın desteği ile uygun zamanda blog tutmaya karar verdim.  Amacım bebeğimle yaşadıklarımızı hiç unutmamak hep canlı tutmak ve paha biçilemez bir hatıra oluşturmaktı. Bunu yaparken bizi takip eden annelere yazılarımla destek olmak bilinci sonradan gelişti. Bu blog bir anne adayının ve annenin, bazen kendi isteğiyle olsa da çoğu zaman isteği dışında, hayatında yaşadığı değişiklikleri, kendine ait deneyimleriyle, acemilikleri ile, edindiği bilgilerle yazılmaktadır. Bebeğimle birlikte yol aldığım hayatımı onun için ya da onunla yaptıklarımı onun bize yaşattıklarını önce bir hatıra oluşturmak sonra ihtiyacı olana fikir vermek ve bizi merak edenlere anlatmak için devam ediyorum yazmaya.
Bir kova burcu kadını olarak blogda yaratıcılığımdan örnekler vermekle gurur duyuyorum. Diğer annelere neyi nasıl yaptığımı anlatarak kendilerinin de yapabilecekleri konusunda  onları yüreklendirmeyi önemsiyorum. Bebeğin doğumundan bakımına her aşamasında doğal olanı destekliyor, normal doğum, organik ve kimyasalsız yaşam gibi konularda fikir vermeye çalışıyorum.
Vaktimin büyük kısmını başta bebeğim sonrasında eşim dostum ailem evim ve bloguma ayırdığım için internet camiasında bilhassa diğer blogcular arasında maalesef yokum. Zaten bu blogu da o bilinçle yazmıyorum.

Blaa blaa blaaa işte  genel hatları ile bende hepiniz gibi:
“Bebeğini önce karnında, sonra kucağında, koynunda kollarında son olarak da eli elimde taşıyan, sevgisini Allah ömür verdiği sürece kalbinde yaşatacak, ölüm başa geldiğinde de ruhunda saklayacak olan bir ANNEYİM.”

2 yorum:

  1. yazılarınızın bir kısmını okudum gayet yerinde tespitler hakikaten bir kısmına aynen yaşadım ve size katılıyorum mutlu bebek mutlu anne mükemmel olma savaşını çok bilen gurulara bırakıyorum :) paylaşımlarınız için gönülden teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. blogunuzu yeni keşfettim özellikle oyuncak projenize hayran kaldım artık en sıkı takipcinizim sevgiler :)

    YanıtlaSil